“Hukuksuz yasalar” ülkesi …

Sonrasında yeni yasaya göre, asgari ücretin 5000 katı nakit para yatırılması gerekiyor. Bu da aşağı yukarı 10 milyon TL’ye tekabül ediyor. 100 bin Doları Şirketler Mukayyitliği (şirketi kurmak için), 10 milyon TL’nin yatırılmasını da Eğitim Bakanlığı talep ediyor.(Ön izin değerlendirmesine sokmak için.) - f397702373c12b98d247
Yurdagül ATUN

27 Mart 2017 tarihinde Meclis’te onaylanan bir yasa var.
Cumhurbaşkanının bir kez geri gönderdiği bir yasa. Cumhurbaşkanının YÖDAK’ın yetkilerinin zayıflatılması gibi bir zafiyet gördüğü için reddettiğini okumuştum. Umarım reddetme gerekçesi yasadaki anomaliyi anlamasındandır. Zira yasayı bugüne kadar tek anlayan çıkmamış.

Sıkı durun anlatıyorum. Eminim bugüne kadar böyle garabet yasa görmediniz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle “bir adım sonrası hesaplanmayan bir yasa” yapılmadı.
Adı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim Değişiklik Yasası.” Amacı özetle, KKTC yükseköğretimine kalite getirmek, üniversiteleri ticari kurum olmaktan çıkarmak, her önüne gelenin üniversite açmasının önünü tıkamak.
Eskiden bakanın iki dudağı arasında olan izin yetkisi yeni yasayla Meclis’e verilmiş. Buraya kadar herşey normal ve anlaşılır. Anormallik, üniversite kurmanın zorlaştırılması adına ortaya koyan süreçle başlıyor.

Şimdi, yasa yapıcıların dahi bilmediği bu anormalliği özetleyerek anlatalım;
Siz üniversite kurmak için başvurduğunuzda, önce KKTC’de bir şirket kurmanız isteniyor. Yerli hisse yüzde 51’in altındaysa 100 bin doları yatırmadan prosedür başlamıyor. (Bu sadece şirket kurmak için.)

Sonrasında yeni yasaya göre, asgari ücretin 5000 katı nakit para yatırılması gerekiyor. Bu da aşağı yukarı 10 milyon TL’ye tekabül ediyor. 100 bin Doları Şirketler Mukayyitliği (şirketi kurmak için), 10 milyon TL’nin yatırılmasını da Eğitim Bakanlığı talep ediyor.(Ön izin değerlendirmesine sokmak için.)

Bu arada üniversitenin kurulacağı arazinin kiralanması veya satın alması gerekiyor. Kira kontratı en az 10 yıllık olacak. Ve bu 10 yıllık kira kontratını maliyede tasdik ettirmeniz ve kira kontratı vergisini de peşin ödemeniz lazım. Bu da birkaç yüz bin TL tutuyor, kira bedeline orantılı olarak. Aldığınız veya kiraladığınız arsanın en az 30 dönüm –ve fazlası- olması da bir başka şart.

Kiralamak çok da ucuza mal olmadığı için milyon sterlinler vererek toprağı almak daha akılcı geliyor, 4-5 milyon sterlin veriyor, alıyorsunuz. Tapu harcı yüzde 6 olduğu için KDV’si ve diğer ilave vergilerle birlikte 4 yüz bin Sterlini aşan bir de tapu harcı ödüyorsunuz.

Sonrasında mimari ön projelerin çizimleri isteniyor sizden. Bunun maliyeti yaklaşık 500-600 bin TL tutarında. Artı, iki fakülte ve 6 bölüm açmanız şartı konulduğu için bir profesör, bir doçent ve bir de yardımcı doçenti istihdam edip, bu isimleri beyan etmeniz gerekiyor. Bu isimler YÖK kuralına göre başka bir yerde çalışamayacağı için, ortada ne izin ne üniversite varken, maaşlarını ödüyorsunuz.

En az beş yıllık stratejik plan hazırlıyorsunuz. Bu planda öğrenci sayınız, bu sayının öngörülen artışı, binaların nasıl, hangi sistemde yapılacağı gibi detaylı çalışmalar yer alıyor. Bunların hazırlanması 7 kişilik ekiple en az 10 gün.
Tüm bu çalışmaları yaptıktan sonra Değerlendirme Kuruluna girmeye hak kazanıyorsunuz. Bu kurulda Eğitim Bakanlığı’nın, YÖDAK’ın, Devlet Planlama Teşkilatının, İçişleri Bakanlığı’nın ve Maliye Bakanlığı’nın birer üyesi var. Bu üyeler sizin kendilerine verdiğiniz binlerce sayfalık projeyi, mali durumunuzu, stratejik planınızı inceliyor, ona göre olumlu ya da olumsuz görüş beyan ediyor.

