Site icon Turkish Forum

KAN TAHLİLİ

untitledqq untitledzzz

KAN TAHLİLİ

Hüseyin MÜMTAZ

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli Alman milletvekillerinin laboratuvarda kan tahlili yaptırmaları gerektiği yüksek sesle dillendiriliyorsa durum sanılandan da vahimdir kıymetli okuyucu.

Ama konu, hem de bizim dışımızda açılmışken burada üzerine atlayıp “Türkiyeli kanı-Türk kanı” farklılığına girmenin hiç âlemi yoktur, tartışma uzar, farklı mecralara çekilir ve kolaylıkla asıl amacından saptırılır.

Aslında sorunun yanıtı zaten hüküm cümlesinde gizlidir; “Türkiye kökenli Alman milletvekilleri”…

“Üst kimlik-üst akıl” Almanyalılıktır, “alt kimlik-alt akıl” ise Türkiyelilik…

Aileleri yarım asır, 53 yıl önce 1963’de Türkiye’den gitmiştir, orada doğmuş üçüncü neslin temsilcilerdir.

Bırakın algılama yeteneği, zihin melekeleri, düşünce örgülerini; fiziki görünümleri bile Almanlaşmıştır.

Danimarkalılaşmış, İsveçlileşmiş, Hollanda-Belçika-Fransalılaşmıştır.

“Yeni vatanlarında” toplumsal-bireysel kabul görmeleri, “entegre olmaları” için öyle davranmaları gerekmez mi?

Oralara gitmelerinin kendi tercihleri olup olmadığı ayrı konudur.

Ortaylı’nın oylamadaki tavrı “kasabalılık”la izah etmesine katılmıyorum.

“Kasabalılık”, bir aylık memleket ziyareti sonrası Esenboğa’dan Paris uçağına uçağa binerken bagajda fasulye çuvalı, turşu kavanozu, domates sepeti götürmektir.

Hem 40 yıldır Amerika’da yaşayıp Amerikalı’dan fazla Amerikalılaşan nice “şeherli” görmedik mi?

Sakın beni çürütmek için Aziz Sancar’ı örnek göstermeyin.

1.Adam zaten herkesten farklıydı ki Nobel aldı, üstelik ödülünü götürüp Atatürk’e, parasını da Amerika’daki “Türk Evi”ne verdi;

  1. İsterseniz, (lâf aramızda) pek başka örnek aramayın, mahcup olursunuz…

20-30-40 yıldır “menfa”da yaşayıp “oralılaşan” çok kişi tanıdım.

Fizîken de aynı İsveçli, Norveçli, Fransız “gibi” oluyorlar. Ağızlarını açıp konuşmaya başlayana kadar anlamıyorsunuz.

Konu, Almanya’nın “Türkler Ermenileri kesti” kabulüyle gündeme geldi.

Ayıptır..

Rezilliğin daniskasıdır.…

“Soykırım” denince gerçekten başını öne eğip utanması gereken ilk ulus Almanlardır.

1915 olaylarını merak ediyorsanız, düşmanın Çanakkale’ye taarruzu ile doğudaki Ermeni ayaklanmalarının tarihsel dökümü-örtüşümünü gün gün mukayeseli olarak izlemeniz, konu ile ilgili yeterli bilgiyi edinmenize, Çanakkale’deki düşman saldırısı ile Doğu’daki Ermeni saldırılarının tamamen eşgüdüm içinde olduğunu görmenize yardımcı olacaktır.

Ama hazır konu açılmışken işin hiç akla gelmeyen başka bir yönünü de düşünmeye ne dersiniz?

60’lı yılların sonundan itibaren (her partiden) politikacılarımız dışarıya giden işçilerimizi ve ailelerini oy deposu olarak görmüşler, önce Türkiye’deki ailelerini etkilemelerini, sonra ve çoğunlukla maddî desteklerini ve son olarak da oylarını istemişlerdir.

Yurt dışına sandık kurulup oradaki vatandaşlarımızın Türkiye’deki seçimler için oy kullanmaları herhalde en fazla son 20 yılın meselesidir.

Ne ölçüde doğru sayıldıkları da her seferinde tartışma konusu olmuştur. (Bağımsız-tarafsız YSK her sandığın başına görevli mi göndermektedir?)

Geliyoruz Alman Parlamentosundaki son Ermeni oylamasına…

“Yurt dışındaki gurbetçilerimiz”in temsilcileri tasarıyı düzenlemişler ve “evet” oyu vermişlerdir.

O halde; “temsilcileri” bu görüşte olan “yurt dışındaki gurbetçilerimiz”in Türkiye’deki seçimlerde oy kullanmaları ne derece doğrudur?

30-40-50 yıldır oradadırlar, oralılardır, bizim her gün, her saat “Şam’da, Muş’ta, Sarıkamış’ta” çekmekte olduğumuz hiçbir sıkıntıyı çekmemişlerdir.

Derdimizle dertlenmemişlerdir.

Hemen itiraz etmeyin…

Düşünmekte fayda var.

Bizim gibi düşünüyor olsalardı, seçtikleri “temsilcileri” Almanya’da son tasarının mimarı ve destekleyicisi olur muydu?

Orada onlara oy verenlerin, Türkiye’de kimlere oy vereceklerini düşünüyorsunuz?

NOT: Noktayı koymuştuk ki ekranlara şu haber düştü;

DW Türkçe’ye Alman Parlamentosunda oylanan Ermeni tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Almanya’nın Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz; “Türkiye’nin değil, Almanya ve Almanya’daki Türklerin vekiliyim” dedi.

Cümle âleme kapak olsun…

8 Haziran 2016

 

57’İNCİ ALAY HER YERDE/ HEPİMİZ 57’İNCİ ALAY EFRÂDIYIZ

Exit mobile version