Suudi’nin marifetleri! – Emin ÇÖLAŞAN (SÖZCÜ)

Sevgili okuyucularım, dün ajanslara çok ilginç bir haber düştü. Dünyanın en büyük hırsızları tarafından yönetilen Suudi Arabistan, İslamcı Malezya’ya 681 milyon dolar para göndermiş.

İşin özeti şöyle:

Bu para Malezya Başbakanı Necip Rezak’ın banka hesabına gönderilmiş. Muhalefet partileri bu olayı belgeleyince ortalık birbirine girmiş, Başbakan suçlanmaya başlanmış.

İş o boyuta varmış ki, iktidarın emrinde olan Malezya Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma açmak zorunda kalmış.

Açılan göstermelik soruşturmada şu sonuçlara varılmış:

Suudi Arabistan tarafından gönderilen para doğrudur. Ancak bu para Malezya Başbakanı’nın hesabına kişisel bağış olarak gönderilmiş ve karşılıksız olarak verilmiştir.

Paranın 61 milyon doları kullanılmış ama geri kalan 620 milyon doları Suudi Kraliyet Ailesi’ne iade edilmiştir.

(Söz konusu 61 milyon doların nerede ve hangi amaçla kullanıldığı belli değil. Bu paranın Başbakan’ın kişisel ve siyasal harcamaları için kullanıldığı konusunda çok ciddi kuşkular var.)

Malezya Başsavcısı Muhammet Ali yaptığı açıklamada "Bu konu Başbakan Necip’le Suudi Arabistan Kraliyet Ailesi arasında bir meseledir. Paranın rüşvet olduğu konusunda veya yapılan bir şeyin karşılığı olarak verildiğini gösteren bir kanıt yok" demiş!

Yok artık, bir de rüşvetin belgesi olacaktı!

Bu olay geçen yıl ortaya çıktığında Malezya’da büyük sokak gösterileri yapılmış, Başbakan Necip iddiaları soruşturan önceki başsavcıyı kovmuş, medya üzerinde baskı oluşturan yöntemleri devreye sokmuştu.

Şimdi bir Ortadoğu ülkesi düşünün, binlerce kilometre ötedeki bir Uzakdoğu ülkesine durup dururken 681 milyon dolar para göndermektedir…

Hem de başbakanın kişisel banka hesabına!

Suudi Arabistan ve Katar bunu hep yapıyor.

Ellerinde büyük petrol paraları var. İstedikleri ülkelerin yöneticilerine ve onların yakınlarına acayip miktarlarda para gönderiyorlar.

Sakın yanlış anlamayın, rüşvet değil!

Suudi Arabistan Kralı bundan bir süre önce Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yönettiği TÜRGEV isimli vakfa da para göndermişti.

Kaç para

Bir kalemde tam 100 milyon dolar!

Daha doğrusu, her nedense 99 milyon 999 bin 999 dolar.

Suudi Arabistan Kralı bu parayı durup dururken niçin gönderdi

Babasının hayrına mı, insanlık (!) adına mı, yoksa başka beklentileri olduğu için mi

Bunu bilemiyoruz yani!

Bu "Bağış (!)" Türkiye’de ortaya çıktı, belgelendi ama nedeni açıklanmadı.

Şimdi öğreniyoruz ki aynı tezgah geçen yıl İslamcı Malezya’da kurulmuş, başbakanın hesabına 681 milyon dolar gönderilmiş.

Demek ki Suudi Arabistan birilerini besliyor.

Biliyorsunuz, Tayyipgiller iktidarının şu anda en büyük iki dostu var.

Suudi Arabistan ve Katar.

Tayyipgiller iktidarının aynı zamanda Osmanlıcı olduğunu, Osmanlı hülyalarıyla yaşadığını da biliyorsunuz.

Çelişki işte burada yatıyor.

Çok basitçe anlatayım.

Birinci Dünya Savaşı’nda bugünkü Suudi Arabistan toprakları Osmanlı’nındı. Padişahlar her yıl hac mevsiminde Mekke’ye ve peygamberimizin Medine’deki kabrine en değerli hazinelerden oluşan sürre alayları ve her türlü rüşveti gönderirdi.

Başka bir deyişle, bölge halkını Osmanlı beslerdi.

O bölgede yaşayan, İslam düşmanı Vahabi mezhebinin kurucusu olan Suud sülalesi günün birinde Osmanlı’ya isyan etti.

Lawrence gibi İngiliz ajanlarla yaptığı anlaşmalar sonrasında çil çil altınları cebe koyup Müslüman Mehmetçiği arkadan vurdu, kesti biçti…

Mekke-Medine dahil bütün kutsal toprakları Osmanlı’nın elinden almayı başardı…

Ve İngiltere’nin yardımıyla Suudi Arabistan Krallığı kuruldu.

O sırada petrol gelirleri yoktu. Çöllerde açlığa mahkum ve ilkel bir biçimde yaşıyorlardı.

Sonra petrol para edince zenginleştiler, bu kez ABD ile İsrail’in kucağına oturdular.

Parayı bol bulunca iyice şımardılar.

Şimdi örneğin Malezya’ya 681, Türkiye’de TÜRGEV vakfına 100 milyon dolar parayı karşılıksız gönderiyorlar.

Aslında bunlar sadece iki basit örnek.

Bütün dünyadaki İslamcı rejimleri ve İslamcı teröristleri paraya boğdular.

Benim burada değinmek istediğim konu başka… Bizdeki AKP hükümetlerinin yaman çelişkisi!..

Siz Osmanlıcı olduğunuzu iddia etmiyor musunuz kardeşim..

Osmanlı hayranı değil misiniz

Evet, görüntüde öylesiniz!