Siz, özkaynaklarınızla yapacağınız ve dünyanın herhangi bir yerinde kapıların sonuna kadar açılacağı bu yatırımın değerlendirme kurulundan zahmetsizce geçeceğini düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Değerlendirme Kurulu her nedense (!) öyle hemen toplanamıyor. Allah’ın işi, üyeler belirlenen tarihte teker teker hasta oluyor. Dört-beş derken hastalık kotası tamamlanıyor, bahaneler tükeniyor ve Değerlendirme Kurulu toplanıyor. Olumsuz görüş belirtecekler ama bulmak zor. Topu Meclis’e atacaklarından, olumlu görüş beyan ediyorlar. Bitmiyor. Önce Bakanlar Kurulu’na, sonra Meclis’e gidiyor, Meclis komiteye havale ediyor, bu sefer de komite toplanamıyor ne hikmetse!
Hikaye uzun, Türk filmlerine konu olacak entrikalar dönüyor ama işin acayipliği yasada. Yasa size “toprağı al, planını çiz, öğretim görevlilerini istihdam et, bana sun” diyor ama bunları yaptıktan sonra izin çıkmadığı takdirde, alınan bu toprağın, yapılan milyonlarca TL harcamanın, kaybedilen zamanın kim tarafından tazmin edileceğini söylemiyor. Ayrıca üniversite kurma başvurularının Meclise havale edilmesi, yani siyasileştirilmesi, bir başka garabet. UBP/DP tarafından gelen yasanın CTP/TDP’ce, CTP/TDP tarafından gelen yasanın UBP ve DP’ce kabul edilmesi zor. Zira partiler, neyin geldiğine değil, kim tarafından geldiğine bakıyor.

Gülsek mi, ağlasak mı bilemiyoruz. Düşünün siz kendi özkaynaklarınızla –KKTC’deki üniversitelerin yüzde 90’ı devletin tahsis ettiği arsalar üzerine kuruludur- 100 milyonları aşacak bir yatırım yapmak için başvuru yapacaksınız, yeni yasanın öngördüğü gibi tek ekonomik faaliyetiniz üniversite sektörü olacak, yasalar öyle emrediyor diye 5 milyon sterlin toprağa vereceksiniz, birileri kollarını uzatarak sizin işinizi çeşitli yollardan engelleyecek ve siz de bu zararınızın üzerine soğuk su içeceksiniz! Kimse kusura bakmasın ama bu devlet bir adım ötesini düşünmeden yaptığı, “kimse KKTC’de yatırım yapmaya heveslenmesin” temalı bu yasayla gelen mağduriyeti tazmin edecek, hukuk devletiyse etmek zorunda. Meclis’teki hukukçulara da bu konuda büyük görev düşüyor.
***
Bir başka garabet de kapıda. Bir milletvekili, KKTC’de faaliyet gösteren bazı üniversitelerin de telkiniyle, yeni bir yasa önerisi sundu Meclis’e. Buna göre 10 yıl boyunca KKTC’de üniversite açılamayacak, üniversiteler devredilemeyecek. Sözde kalitenin yükselmesi adına bu karar alınacak. Tamam da kalitenin yükselmesi için YÖDAK gibi bir kurumu neden daha işlevsel hale getirmiyorsun? Neden denetimleri artırmıyorsun? Neden denetim için kadro oluşturup, istihdamlar yapmıyorsun? Mevcutların kaliteleri neden ölçülmüyor? Bu yasayı ben Trump’un Meksika sınırına öreceğini söylediği duvara ve “kaçakçılık olmasın” diye sınırların kapatılmasına benzetmekteyim. Kapatmak veya izin vermemek işin kolayı zira bizde denetleme gibi bir kültür olmadı, olmayacak.
***

