Ana sayfa Yazarlar Zekeriya Tümer

SİYASİ YAŞAM YÜZÜNDEN SAĞLIĞIMIZ BOZULDU

SİYASİ YAŞAM YÜZÜNDEN SAĞLIĞIMIZ BOZULDU

 

Türkiye’deki siyasi yaşamın dengesizliği ve ülkenin geleceğinin karanlık günlere doğru gitmesi düşüncesi ve korkusu insanların ruhsal dengesini ve sağlığını bozdu.

Piyasaya sürülen GDO’lu besinler ve sağlığa zararlı yapılan gıda ürünleri, beslenme dengemizi de alt üst etti.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne beslenen düşmanlık ve bölücü terör örgütlerinin ve de dış güçlerin ülkemiz üzerindeki oyunları sinir sistemlerimizi çökertmeye başladı.

Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün krallar hayatı yaşayanların nankörlükleri ve vatana ihanet düşünceleri ise tahammül sınırımıza dayandı.

Bunca pislikler içerisinde bozulan sağlığımızı dengede tutabilmek ve sağlıklı yaşayabilmek için bilgilenmek zorundayız.

İnternet üzerinden TV. Yayıncılığına başlamış olan Hekimtürk TV. Yi izlemenizi öneririm. (http://www.hekimturktv.com/canli-izle).  Uzman doktorlarımızın hastalıklar konusunda vermiş olduğu bilgilerle birlikte, kaliteli yaşam konusunda geniş bilgiler sunulmaktadır. Sağlıklı yaşam konusunda her türlü bilgiye ulaşmanız mümkün. Ulusal Haber olarak bizde Hekim Türk Tv. İle işbirliğine girmiş ve birlikte siyaset yüzünden hasta olan milletimize, hastalıklarından kurtulmaları için reçete vermeye çalışmaktayız.

Sağlıklı Yaşamın Sırrı konusunda Erol Salman’ın  (0532 720 38 00)  hazırlamış olduğu bilgileri de sizlere sunmak isterim.(Erol Salman’da kendisini sağlıklı yaşama adamış ve bu konuda geniş bir bilgiye sahip kişidir.)

Erol diyor ki: Kilonuza göre su içiniz. Yani kilonuz ile 0.33 ü çarpınız, ne kadar su içmeniz gerektiğini öğrenin. Ortalama, günlük su miktarı, bayanlarda tabii çok kilolu değillerse, 1,5 veya 2 litre, erkeklerde ise 2 veya 2,5 litre imiş.

Günlük tuz tüketimimiz 5 gramı geçmemeli. Bu tuz da Kaya tuzu veya deniz tuzu olmalı, Himalaya Kristal Tuzu daha iyi imiş. Ülkemizde Çankırı başta olmak üzere Kaya tuzu ve birçok bölgelerimizde de doğal tuz bulunmaktadır. Rafine edilmiş tuz’un yerine doğal tuz kullanmak çok daha yararlı imiş.

Erol Salman Stresten mümkün olduğunca uzaklaşın diyor da, bu şartlarda nasıl uzaklaşırız Allah bilir.

Gece yatmadan ayaklarımızı soleli su ile yıkarsak, çok rahat ederiz. Bunu ben denedim, gerçekten rahat ediyorsunuz.

Yemek arasında su içmek yarar değil, zarar veriyormuş. Yani yemek yerken, bilhassa soğuk su içmemek gerekmiş. Nedeni ise yediğimiz yemekteki yağı soğuk su donduruyor. Mide de kalıyormuş.

Yemekten 1 saat sonra su içmek daha yararlı imiş.

Yemekten sonra bir bardak sıcak içecek midemiz için daha faydalı olurmuş.

Yemekten 2 saat sonra meyve yemek yarar açısından daha iyi imiş.

Kullandığımız cep telefonları, TV, Bilgisayar vs. yanında tuz lambası bulundurmak faydalı imiş. Nedeni ise tuz lambasının Radyasyonu emici özelliği varmış.

Siyaseti takip etmemek ve televizyonlarda haberleri izlememek bence sağlık yönünden en iyisi.

Peş peşe gelen zamlar, Suriye ile ilgili politikalar, Rusya dahil, bütün sınır komşularımızla olan ilişkilerin kötü olması, her gün gelen şehit haberleri sinirlerimizi bozuyor ve de bizleri üzüyor.

Her gün yollarda kişilerin gergin ve ufacık kıvılcımla patlayacaklarına şahit oluyoruz.

Açılım süreci içerisinde PKK militanlarının iç bölgelere silah ve bomba yığınaklarını yapmasına göz yuman yönetime hadi gel de kızma. Şimdi de temizlemek için çaba harcanmakta. Gün geçmiyor ki, şehit haberi gelmesin. Bu durumda nasıl üzülmezsin ve sinir sistemin bozulmaz.

Biz gene de vücut sağlığımızdan çok akıl sağlığımıza dikkat edelim.

T,B,M,M,sinde bulunan milletvekillerinin kendilerine zam yapmaya gelince, bir gecede maaşlarını arttırmalarına falan da kızıp, aklımızdan olmayalım.

Anayasayı, baba yasayı değiştirip, Türklüğü ortadan kaldırıp, Başkanlık sisteminin getirilmesi çalışmalarına da kızmayalım.

