Kategoriler
Türkiye

Dava Sonuçlandı

Sevgili arkadaşlar İzmir’de 2013 yılı Haziran ayında, Gezi parkı eylemleri sırasında Kordon’da bir kızın saçını çekip yanında bulunan gençlere de copla vuran 2 çevik kuvvet polisi ile ilgili hatırlarsanız o günlerde aşağıdaki kampanyayı başlatmış ve konunun yargıya taşınmasını sağlamıştık (https://www.facebook.com/events/459759697451138/)

Sebepsiz yere gençlerimize saldıran bu polis 30 gün içinde bulunup kanunun öngördüğü meslekten atılma, para veya hapis cezası için yargıya havale edilmezse, sade bir Türk vatandaşı olarak uğradığım psikolojik ve manevi kaybın tazmini için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açacağımı bildiririm.

As a Turkish citizen, I demand that the police officer seen in the video attacking young people with no justification whatsoever be identified, dismissed, and punished with fines or prison, as stipulated by applicable laws, within 30 days. I reserve my right to start legal action otherwise at the level of the European Court of Human Rights against the psychological damage and moral hazard I suffer.

Falls diese Polizei, die ungerechtfertigterweise die Jugendlichen angegriffen hat, innerhalb von 30 Tagen nicht ausfindig gemacht und zwecks Dienstenthebung, Geld- oder Haftstrafe, so wie es das Gesetz vorgibt, an die Justiz übergeben wird, erkläre ich hiermit, dass ich als einfacher türkischer Bürger für die mir zugefügten psychologischen und seelischen Schäden eine Schadensersatzklage beim Europäischen Gerichtshof für Menschenrechte einreichen werde.

İki polis kask numalarından belirlenip geçici olarak açığa alındı ve savcılık, polisler hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’ suçundan 2-6 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açtı. Ancak bu süreç içinde tartaklanan gençler ortaya çıkmadığı için Savcı, sanıklar hakkında etkili eylem suçundan dava açamadı.

Karar duruşmasına tutuksuz yargılanan sanık polis memurları İbrahim G. ve Mehmet K., katılmazken, avukatları Tolga Yurdakul hazır bulundu.

Hakim Ümit Özmen, taleplerin ardından her iki sanığı önce iki eylemden dolayı 360’şar gün hapis cezasına çarptırdı. Hakim ardından sanıkların cezalarını suçu kabul etmeleri ve sabıkasız olmalarından dolayı 74’er güne indirdi. Hakim 74’er gün hapis cezasını da 1480’er lira adli para cezasına çevirip bu cezayı da beş yıl süre ile erteledi. Polisler 5 yıl içinde aynı suçu işlerse 1480’er lira ceza ödeyecek.

Sanık polis, 60 saatten fazla uykusuz, aç ve yorgun olmasının etkisiyle, kendisine, mesleğe ve teşkilatına yakışmayan bir harekette bulunduğunu, pişman olduğunu söylemişti.

Sanık Mehmet K., ise mavi tişörtlü kişinin olayların başında elindeki sopayı yere atarak devlet büyükleri ve kendisine ağza alınmayacak küfürler ettiğini, bu kişi üzerine yürüyünce copla iki kez vurduğunu, bu sırada yanındaki kadının da elindeki taşları denize attığını gördüğünü, içinde gaz maskesi ve taş bulunduğunu tahmin ettiği sırtındaki çantayı çekmek istediği sırada eline saçlarının geldiğini ileri sürdü.

Mehmet K. üç gündür uykusuz olduklarını, kaldırımlarda yattıklarını, aç kaldıklarını, yüzündeki gaz maskesinin hava almadığını, üzerlerindeki teçhizatların ağır olduğunu anlatmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.