Turkish Forum

ZARRAB TÜRK EKONOMİSİNE NASIL ZARAR VERDİ ?

Zarrab davası Amerika’da sürerken Türk halkının aklında şöyle bir soru var ;
“Adam d
eldiyse ABD’nin İran’a yaptırımını deldi,
Türkiye’nin bundan zararı ne?
hatta komisyon bile almışlar”
Ne zararımız var burada?  Diyenler çok…

Adam Türkiye’de 8,5 milyar dolar rüşvet dağıtmış. Yani Türkiye’ye para getirmiş, ne demeye bu adam ABD tarafından yargılanıyor?
Bize ne ABD’nın ambargosundan?

İşte zurnanın “zırt” dediği yer tam burası. Türkiye Zarrab’ın bu usulsüz işlemlerinden dolayı milyarlarca dolar para kaybetti. Olayın maddi boyutuna bakınca Zarrab’ın sahtekarlığı Türkiye’ye onlarca milyar dolara mal oldu. Adama bir de ödüller verdik, tarihimizde ilk defa ABD’ye “NOTA’” çektik ..
Bu da nereden çıktı diyeceksiniz….

Zarrab’ın üçkağıt çarkını ve Türkiye’ye verdiği zararını tane tane anlayalım…;

Nedir bu ABD’nin ve BM’nin İran Ambargosu ?

İran’dan petrol ve doğalgaz alan başka ülkeler ne yaptı? 

İran’dan petrol ve doğalgaz alan diğer ülkeler bu denileni yaptı. Mesela Yunanistan İran’dan aldığı petrol bedeli 11 Milyar Dolar’ı İran’a dolar olarak ödemedi, 11 milyarlık mal yolladı.

İran ile petrol ticareti yapan ülkeler, İran’ın o bankalarda biriken parasından, kendi ülkelerinin ürünlerini, imalatlarını ve bilumum temel ihtiyaç maddelerini İran’a sattılar. Üstelik pazarlık etmeden ve yüksek kârlarla.
Ekonomilerini canlandırdılar, nükleer/kimyasal silah yerine İran halkının ihtiyacı olan temel maddeler İran’a gitti. İran Halkı bu malların markalarını tanıdı, pazar oluştu, ambargo kalkınca da devam edecek ticaret oluştu.

Peki Türkiye Ne Yaptı ?

Zarrab ve onun rüşvet verdiği Türk işbirlikçileri sayesinde Türkiye  İran’a Türk mallarını satıp ihracat yapmak yerine dolambaçlı yollardan milyarlarca dolar (kısmi altın olarak) yolladı. Oysa Türkiye bu ambargodan en çok faydalanan ülke olabilirdi. Zira İran’a komşuydu, taze sebze-meyveler, temel ihtiyaç malzemeleri ve ilaçları Türkiye çok hızlı bir şekilde İran’a ihraç edip, İran’la gerçek bir ihracat köprüsü kurabilirdi.
Ama Türkiye üç-beş rüşvetçi hırsızın hırsı uğruna, bir kol saati, bir ayakkabı kutusu dolar uğruna bunu yapamadı.

Türkiye, kendi ülkesinde, kendi üreticisinin ürettiği gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaç malzemeleri İran’a satıp, takas yapma yerine İran’a dışarıdan ithal ettiği altını sattı. 2014 senesinde 14 milyar dolarlık altın ithal/ihraç ettik. Bunun %46’sını Zarrab yaptı, bir de adama en büyük altın ihracatçısı diye ödül verdik. Altın ithalatı ve ihracatında hiçbir kârımız da olmadı, zira altında KDV % 0.

Eğer petrol karşılığı İran’a Türkiye’de ürettiğimiz malları ihraç edebilseydik, mesela gıdada yüzde 50 kâr edebilecek ve üstüne bir de yüzde 18 vergi alınacak gıda, ilaç gibi malları satabilecek, istihdamı arttıracak, bir nebze olsun işsizliğe merhem olacaktık.

Bu işte kazanan kim?
1.)
İran, silahlanmak için, bölgedeki nüfusunu arttırmak ve terör örgütlerini desteklemek için eline milyarlarca dolar para geçti. İran Suriye/Irak politikasını bu dolarlar ile destekledi ve sonuçta Irak ve Suriye’de belirleyici güç oldu.
2.) ABD, dünyaya gücünü ispatlıyor, nerede olursan ol, yakalarım cezalandırırım, bu dünyanın jandarması benim diyor.
4.) Yine ABD Zarrab’ın tüm saklı gizli milyarlarca dolarına el koydu. Türkiye’ye ve İran’a karşı (Bilhassa siyasilere) kullanabileceği çok önemli kozlar elde etti. ABD Mahkemesinin keseceği milyarlarca dolarlık gelir elde edecek.
5.) Türkiye üzerinden aktarılan bu milyarca dolar karşılığında teknolojisi gelişmiş  ülkeler AB, Rusya, Kore, Japonya hatta ABD İran’a gizli kapaklı mal sattılar.   

Kaybeden Kim ?
TÜRKİYE

1.) Bu sahtekarlığa devlet olanakları ile aracı olan Türkiye ABD’de sanık sandalyesinde. ABD bu dava sonucunda Türk Bankalarına korkunç bir ceza kesecek ve biz Türk halkı bu cezayı ödeyeceğiz.
2.) Türkiye İran’a sağladığı bu olanak ile Suriye ve Irak’ta İran’a karşı kaybetti, kuruluş aşamasındaki YPG/PKK devletini başına bela etti.
3.) Türkiye artık uluslar arası arenada “Güvenilmez, sahtekarları koruyan ve Rüşvetçi” bir devlet olarak damgalanacak, yabancı yatırımcıları kaçırtan bir sebep.
4.) Bu dava çerçevesinde TL, dolar ve Euro karşısında devalüasyona uğrayarak inanılmaz değer kaybetti, dış borçlarımız katlandı.
5.) Türkiye uluslar arası piyasa kredibilite güvencesini kaybetti. 215 Milyar dolar kamu dış borçlanması, 400 Milyar dolara yakın dış banka ve özel sektör borçlanması faiz maliyeti kat kat artacak, dış borç faizleri Türkiye ekonomisine ağır darbe vuracak.

Bu nedenle Zarrab çarkının Türkiye’ye verdiği zarar ölçülemez.

ABD’nın Zerrab’ı “Türk vatandaşı” olarak yargılaması kanıma dokunuyor, ve kesinlıkle bu yargılamaya bazı vatan hainleri gibi sevinemiyorum.

Ömrüm Türkiye mal üretip AB ülkelerine ihrac etmekle,Türkiye’ye döviz kazandırmakla geçti..

Böyle milyarlarca dolarlık bir fırsattan yararlanmak yerine, 3-5 rüşvetci yüzünden, “KENDİMİ”, ABD’ de boktan bir mahkemede yargılanan bir ülkenin vatandaşı olarak hissetmeyi hiç istemezdim….

Dr. Ahmet Güler
30.11.2017