Ana sayfa Yazarlar Ali Eralp

Korkmuyoruz, Sinmiyoruz…

Tehditler, baskılar, baskınlar devam ediyor…

Çevreye, insanlarımıza korku vermeye çalışıyorlar…

“Başkanlık Sistemine” “HAYIR” diyenleri “Teröristlikle” suçluyorlar… İşlerine son verip çaresiz bırakmak istiyorlar…

Zorbalıkla, şiddetle ülkeyi “Tek Adam”a teslim etmeye uğraşıyorlar… Cumhuriyeti, parlamenter sistemi, demokrasiyi yıkmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar…

Masalarımıza, “HAYIR” stantlarımıza, toplantılarımıza saldırıyorlar… Bir taraftan her yere kendi pankartlarını asarken, bir taraftan da hiçbir gerekçe göstermeden, keyfi bir biçimde, pankartlarımızı indiriyorlar…

“Ben yaptım oldu, en güçlü, en büyük benim, kimse beni engelleyemez” demek istiyorlar…

Bir zamanlar Hitler de Mussolini de aynı dili kullanıyordu…

Sonra ne oldu?

Birisi karısı ile birlikte bir sıçan deliğinde intihar etti, ötekisi ayağından, baş aşağı meydana asıldı… Gelen tükürdü, giden tükürdü…

Şimdiye dek bu ülke böyle bir seçim sistemi yaşamadı…

Açık açık, gözümüzün içine baka baka suç işliyorlar… Bu yoksul milletin paralarını çarçur ediyorlar… Ellerindeki her çeşit devlet imkânını tepe tepe kullanıyorlar…

Gün ortasında yardım paketleri, “Evet” makarnaları dağıtıyorlar…

Hem de Göstere göstere, seçim eşitliğini, seçim adaletini çiğniyorlar… “Güç bende, kudret bende…” diyorlar. YSK, hâkimler, savcılar ise bu haksızlıkları, hukuksuzlukları sadece seyretmekle yetiniyorlar…

Ne bir ses, ne bir nefes…

Tümü de “Dut yemiş bülbüllere dönmüş…”

Makam, mevkii hırsı, evlad ü ıyal (çoluk çocuk, eş) korkusu gözlerini bürümüş…

Sosyal medyaya, sitelerimize, gruplarımıza giriyorlar… Ana avrat dümdüz gidiyorlar… Küfürler savuruyorlar…

 “Referandumdan sonra göreceksiniz, sizlere neler yapacağız, asacağız, keseceğiz…” diye cep telefonlarımıza mesajlar gönderiyorlar…

Bu ülkede İçişleri Bakanı olmuş, devletin ve meclisin çeşitli kademelerinde görev almış bir politikacıyı, Meral Akşener’i bile korkutmaya, yolundan çevirmeye çalışıyorlar…

Şunları söylüyor Akşener:

“Bir referandum kararı alındı, o karar nedeniyle tercihlerimizi bildiriyoruz. Hâkimler mesaj atıyor, ‘Sonra görüşürüz haa’, görüşsek ne olacak? Elinden geleni ardına koyma. Savcılar mesaj atıyor ‘küsmece yok’. Hâkim ve savcının, camide imamın, politika yaptığı, tercihleri için insanları tercih ettiği benim vergimle maaş alan imam efendim, benim gibiler için ‘kâfir’ diyor…”

Evet, biz de Meral Akşener gibi sesleniyoruz:

“Elinden geleni ardına koyma…”

Bizim kaybedecek hiçbir şeyimiz yok… Ne gemiciklerimiz var, ne İsviçre bankalarında paralarımız…

Zincirlerimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimiz yok…

Bir tek canımız var…

O da vatan yoluna feda olsun…

Sizden korkan sizin gibi olsun…

Şu anda ülkemiz, insanlarımız bir İkinci Kurtuluş Savaşı veriyor…

Sağcısı solcusu, ülkücüsü devrimcisi, esnafı, köylüsü, memuru, işçisi hep birlikte, devletin uçaklarını, helikopterlerini, otobüslerini, medyasını, televizyonlarını babasının malı gibi kullanan cumhuriyet, Atatürk, demokrasi, rejim düşmanlarına karşı direniyor…

Mustafa Kemal Atatürk olmuş, Kubilay, Deniz Gezmiş, Kara Fatma, Sütçü İmam, Antep Aslanı Karayılan olmuş; şarkılarla, türkülerle, şiirlerle, marşlarla vatanını, bayrağını, ulusunu, Cumhuriyetini, demokrasisini savunuyor…

İzmir’in dağlarında çiçekler açar  /  altın güneş orda sırmalar saçar  /  bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar  / yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa  /  adın yazılacak mücevher taşa

Kimseden korkumuz yok…

Kimseden çekindiğimiz yok…

Çünkü biz ne mevki, ne makam, ne para pul ne şan şöhret, ne mal mülk peşindeyiz… Vatanımızı, Meclisimizi, bayrağımızı, ulusumuzu, demokrasimizi, özgürlüğümüzü savunuyor ve onu tek adama vermek istemiyoruz…

Bizim İstiklal Marşımızın en başında “KORKMA” yazar…

Biz de kimseden korkmuyoruz, çekinmiyoruz…

Önünde sonunda zafer 21. Yüzyıl “Kuvayı Milliyeciler”inin olacaktır…

(alieralp37@gmail.com)

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here