Bir de kalkınmada öncelikli bölge konusuna değinelim. Kalkınmaya öncelikli bölgelere yatırımcı çekmek için tüm dünyada cazip fırsatlar sunulur. Kimi yerde arazi, kimi yerde düşük faizli kredi, kimi yerde ise vergi indirimi gibi. Sizin tayininiz çıktığında gitmemek için kırk takla attığınız bir yere milyonlar dökecek yatırımcı için bunlar cazibe unsurları olabilir. (İşadamları- şayet kara para değilse- parasını sokağa atmayacağı gibi, yatırımın getirisini hesaplamak zorundadır.) Tabi bu fırsatlarda da yatırımın bir ölçüsü vardır. Yazık ki bizim ülkemizde yatırımcıya sunulacak bu imkanlar “peşkeş” olarak nitelendirilmekte. Onlara tavsiyem Güney Kıbrıs’ta, Yunanistan’da, Amerika’da, Türkiye’de, Almanya’da ve Balkan ülkelerinde yatırımcılara, yatırım miktarları doğrultusunda sunulan fırsatları bir okumaları.
Girne Lefkoşa gibi ilçelerde üniversite kurulmaması konusu tartışılıyor. Sebep; yollar kaldırmıyor, altyapı yetersiz! Yine yukardaki konuya geliyoruz. Altyapı kaldırmıyor diye izin verme olsun bitsin. Be kardeşim Singapur’un yüzölçümü Kıbrıs adasının üçte biri kadar, nüfusu 2014 yılı verilerine göre 5.469.724. Niye biz artan nüfus ve ekonomik gereklilik doğrultusunda büyüme planları yapmıyoruz da, “bizim altyapımız yetersiz” deyip yasaklama yoluna gidiyoruz? KKTC neden bir Singapur olmasın? Niye gelişimize katkı sağlayacak, ekonomik ambargolarımızı delecek projeler üretip, bunları hayata geçiremiyoruz? Yok olan ilelebet yok mu kalmalı? Altyapı yetersizse, yeterli hale getirilemez mi? Bununla ilgili hangi projeleri koyduk ortaya?

Özetle; “Tencerede pişirip kapağında yiyelim. Azıcık aşım, kaygısız başım” merkezli yaşam şeklinin dünyalı olmakla örtüşmediğini anlamamız, seçilememe korkusuyla sivil erke boyun eğmememiz, kısaca kabuklarımızı kırmamız gerek. İngiltere’ye, Güney’e gitmekle, arada cruise turuna katılmakla olmuyor bu işler…

YURDAGÜL ATUN

Sonrasında yeni yasaya göre, asgari ücretin 5000 katı nakit para yatırılması gerekiyor. Bu da aşağı yukarı 10 milyon TL’ye tekabül ediyor. 100 bin Doları Şirketler Mukayyitliği (şirketi kurmak için), 10 milyon TL’nin yatırılmasını da Eğitim Bakanlığı talep ediyor.(Ön izin değerlendirmesine sokmak için.) - trump usa abd amerika

KONU HAKKINDA DAHA FAZLA:

GİRİŞ TARİHİ:

GÜNCELLEME:

Bu gibi içeriklerin devam etmesini istiyor, Akademik yayınları veya vatandaş gazeteciliği destekliyorsanız, maddi katkıda bulunabilirsiniz.

İçerik desteği, sponsorluk veya işbirliği teklifleri için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Adalet; Hakka-Gerçeğe Hizmet? KUR’AN! Yüceler Yücesi Yaratıcı Güç, müthiş-muhteşem bir akışla çevirdiği bu dünyada, sistemini hak-adalet ilkeleri üzerine kurmuş. Zaten…

  2. Sadece (Bakara,136)ayeti ekleyerek ve içeriği olduğu gibi aynı bırakarak; (Peygamber(ler)in ALLAH’a Ortaklığı-Hadisler-KUR’AN) yazısı, yeni başlıkla kabul görür mü? Tüm ilgi-alâka,…

  3. Dünya Hayatı; Çoğaltma Yarışı? Ölüm?-KUR’AN?! (Mülk,2)”O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini-en güzel eseri kimin yapacağını belirlemek-sınamak…

  • 2070 yılına kadar seyahatlerde neler değişecek?..

    2070 yılına kadar seyahatlerde neler değişecek?..

    Şu bir gerçek: İnsanların her geçen yıl seyahat ve tatil tercihleri değişiyor. Bu gerçekler ışığı altında sektör yenileme çalışmalarına hız vermeli. İngiltere merkezli hava yolu ve […]


  • MİLLİYETÇİLİK ve ULUSALCILIK (3)

    MİLLİYETÇİLİK ve ULUSALCILIK (3)

                Ulusalcılık kavramının oluşumundaki ‘tarihsel kalıt’a  eski dilde ‘Ecdadın ruhu’ da denilebilir, ki geçen yazıda buna kısaca değinmiştik. İşte Fransızların ‘kadim ruh’ (l’âme antique) dedikleri […]


  • YSK, RTE’NİN NOTERİ OLMUŞTUR

    YSK, RTE’NİN NOTERİ OLMUŞTUR

    RTE’NİN ANAYASAL OLMAYAN ADAYLIĞINI ONAYLAYAN BU YSK, ALDIĞI KARARLA RTE’NİN NOTERİ OLMUŞTUR YSK’nın son aldığı kararı, RTE’nin CB seçimine aday olarak katılmasını oy birliğiyle almış […]


  • Dünya Hayatı; Çoğaltma Yarışı? Ölüm?

