Ana sayfa Yazarlar Ali Eralp

Referandum, AKP’nin Sonu, Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Olabilir…

AKP zorda…

AKP bataklığa düştü… Kurtulmak için çırpınıyor… Ama kurtuluş imkânsız gibi…

Dolar gelmiyor artık. Ilımlı İslam iktidarını kuran Amerika, AKP iktidarının yaşaması için, onun ilk yıllarında ona her çeşit desteği veriyordu…

Sular, seller gibi dolar akıtıyordu…

AKP bu yardımlarla da yetinmiyor, elini daha da güçlendirmek için, bir taraftan da baba mirası yiyen hayırsız evlatlar gibi, atadan, babadan kalan malları “Babalar gibi satıp”, geçimini sağlıyordu.

Kamu mallarının altından girip üstünden çıkmıştı…

Sanayiye, tarıma yatırım yapmıyordu… Üretim durmuştu. Her çeşit ihtiyacımızı dışarıdan alıyorduk…

Rant ekonomisiyle, yol, inşaat yapmakla, TOKİ’lerle bu işin sürgit yürüyeceğini sandı.

Ama yanıldığını yeni yeni anlamaya başladı, çözüm arıyor. Ne var ki şarkıda söylendiği gibi, “Dönülmez akşamın ufkundadır şimdi o, vakit çok geç…”

Çünkü deniz bitti. Samanı bile ithal etmek zorundayız artık… Tarım dibe vurdu…

AKP ve AKP’nin sultanları perişan bir vaziyette, şaşkın… Çaresiz… Eskisi gibi para da gelmiyor…

Çünkü Kredi notu düştü, düşmeye de devam ediyor… Bu yüzden artık para bulamıyor… Bırakın para bulmayı, yıllardan beri çalışan yabancı şirketler de kaçmaya başladı…

Peki, ne yapmak lazım bu durumda? Ne yapıp da üç beş kuruş para bulmalı?

Büyük kuruluşlara el koymak gerekir… Büyük şirketleri “Varlık Fonu”na almak gerekir.

“Ziraat Bankası, Halkbank, Türk Hava Yolları, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri AO (TPAO), PTT, Borsa İstanbul AŞ, TÜRKSAT, ETİ Maden İşletmeleri, Türk Telekomünikasyon AŞ, ÇAYKUR, …” bunun için fona katıldı…

Bu yol çok rahat, denetimsiz, sorgusuz sualsiz bir yol… Kuruluşları dilediğin gibi, istediğin gibi kullanabilir, yönlendirebilirsin… Hatta onları ipotek yaptırıp, borç para da bulabilirsin… Sana ne Danıştay karışabilir, ne Sayıştay?

Kimse hesap soramaz…

Osmanlının Düyun-u Umumiye dönemine yeniden döndük yani… Şu benzerliğe bakınız ki, o kuruluş yabancıların denetimindeydi… Varlık fonu da yabancıların denetiminde…

Türk kuruluşları, Türk halkı bu fonu denetleyemeyecek ama yabancı kuruluşlar denetleyebilecek, yargılayabilecek…

Benzerliği gördünüz mü? Osmanlının çöküş dönemini yeniden yaşıyoruz…

Ama sesimiz çıkmıyor… Çıkamıyor… İktidar bunun önlemini aylar öncesinden aldı çünkü… OHAL ilan etti… OHAL devam ediyor… Ne zamana kadar sürecek, o da belli değil…

Gerçi OHAL’in olmadığı dönemlerde bizim aydınlarımızın sesi yine çıkmıyordu… Koca koca komutanlar içeri atılıyor, ordunun kozmik odalarına giriliyor, gazeteciler tutuklanıyordu; Üniversiteler, üniversitelerin anlı şanlı profesörler seyrediyorlardı… Koltuk değneği muhalefetle iktidar, kardeş kardeş, kuzu kuzu geçinip gidiyordu…

Biz de hep bağırıyorduk: “SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK…” Isınan Kurbağa masalları anlattık, Hitler döneminde tutuklananların ve onu seyredenlerin öykülerini yazdık… Ne yazık ki sesimizi duymadılar, duyuramadık, dinletemedik…

ŞİMDİ SIRA ONLARA GELDİ… ATILIYORLAR… İŞLERİNE SON VERİLİYOR. ACIYORSAM NAMERDİM.

Evet, bu AKP’nin ekonomik çıkmazı… Bir de sosyal, politik çıkmaz içerisine düştü şimdi…

Referandum yapacak, tereddütte… Çekimser, korkak, kötümser… Yaptığı anketlerde hep “HAYIR” önde çünkü… Belli etmiyor ama, gel, sen, ne halde olduğunu bir de ona sor…

Bu yüzden muhalefeti susturmak için “Belden aşağı” vuruyor… Saçma sapan bir propaganda çizgisi izliyor… Halkı yıllardan beri yaptığı gibi uyutmaya, kandırmaya çalışıyor… Ne söylüyor?

“Neden ‘evet’ diyoruz? PKK ‘hayır’ diyor, onun için ‘evet’ diyoruz. FETÖ ‘hayır’ diyor, onun için ‘evet’ diyoruz. HDP ‘hayır’ diyor, onun için ‘evet’ diyoruz…”

Peki, PKK ile yıllarca “Kürt Açılımları” yapan, meydanlarda Kürt sanatçılarla ele ele Kürtçe türküler söyleyen, FETÖ ile birlikte orduya “Kumpaslar” düzenleyen kimdi?

Bu konuşmalarla CHP ve “HAYIR” diyen muhalefet cephesi terör örgütleriyle aynı küfeye konmaya çalışılıyor…

Bunlar boşuna çabalardır…

Babaannem, “Her şeyde bir ‘Hayır’ var” derdi… Günümüzde de bu referandumdan bir “HAYIR” çıktı. Ve yıllardan beri birleşemeyen, birleştirmek için o kadar yoğun çaba harcadığımız muhalif gruplar, partiler, örgütler, AKP’ye ve onun yandaşı bir avuç “Bahçeli Hayranı MHP’liye” karşı “TEK CEPHEDE” bir araya geldiler. “Hayır” cephesinde yerini aldılar…

Bugün Türkiye’mizde “HAYIR” rüzgârı esmektedir…

Halkın büyük bir çoğunluğu vatanın, Cumhuriyetin, rejimin tehlikede olduğunu gördü. Artık stadyumlarda, futbol maçlarında bile “İzmir Marşı” söylenmektedir:

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa;  Adın yazılacak mücevher taşa…”

Bu durum karşısında, analarımızın, atalarımızın dediğini yineliyoruz: “Her şeyde bir ‘HAYIR’ vardır…”

REFERANDUM, AKP’NİN SONU, YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLABİLİR… Halkımız Kurtuluş Savaşında olduğu gibi yeniden geleceğine, özgürlüğüne, bağımsızlığına sahip çıkabilir…

Umalım ki bu “HAYIR RÜZGÂRI” fırtınalara dönüşsün… Hak arama savaşına dönüşsün… Demokrasimiz, dağların ardından yeniden bir güneş gibi doğsun…

Umalım ki halkımız, sivil toplum kuruluşları “Oy hırsızlarına”, düzenbazlara göz açtırmasın, sandık namusuna sahip çıksın… Oylarını korumasını bilsin…

(alieralp37@gmail.com)

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here