Kategoriler
Ekonomi Necdet Buluz Türkiye

Dolar’daki, yükseliş neden önlenemiyor?..

Dolar’daki yükselişin önlenememesi kafaları karıştırıyor. Bizi yönetenler her ne kadar bunun suni bir yükseliş olduğunu, yaşam biçimimizi etkilemeyeceğini söylüyorlarsa da, Dolardaki yükselişin hemen her şeyi etkilediğini gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz.
Bugünkü yazımızda konu ile ilgili 3 görüşe yer açtık. Fazla bir yoruma gerek görmüyoruz ve sözü de uzatmıyoruz. Bu görüşlerde ortaya konulan ifadeler Dolar’daki artışın neler getirip neler götüreceğini anlatıyor. Bir de bugünkü duruma nasıl geldiğimizi ortaya koyuyor.
Peki, Dolar’daki yükseliş neden önlenemiyor? Sorunun yanıtını 3 görüşte sizlerle paylaşıyoruz, buyurun:

“ABD Dolar’ı 3.53 TL.
1 Aralık Perşembe saat 17.40
Piyasaların kapanışında 1 ABD Dolar’ı çeşitli bankalarda 3.52 ile 3.55 TL. arasından satışa sunuluyor.
Korkulan oluyor. Panik ve beklenti Dolar’ı tetikliyor.
Psikolojik sınır olan 3.5 aşılıyor.
Daha dün akşam 3.40 dan işlem görüyordu.
Bu durumda TC Merkez Bankası piyasalara 30 milyar birden sürüp şoklama yapsa bile 3.5’in altına düşüremez.
Noel’e yani Aralık’ın son haftasına kadar Dolar sürekli yükselecek 4 TL.’ye yaklaşacaktır.

Kurdaki yükselişin en büyük nedeni; Bir dediği bir dediğini tutmayan, piyasalara güven veremeyen ve ekonomi bilgisi ile öngörüsü sıfır olan bir R.T. Erdoğan ile, aciz, ürkek, beceriksiz, sorumluluk sahibi olmayan AKP hükümetidir.

Bunun üzerine bir de “Partili Başkanlık” gibi Türk millletini iyice ikiye ayıracak, ayrışmayı hızlandıracak tasarı üzerinde MHP ile AKP’nin anlaşmasıdır. Türkiye çok tehlikeli yolda ilerliyor. Bu ortak akıl tutulmasının bedeli çok ağır olacak.”

Cahit Çataloğlu
“(a)Haber’de akşamüstü anahaber’de bir haber. yayınladı. Haberi sunan kızımız vatandaşa soru soruyor, doları olduğunu söyleyen vatandaşlarımızda bozdurduğunu zaten parasını hep TL ye yatırdığını belirtiyor. Kızımızda ” Türk halkı devletine sahip çıktı, iki gün içinde 17 milyar TL bozdurdu ” diyor.

Ah be güzel kızımız lafım sana değil ama seni o haberi yapmaya yollayan, haberi nasıl yapacağını anlatan ve cümleleri sana söyleten yağdanlık müdür ve patronların milletin cebinde o kadar dolar olsa bu krizin olmayacağını bilmeyecek kadar salak değil, velev ki var diyelim 2 günde 17 milyar bozdurulsa doların dün ve bugün yine yükselmeyeceğini bilmiyor kadar geri zekalı da değil…! Geri zekalı ve cahil olanlar o kanalı izleyip bu ve bunun gibi yağdanlıktan akan haberlere inananlar.

Türkiyede doların yükselmesinin tek nedeni hükümetin gelir elde ettiği milli kaynaklarımızı satması, o paraları ulaşım sektörüne ve konut sektörüne yatırması mevcut paranın o yatırımlara yetmemesi sonucu da yabancı bankalara borçla hazine tahvili satması ayrıca ülkeyi kaynağı biz de olmayan doğal gaza mecbur bırakması akabinde o yaptığı ulaşım hatlarında at – eşşek gitmeyeceğinden dolayı halkı borçlandırarak 10 milyon olan taşıt sayısı 20 milyona çıkartması ve kaynağı biz de olmayan petrole herkesi bağımlı hale getirmesi, likit gaz kullanımını arttırarak Cezayir’den milyarlarca dolar gaz alması,