    Dünya Hayatı; Çoğaltma Yarışı? Ölüm?

    Dünya Hayatı; Çoğaltma Yarışı?Ölüm?-KUR’AN?! (Mülk,2)”O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini-en güzel eseri kimin yapacağını belirlemek-sınamak için ölümü ve hayatı yarattı.” Yaşamın […]


  • Topraklarımızı yabancılara satmayın

    Topraklarımızı yabancılara satmayın

    BAŞKAN KELEŞ: TOPRAKLARIMIZI YABANCILARA SATMAYIN Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, Türkiye’de en çok  yabancılara arsa satılan iller arasında Sakarya’nın da olduğuna […]


  • EKONOMİMİZ GERÇEKTEN DE UÇUYOR MU?

    EKONOMİMİZ GERÇEKTEN DE UÇUYOR MU?

    Sn. Erdoğan ve Maliye Bakanı Nebati, Türk ekonomisinin uçtuğunu, uygulanan sisteme Batılıların bile hayran kaldığını üstüne basa basa söylemekteler. Sn. Erdoğan, “Benim alanın ekonomi, bunların […]


  • Deprem bölgesinde sigortalı hasar 100 milyar…

    Deprem bölgesinde sigortalı hasar 100 milyar…

    Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yaşattığı acının büyüklüğüne dikkat çekti. Bu tür afetler sonrası rakamlarla […]


  • KARA NİYETLİ PAPAZ

    KARA NİYETLİ PAPAZ

    KARA NİYETLİ PAPAZ HÜSEYİN MÜMTAZ                 Rusya-Ukrayna savaşı ile Lozan’ın, 100 yıl sonra aynı karede yer alabileceğini hiç düşünebilir miydiniz?                 Heybeli’deki kara cübbeli, kara […]


  • Antakya Medeniyetler Korosu

    Antakya Medeniyetler Korosu

    Antakya Medeniyetler Korusu Depremin Yaralarını Sarmak İçin İlk Konserini Duygu Yüklü Mesajlarla Adana’da Başlattı 6 Şubat 2023 sabahı depreminde on binlerce kardeşimiz, annemiz, babamız ve […]


  • Bir Günah Gibi

    Bir Günah Gibi

    Kimin yazdığını bilmiyorum, ancak çok duygusal bir kişinin yazdığına emin olduğum bir şarkı sözü vardır. Aslında şarkı bir Rus halk şarkısından gelmekte, ‘Oçi Çorniye’. Şarkının […]


  • Altın Manyaklığı Kitabı

    Altın Manyaklığı Kitabı

    Bülent ESİNOĞLU Nasıl yapayım, nereden başlayayım bilemedim. Lakin olayların başlangıç yeri Altın Manyaklığı kitabı olsa gerek. Amerika’da, durup dururken, Altın Manyaklığı kitabı çıkmaz diye düşünüyordum. […]


  • Suudiler, İran ile barıştı…

    Suudiler, İran ile barıştı…

    Suudi Arabistan ile İran’ın 7 yıllık kesintinin ardından Çin’in arabuluculuğuyla diplomatik ilişkileri başlatma kararı, İsrail dışında tüm bölge ülkeleri tarafından memnuniyet verici bir gelişme olarak […]


  • “Rumlarla eşit şartlarda müzakere ederiz…”

    “Rumlarla eşit şartlarda müzakere ederiz…”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs yönetimi ile resmi müzakere masasına oturmak için çerçevenin belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, egemen eşitlik ve eşit […]


  • MİLLİYETÇİLİK ve ULUSALCILIK (2)

    MİLLİYETÇİLİK ve ULUSALCILIK (2)

                Fransız Devrimi sırasında ve hatta Rönesans döneminde, Avrupa’da bir Eski Yunan kültünden sözedilmekte idi.             Örneğin Rönesans’ın sözcük anlamı ‘yeniden doğuş’ olup, bu yeniden doğuş Eski Yunan’ın yeniden […]



Posted

in

by