Turkish Forum

ARAP LİGİNDE YENİ TAKIM

Arap Ligi by ATA ATUN

Ortadogu’da bulunan ve inançları İslamiyet olan devletlerin/devletçiklerin özelliklerine baktığımızda hiç birinin özgürlükçü ve demokratik olmadığını görürüz. Son yıllarda buna Türkiye’de dahil olmuştur. Bu devlet/devletçikler ortak bir noktada birleşir. Çoğunluğu ABD veya İngiltere’nin geri kalan bir ikisi Rusya, Fransa gibi ülkelerin güdümündedir.  Suudi Arabistan ise tam anlamıyla Amerikancıdır. Güya dünyaya özgürlük ve demokrasi sunan ABD’nin İsrail’den sonraki uydusu. Vahabiliğin ve radikal İslamın, terörün yayıcısı,  şer odaklarının finansörüdür. ABD’nin sürekli desteğini alan, diğer yandan özgürlük ve demokrasiden nasibini alamamış, Müslümanlık adına çok kötü simgesel örnek olarak tanınır. En son terör örgütü İşid’in destekleyicisi ve hamisi idi. ABD’nin İşid  ile mücadele ediyormuş görüntüsüne bakmayın. ABD arkada Sudiler önde görünmez aktif güç olarak marş marş. İlginçtir Müslüman Müslüman’ı öldürmüştür. Ondan sonra kalk İslamiyet’in liderliğine oyna! Zaten bu gibi nedenlerle Arap ülkeleri arasında birlik beraberlik gelişmemiş, zorlamalarla oluşturulmaya çalışılsa da başarılı olamamıştır. Pekte olacağı gözükmüyor. Bakalım Kudüs sorununda Trump’a geri adım attırabilecekler mi? Şeytanın bacağını kırabilecekler mi?

Bu ülkeler ve Türkiye ‘’Büyük Ortadoğu Projesi’’ ve arkasından gelen ‘’Arap Baharı’’ rüzgarı ile gündeme geldiler. Aslında proje bahar rüzgarı değil zemheri (şiddetli kış) , kaos, kargaşa rüzgarı olarak çok can aldı. Fakir olan halkları daha da fakirleştirdi. Bir zamanlar Türkiye’nin eş başkanı olduğu Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Bu etki halen devam ediyor. Sonuçta pek iyi görünmüyor. Bu ülkeleri sultanlar, krallar, şeyhler, başkanlar yönetiyor. Hepsi de dinci, otoriter-despot, kendileri dışında halk fakir ve her türlü özgürlükten yoksun. Arap Baharı 2010 da ilk defa Tunus’ta başladı, Tunus’u Mısır, Libya, Yemen, Suriye takip etti. Bahar Türkiye’de ise farklı bir şekilde yaşanıyor. Türk ordusu ile başlayan yok etme harekatı tüm kurumlara yayıldı. Devlet kadroları ve ticari kuruluşlar dinci kadroların eline geçti. Parlamento sadece çıkarılan kararnamelere onay veren makam oldu. Eğitim, tarım, adalet, ekonomi, güvenlik ne varsa çökmüş durumda. Dış politikası ise gelgitler ile sürdürülüyor ve dünyada mizah konusu oluyor. Prestij maalesef irtifa kaydediyor. ABD ve Kuzey Kore liderlerinin gaflarının farklı benzerleri Türkiye’de yaşanıyor.

Türkiye neden Arap ligine düştü? Hani Avrupa Birliğine girecekti, Dünyanın ilk on ekonomisi içinde yer alacaktı? Hepsi mazide kaldı. Yolsuzlukların yapıldığı, teröre destek veren ülke olduğu iddia ediliyor. Hak ve hukuk kavramları sadece kitap sayfalarında yer alıyor. Şimdi Arap liginde oyun nasıl oynanıyor ve Türkiye ile benzerlikler var mı? Liderler milletin ve dinin koruyucusudur. Karar vermede fetva esastır ve fetva kurulunun başkanı liderdir. Dinle ilgili her şeyden sorumludur. Devletin başı olan liderin ve ailesinin mutlak dokunulmazlığı, imtiyazları vardır. Kabineyi, yargı üyelerini, askeri, bürokratı atar veya azleder. Lider kendince uygun gördüğü her yerde her ortamda konuşur ve konuşmaları tartışılamaz. Silahlı kuvvetlerin baş komutanıdır, elçi atar, elçi azleder tasarruflarından dolayı hesap vermez, kimsede hesap soramaz. Örtülü ödeneği dilediği gibi sınırsızca kullanır. Liyakata bakmaksızın üniversitelere rektör atar, azleder. Gerek duyduğunda OHAL ilan eder, özel yetkili mahkemeler kurar.

Yazının başlığına dönelim. İyi kötü işleyen seküler bir demokrasimiz vardı. Ortadoğu ülkeleri için hatta İslam alemi için rol modeldi. Komşuları ve diğer ülkelerle dostluk, barış içinde yaşayan bir ülke idi. Maalesef bugün bunları söyleyemiyoruz. Sayın başkan, hükümet, hatta iktidar partisi ve üyeleri eleştirilemiyor. Medya tamamen iktidarın kontrolünde olduğu için gerçekler yazılmıyor, konuşulmuyor. Her gün algı yanıltma yöntemleriyle gerçekler gizleniyor, halka her şeyin güllük gülistanlık olduğu empoze ediliyor. Çok kısa bir soru madem ki her şey güllük gülistanlık da yüzde onları aşan enflasyon, vergi zamları, işsizlik, dövizin sürekli artması, arka arkaya gelen zamlar neyin nesi? Ya uluslar arası ilişkiler?