Gözaltına alınan Yavuz Selim Demirağ, Hulusi Akar için neler yaz mıştı?

Cemaat operasyonu kapsamında gözaltına alındığı belirtilen Yavuz Selim Demirağ, “İmamların Öcü” adlı kitabında Cemaat’in TSK içinde nasıl örgütlendiğine ilişkin önemli bilgiler vermişti. Demirağ’ın kitabında kilit isimlerden biri de Hulusi Akar olmuştu.

 

TSK’daki Cemaat yapılanmasını “İmamların Öcü” adlı kitabında detaylı biçimde anlatan Yavuz Selim Demirağ, gözaltına alındı.

Odatv’nin konuya ilişkin haberinde Demirağ’ın “FETÖ soruşturması kapsamında soruşturulduğu” bilgisi yer aldı. Cemaat’in TSK örgütlenmesini önceden yazan Demirağ’ın soruşturma kapsamında neden gözaltına alındığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

HULUSİ AKAR’A İLİŞKİN YAZDIKLARI DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Gözaltına alınan gazeteci Demirağ’ın ses getiren kitabında en dikkat çeken bölümlerden biri Hulusi Akar’a ilişkin yazdıkları olmuştu.

Demirağ’ın kitabında Akar’a ilişkin yer alan bazı ifadeler şöyle:

TSK’daki paralel devlet yapılanmasındaki araştırmaların çoğunluğunda yollar Hulusi Akar’ın kavşağında birleşiyor. Oysa Hulusi Akar bu satırların yazarının hemşerisi ve dolaylı akrabasıdır. Onun adını ilk kez Kara Harp Okulu Komutanlığı’na atandığında duydum. Rahmetli babamın halasının oğullarından İzzet Ünal, generalliğe terfisinde Akar’dan bahsetmişti. Ünal ile akrabalık ilişkilerimiz düğün, bayram ve cenazelerde bir araya gelmenin ötesine geçmediği için fazla bir samimiyetim yoktu. Bu yüzden Ünal, aynı zamanda kayınbiraderi olan Akar’ın Harp Okulu Komutanlığı’ndan sonra yolunun hızla açılacağını söylediğinde fazla kulak asmamıştım.

***

Akar, Harbiye’de öğrencilerin sosyal etkinliklerini ve özel hayatlarını mercek altına almıştı. Askeri okulların kültüründe en büyük suç sayılan ‘ispiyonculuk’ neredeyse teşvik edilir hale geldi. Akar öylesine ‘seri’ çalışıyordu ki öğrenciler aralarında ‘Su uyur, Hulusi Akar’ diye şakalaşıyorlardı.

***

Sözleşmeli subaylar Harp Okulu yerine sivil üniversiteleri bitiren çeşitli mesleklerdeki personelden oluşur. Yazılı ve mülakat sınavlarından sonra kabul edilerek eğitimden geçirilirler. Akar’ın komutanlığındaki sınavlarda birçok sözleşmeli subayın yazılı sınavları geçtikleri halde mülakatlarda ‘Alevi oldukları gerekçesiyle’ elendiklerini de belirteyim.

***

Demirağ’ın kitabında Akar’a ilişkin yer alan bir diğer önemli not ise Balyoz davasında yüzlerce askerin tutuklanmasına neden olan ve birçok gerçek dışı bilginin yer aldığı bilirkişi raporuna imza atan Pilot Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan’a ilişkin bölüm oldu:

“Ahmet Erdoğan 1986 yılında Tokat İmam Hatip Okulu’ndan sivil liseye geçti. Daha sonra askeri liseye giren Erdoğan, Harp Okulu’ndan 1994 yılında mezun olup akademiyi bitirdiği yıl, 3. Kolordu Komutanı Hulusi Akar’ın ‘icra subayı’ olarak görevlendirildi. ‘İcra subaylığı’ bir nevi ‘özel kalem’ ya da ’emir subaylığı’ niteliğindedir. Komutanın bütün irtibatlarını ayarlayan Ahmet Erdoğan’ın akademiden yeni mezun olmuş bir kurmay subay olmasına rağmen buraya atanması hakikaten ilginçtir. Teamüllere göre akademiden yeni mezun subay kıtada ‘tabur komutanlığına’ tayin edilir, yani araziye çıkar. Oysa Erdoğan, nokta tayiniyle Akar’ın yanı başında görevlendirilmiştir.”

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.