Site icon Turkish Forum

YANLIŞ İLAÇ

YANLIŞ İLAÇ - RR

YANLIŞ İLAÇ - RR

 

YANLIŞ İLAÇ

Hüseyin MÜMTAZ

 

Fatma Azgın hastanın emar’ını, ekg’sini, röntgenini çekip, efor testi ve her türlü tetkiklerden sonra ayrıntılı kan tahlilini de yapıyor;

“Kıbrıs çözüm görüşmeleri dışındaki KKTC haberleri toplumda ‘kaos’ durumunun hüküm sürdüğünü gösteriyor. Cinayetler, hırsızlıklar, tecavüz olayları, uyuşturucu ticareti ve kullanımı, kumarhanelerin tıka basa dolu olması, yolsuzluklar, yasa dışılıklar, mahkemelerde yığılan dosyalar ve yönetimin acizliği, yolsuzluklar, toplumun tamamen çözüldüğünü işaret ediyor.

Devlet ya da hükümet ne derseniz deyin; onlar adına görev yapıp maaş alanların kötü, bilgisiz, beceriksiz, yasalardan bihaber, umursamaz  ve çıkarcı tavırları halkı itaatsizliğe itiyor.

Burada yurttaş olarak veya başka biçimde yerleşip yaşayanlar artık, devletin veya yerel yönetimlerin koyduğu vergileri, sigorta, ihtiyat sandığı primlerini kredi kartı ve diğer borçlarını, trafik cezalarını ödememek tutumuna girdi. ‘Böyle devlete bu yakışır’ deniyor. Hizmetlerin kalitesiz ve pahalı olması ayrıca devletin hiçbir şekilde hesap sormaması, böyle bir ortam hazırlıyor. Geçmişte ve günümüzde ödenmeyen vergi ve cezalara ‘af’ getirilmesi nedeniyle,  ödeme alışkanlığı olanlar kötü örnekleri görerek, aptal konumuna düştüklerini düşünerek ödemeyenlerin kervanına katılıyorlar. Şimdiye kadar, seyrüsefer ruhsatı, sigorta, ehliyet çıkarmadan, yenilemeden araç kullananların kaç kişisi yakalandı? Borcunu, kirasını, belediyeyi ödemeyenlerin başına ne geldi? Soran, denetleyen, dürüst ve adil davranan bir idare olmazsa, yurttaşların onlara karşı verecekleri en iyi cevap onlar gibi davranıp kendi sorumluluk ve görevlerini yerine getirmemektir”.

Fotoğraf tamam, teşhis tam ve çok doğru.

Yalnız bu hastalığa önerdiği ilaç ve tedavi konusunda şüphelerimiz var. Bu hastaya bu ilaç bu dozda kullanılırsa ortada tedavi edilecek hasta filan kalmayacak, tez zamanda rahmetlinin cenazesi İsmail Sefa Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip kaldırılacaktır.

Muhteremin önerdiği ilaç şu;

“Tek kurtuluş, iki toplumun, Ocak ayında çözüm anlaşması yapıp düzgün, kaliteli, dürüst, iş bilen, denetime açık, şeffaf, refah ve adalet sağlayacak, AB üyesi yeni bir Kıbrıs’ın doğuşunu umut etmek ve dilemektir.”

İyi de; ilk bölümde röntgeni çekilen hasta, Ocak ayından sonra bir günde sütten çıkmış ak kaşık mı olacaktır. Sayılan bütün yanlışlıklar, emareler bir günde bıçakla kesilmiş gibi geride mi bırakılacaktır? “Cinayetler, hırsızlıklar, tecavüz olayları, uyuşturucu ticareti ve kullanımı, kumarhanelerin tıka basa dolu olması, yolsuzluklar, yasa dışılıklar, mahkemelerde yığılan dosyalar ve yönetimin acizliği, yolsuzluklar” bir gecede sona mı erecektir? Kumarhaneler, gece kulüpleri, meyhaneler o saniyede kapatılacak mıdır? Görüşmelerde bunların, birleşmeden sonra ne olacağı konuşulmuş mudur?

Neye göre ve hangi oranda elenip/seçileceklerinin halen belli olmadığı; “AB üyesi yeni Kıbrıs’ta” görev alacak “kuzeyli memurlardan” birleşik devlet ya da hükümet ne derseniz deyin; onlar adına görev yapıp maaş alanlar bir anda iyi, bilgili, becerikli, yasalardan haberli, umursayan ve çıkarcı olmayan tavır mı takınacaklardır?

Bir şekilde “seçilip” görev alamayanlar ne olacaktır, neyle geçineceklerdir?

Yeni devletin kuzeyli yeni yurttaşları veya “başka biçimde yerleşip yaşayanlar” eski bütün kötü alışkanlıklarını bırakıp bir gecede devletin veya yerel yönetimlerin koyduğu vergileri, sigorta, ihtiyat sandığı primlerini kredi kartı ve diğer borçlarını, trafik cezalarını tıkır tıkır ödeyecekler midir? Seyrüsefer ruhsatı, sigorta, ehliyet çıkarıp, yenileyerek mi araç kullanacaklardır? Borcunu, kirasını, belediyeyi hepsi ödemeye mi başlayacaktır?

Bütün bu kötü alışkanlıklara sahip olanlar, hepsinden bir gecede vazgeçip uslu, eğitimli, medenî AB vatandaşı mı olacaklardır?

Madem bütün bunlar bir gecede düzeliverecek, neden bir türlü şimdi olmuyor?

Bütün kuzeyliler metal dedektörü gibi, “iyi vatandaş dedektörü”nden geçip bütün kötülüklerinden arınacak mıdır, bir geçişte; hafızaları silinecek midir?

Madem öyle olacak; 40 senedir “AB vatandaşı” olan “Batı Trakya ve Ege Adaları Müslümanları”nın fert başına düşen GSMH’ları, Yunanlıların neden beşte biri kadardır? Neden halâ Lozan’dan gelen haklarını kullanamamaktadır; kendi öğretmenlerini, din adamlarını, yöneticilerini seçememektedir, camilerini tamir edememektedirler?

Neden kendilerine bir türlü “BATI TRAKYA TÜRKÜ” diyememektedirler?

Ben şimdi “kuzey”in en çok okunan üç köşe yazarı arkadaşımın konu ile ilgili görüşlerini merak ediyorum.

Çok mu fazla şey bekliyorum?16 Aralık 2016

 

 

Exit mobile version