Benzine, gaza, tuza, Elektriğe, suya, ekmeğe, otobüse vs. gelen zamlara da kızarak akli dengemizi bozmayalım.

Arap şeyhlerine özenen devlet büyüklerimizin, arabalarını da yurt dışına götürmelerine  kızmayalım.(Türkiye’nin zengin ülke olduğunu göstermek için arabalar götürülmüş olabilir.)

Sağlık gerçekten çok önemli. İnsanın sağlığı bozulduğunda dünyası kararır. Vücudumuzun dış yüzeyine değil, içimizde yaşayan milyonlarca, milyarlarca canlının da sağlığını düşünerek beslenmemiz ve vücudumuzu korumamız gerektiğini unutmamak gerek.

Elbette en önemli sağlıktan bir tanesi de, aklın yitirilmemesi. Akli denge bozulduğunda, farkında olmadan, hem kendine ve hem de karşındakine zarar verirsin de haberin olmaz.

Son sözümüz:

En önemlisi de ALLAH  bizlerin Aklımızı ve sağlığımızı  bozmasın. Bizi yönetenlerin de ne akli dengeleri ve ne de sağlıkları bozulmasın ki, ülkemizin de sağlık dengesi bozulmasın.

Aminnn.

 

08.02,216

Ulusalhaber1881@gmail.com,

 

 

1 YORUM

  1. Mustafa Aslan AKSUNGUR Eğitimci-Araştırmacı-Yazar
    Memurevleri Mah.Tonguç Cad.205Sok. No: 2/44
    ANTALYA
    0 535 445 55 11 maslanaksungur@gmail.com

    ÇIKARCI DALKAVUKLARI YOK-EDELIM!

    Güzel Türkiye’mizin Yüksek makamlarında: (Diyelim ki, 4000) Makam Sahibi var. Bunların çevresinde bunlara DALKAVUKLUK yapmak icin dolanan DÖRT MİLYONU AŞKIN ÇIKAR DALKAVUĞUUZ APORT beklemetedirler. Bu İTLERİN Payları, bekledikleri kemik kırıntları önlerine atılmazsa, sahiplerini bile DALAMAYA kalkışırlar. Bunları böylece blelim..!
    Şunu da bilelim ki bu Yüksek Makam sahiplerimizin hiç birisi, CUMHURBAŞKANIMIZ bile olsalar, bu dalkavuklardan güç almadan, onları maşa olarak kullanmadan İNSANLIĞA AYKIRI İŞLEVLER İÇİN “OLUR!” veremezler; imza koyamazlar! Maçaları sıkmaz!

    Maşasız meşe koru tutulmaz! Tutmaya kalkışanın Elleri yanar.

    HIRSIZLIĞA + YOLSUZLUĞA + PETROL KAÇAKÇILIĞINA … vd. vd. Akla gelen tüm yolsuzluklara, aykırılıklara cesaret edemez olurlar! İmza atamazlar!

    Durum böyle olunca da, YETMİŞ YILDIR yaşadığımız tüm kanunsuz eylemler, usturayla kesilmişçesine şirrrp diye kesilir. Yüce Türk HALKI da, topluca hepimiz BİRDEN rahat bir nefes alırız. İşimize gider, işimizden gelir, işimizi kotarır İNSANCA, İNSAN gibi yaşarız..!
    İşte o zaman, gerek bilerek, gerekse bilmeksizin, ruhumuz bile duymaksızın SÖMÜRÜLEN BİZLER VE DE O (74) MİLYON İNSANIMIZDAN hiç birimiz, kanımızı o yetkili Makam sahibi sömürgenlerimize içirtmeyiz, sömürtmeyiz..!

    Hoş, zaten o sömürgen sınıf temsilcilerinin, makam sahiplerinin hiç birisi de sömürmeyi gündemine almak şööyle dursun, akıllarından bile getiremez olurlar ol zamanlar…

    SÖMÜRÜLEN Bu 74 milyon insan, (İçinde ben de varım.) Uyanmak, bir yumruk olmak zorundayız… Gelin uyanalım..!
    Bir elde beş parmak var. Parmaklarımızı ayrı ayrı tuttuğumuz zaman avucumuzda su bile eğleşmez. Hiç bir maddeyi tutamayız! Onları birleştirdik miydi, her hakkımızı alır, her şeyi avucumuzla tutar, avucumuzun ortasında buluruz..!
    Eee, öyleyse: Eyy o özel çıkarcılar dışındaki 74 milyon HALK İNSANI!
    Gelin 74 yıldır yattığımız bu “Eshab-ı Kehef Uykusundan” uyanalım artık! Şu DÖRT MİLYONCUK ÇIKARCILAR GÜRUHUNU, ÇIKAR DALKAVUKLARINMIZI, eğer istersek tükürüğümüzle boğarız..!
    Gelin isteyelim, BOĞALIM, YOK EDELİM DALKAVUK GÜRUHUNU..!
    m.a.a.
    ÇIKARCI DALKAVUKLAR GÜRUHUNU YOK EDELİM..! Kampanyasını başlattım. ETKİNLİĞE ve EYLEME geçirmek için senin yardımına ihtiyacım var.
    Hemen şimdi 30 saniyeni ayırarak bu ilişimi imzalar mısınız? İşte linki:
    https://www.change.org/p/özel-çikarcilar-dişindaki-74-milyon-halk-insani-çikarci-dalkavuklari-yok-edelim

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here