images

“SARILABİLİRSİN”!

Hüseyin MÜMTAZ

“Sahil Güvenlik Komutanlığı, Anneler Günü nedeniyle Mersin’de görev yapan Mehmetçiklere sürpriz hazırladı. Komutanlık, 6 askerin annesini kente getirdi.

Askerler hiç beklemedikleri anda karşılarında annelerini görünce büyük sevinç yaşadı. Bir asker, komutanının ‘sarılabilirsin’ emri ile annesini kucaklayarak hasret giderdi”.

http://www.gazetevahdet.com/mehmetcigi-aglatan-surpriz-annene-sarilabilirsin-78781h.htm

“Karakola minibüsle getirilen anne, karakolun içinden gizlice geçerek oğlunun nöbet tuttuğu kuleye doğru gitti. Oğlunu göreceği için çok heyecanlı olduğunu söyleyen anne nöbet yerine giderken Tabur Komutanı Yarbay Gürkan Işıl ise, kuleye çıkarak askerden tekmil aldı. Komutan tekmil aldığı sırada merdivenlerden çıkan anne, Yarbay Gürkan Işıl’ın arkasında durdu. Tekmili bitiren Barış Keser’in yanına giden tabur komutanı, annesini arayıp aramadığını sordu. Barış Keser’in ‘daha arayamadım’ demesi üzerine komutanı sol tarafına bakmasını istedi”.

http://www.medyatrabzon.com/sinirda-nobet-tutan-askere-anne-surprizi-221759h.htm

Ama aynı gün aynı gazetede, aynı haberin üstünde “Nusaybin’de hain tuzak:3 Şehit” haberi ve altında da “Çiçeklerini alıp evlatlarına koştular” başlıklı, şehit evlâdının mezarını ziyaret eden annenin fotoğraflı haberi…

Neyi, nasıl, ne zaman kutlayacaksınız?

“Şehitler var” diye “23 Nisan Bayramı” iptal ama “şehit anaları olduğu halde” Anneler günü “gösterisi” var…

Brüt olarak Tanzimat’tan bu yana; net olarak da 50 yıldır kök söktüren, almamak için direnen, bin dereden bin su getiren “AB Günü Anmaları”, kutlama mesajları devlet katında bile rağbette…

Asker uğurlaması, Çalgı-çengi, düğün-dernek kutlamalarını abartmıyor muyuz?

“23 Nisan” örneğinde olduğu gibi fırsattan istifade sap ile samanı karıştırmıyor muyuz?

Temmuz 2015’den bu yana memleket sınırları içinde 482 şehit..

Kıbrıs’ta 74’de 497 şehit.

Sırada 19 Mayıs var… Sonra 30 Ağustos, sonra 29 Ekim…

“işimize gelenleri” kutlayıp, “gelmeyenleri” iptal etmek artık fazla göze batmıyor mu?

“İlgili Kurum” da Necdet Bey zamanında bir sosyal proje olarak öne çıkardığı “kurumsal faaliyet algı düzenlemeleri”ni daha fazla abartmaktan artık kaçınmalıdır.

Anneye sarılmak için komut, izin, tören, haber fotoğrafı çekimi, gazeteye servis mi lâzımdır?

Sahi hatırlamışken, Necdet Özel Bey’den haberiniz var mı?

Uzun zamandır adını, sanını hiç duymadık da!

Torun mu bakıyor, balık mı tutuyor, ete soğan mı doğruyor, orduevlerinde gören var mı kendisini? 11 Mayıs 2016

 

57’İNCİ ALAY HER YERDE/HEPİMİZ 57’İNCİ ALAY’IN EFRÂDIYIZ

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.