Elektrik ithalatında Bulgaristan ve İran’dan yapılan alımların dolar cinsinden olup yurt içindeki üretiminde doğalgaz kullanılarak elektrik elde edilmesi sonucu sağlanması bu rakamında yıllık maliyetinin 50 milyar doları geçmesi vs vs…
Çünkü bunların hepsi dolar cinsinden yapılan yatırımlar ve borçlanmalardı… Yani bunların hepsi de devlet borcudur. Özel sektörün % 50 si turizm ve tekstil başta olmak üzere AB ülkelerine Dolar ile değil Euro ile satış ve alış yapmaktadır. Fakat gelen Euro da buna çare olamamaktadır.
Biz yıllardır “Türkiye’yi iç ve dış borca soktular,paraları betona yatırdılar” derken, onlar İMF ye borcu kapattık diye saf halkı kandırdılar…Deniz bitti, ekonomi duvara tosladı,şapka düştü kel gözüktü.” Ahmet Faruk Urfalı Milliyet Gazetesi’nden Selva Demiralp “Dolarizasyon nasıl engellenebilir?” başlıklı yazısında şu önemli noktalara değiniyor. Bugünkü yazımızı bununla noktalıyoruz.

“Kasım başında 310 TL’ye aldığınız 100 doların kasım sonunda 342 TL’ye yükselmesi ne anlama geliyor?
1) Sözleşme gereği kira, maaş gibi ödemesini dolar cinsinden yapacak olan ama geliri TL cinsinden olan işletmeler ciddi bir yük altına giriyor. Önce kâr marjları azalıyor, dalganın devam etmesi durumunda iflas tehlikesi başlıyor. Ödemeyi yapan mağdur durumundayken, eğer alacaklı durumundaysanız, kurdaki yükselişi göz önünde bulundurup TL cinsinden sözleşme imzalamaktan daha çok kaçmaya başlıyorsunuz. Yani dolarizasyonun dalga boyu artıyor.
2) Dolar cinsinden borcu olup geliri TL cinsi olan şirketler keza benzer bir kıskacın içine giriyorlar.
3) Dolarla bir işi olmayan sokaktaki vatandaş ise kurdaki artışı uzun vadede fiyatlarda genel bir artış yani yükselen enflasyon olarak görürken, daha kısa vadede fiyatları dolara endekslenmiş ithal ürünlerin fiyatlarında ani sıçramalar olarak hissediyor. Böyle olunca, ister istemez tasarruflarda TL yerine dolar tercih edilmeye başlanıyor. Yani bir kere daha dolarizasyon dalgası ivme kazanıyor.
Peki, dolarizasyon nasıl engellenir? Dolara olan talebin artmasında, işlemlerin dolar cinsinden yapılmasında ana sebep TL’nin dolara karşı değer kaybı olduğuna göre çözüm de bu değer kaybını asgariye indirerek olabilir. Dolardaki yükselişin yurtdışı ve yurtiçi kaynakları var. Fed’in faiz artırımlarına aralıkta devam etmesi burada önemli bir etken ve bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok. Bizim yapabileceğimiz, yükselen faiz nedeniyle ABD’ye kaçan parayı içeride tutabilmek için ne yapabiliriz onu düşünmek. Kısa vadede dolar talebini azaltabilmek için TL getirisini artırmak yani reel faizi cazip bir seviyede tutmak gerekiyor. Yani bir taraftan dolar talebinin arttığı bir ortamda, diğer taraftan bankalardan mevduat faizlerini düşürmelerini istersek, zaten dolarizasyona çanak tutmuş, yangına körükle gitmiş oluyoruz. Uzun vadede öncelikle enflasyonu düşürmek suretiyle dolarizasyonun geleneksel sebebini ortadan kaldırmak gerekiyor ki vatandaş sürekli parasında bir erozyon hissetmesin. Yine ilave olarak TL’yi cazip hale getirebilmek için yatırımlara uygun bir ortam yaratılması, iş hukukunun Batı standartlarına çekilebilmesi, demokratik, şeffaf bir hukuk devleti olduğumuzun yerli yabancı tüm yatırımcılara ispatlanması gerekiyor. “
necdetbuluz@gmail.com
www.facebook.com/necdet.buluz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.