Peki bizim atamız Osmanlı’yı, bizim Mehmetçiğimizi Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizlerle işbirliği yapıp arkadan vuran kimdi

Bu Suudiler değil miydi

O halde nasıl oluyor da siz şimdi bu hırsızlarla her konuda işbirliği yapıp para alıyorsunuz

Nasıl oluyor da bu hırsızlar günümüzde sizin en büyük müttefikiniz

Bu sorulara yanıt veremezsiniz, çünkü siz bu çelişkiler içerisinde yaşıyorsunuz ve yaşayacaksınız.

Bu da bizden bir not. Dikkatinize sunulur.

GÖNDEREN : YUSUF ZİYA ÖZBEK

Afganistan, Sudan ve Somali başta olmak üzere dünyanın en yoksul ülkeleri Müslüman olan ülkelerdir. Her kurban bayramı sonrasında Suudi Arabistan’ın yoksul ülkelere gönderdiği et yardımı konusunda tartışmalar çıkar. Ben 2001 yılında Hacı oldum ve araştırmalarım sonunda bu yardım işinin aslında büyük bir kandırmaca olduğunu resmen ispatladım.

Pakistan’da açlık ve yoksulluk çeken Müslümanlar yardım bekliyor. Peki İslam alemi ne yapıyor Mekke’de 3 milyon hacı yüz dolar ödeyip sabah saat 11:00 gibi kurbanlarının kesildiği haberini alıp hacı oluyorlar. Sanki büyük bir ödül almış gibi Mekke’den ayrılıp bir daha arkalarına bile bakmadan gidiyorlar. 3 milyon hacı en az 2 milyon hayvan kesim işlemi en az 4 gün sürer. Çünkü Suudi makamlarının verdiği kağıtta günde 700 bin baş hayvan kesme kapasitesinin olduğu yazılı.

Kesilen hayvanlar nereye gidiyor diye de not düşmüşler. İşte en büyük rezalet burada yatıyor.

Afganistan ve Sudana 10-20 bin baş hayvan yollanırken, Suudi Arabistan’daki fakirlere (Haram Fakiri diye yazmışlar) 300 bin den fazla hayvan dağıtılıyormuş.

Yalan Yalan Yalan…

Dağıtılan hayvanları topladığınızda komik bir rakam çıkıyor. Çoğu zaman 1 milyonu bile bulmuyor. Her şey göstermelik 3-5 frigofrik araçla reklam yapılıyor. Dünyanın bütün bu yoksul ülkelerine en çok giden insanlardan biriyim ve bugüne kadar bu yardımın aldığı ve halka dağıtıldığı yönünde tek bir kelime bile duymadım. Nerede ve kime dağıtıldığı zaten belli bile değil.

Dünyanın en zengin ülkesi Suudi Arabistan’da bu kadar fakir var mı Bir hayvan en az 5 kişi pay edilse 1,5 milyon fakir eder. Bu miktar Pakistan’a gönderilmediğine göre, Suudi Arabistan’da o kadar fakir insan var demektir. Bu yalana kim inanır. Kesilen hayvanların tamamı Avustralya, Kanada, Yeni Zellanda vs gibi Hıristiyan ülkelerden alınıyor. Sanki Müslüman ülkelerde hayvan yetiştirilmiyor. Suudi yöneticilerin Müslüman olduğunu söylemek için bin şahit lazım. Müslüman düşmanı bir Hıristiyan bile Müslümana daha insaflı davranır.

Kutsal adı verilen topraklarda satılan hediyelik eşyaların hiç biri kutsal değil. Kutsal ya da mukaddes olmadığı gibi; tamamı Tayvan, Çin ve Hindistan gibi yine Müslüman olmayan ülkelerden gelen mallar. Başörtüsünün üzerinde bile Made in İndi ya da Chine yazıyor.

Bu arada Kutsal demişken; dünyanın hiçbir kutsal mabedinde insanlar coplanmaz.. diyeceksiniz ki nasıl. Sayfada yerim yok, etrafınızdaki hacılara sorun, onlar iyi bilir. Tavaf yaptıkları sırada Kabe’nin köşesindeki taşı Hacer ül esved i öpmek isteyenlerin Suudi jandarmalar tarafından ölesiye coplandığını da kimse anlatmaz. Çünkü yalakalık diz boyudur. Bazıları o copların bile kutsal olduğunu düşünür.

Yazıklar olsun.

Bunun hesabını soramayan, oraya her yıl gidip kendilerine götürenlere, ağırlayanlara yalakalık ve yağcılık yazıları yazan, Türk halkını bilgilendirmeyen, gözünün önündeki haberi görmeyen, üçüncü sınıf Türk medyasına daha da büyük yazıklar olsun.

Oradaki gerçek yaşam özellikle saklanıyor. Bunların başını da Suudi yalakası, hurafeci ve Atatürk düşmanı Türk gazeteleri ve televizyonları çekiyor.

Türk medyası Mekke ve Cidde’deki alışveriş merkezlerini ve dükkanların raflarını 20 dakika boyunca haber yapıyor.

Ama, alışveriş merkezinin 100 metre yanında 24 saat ışıl ışıl aydınlatılan ünlü Türk Düşmanı, Suudiler için kahraman, İngiliz Arabistanlı Lavrance’ın ihtişamlı bir müze haline getirilmiş evinden söz etmiyor.

İçimden suratlarına tükürmek geliyor. Bana göre esas sorumlular onları oraya gönderen ve gerçek haberleri istemeyen işbirlikçi ve yalak müdürlerdir.

Mekke’nin 10km. dışına çöle giderseniz yüz binlerce baş koyun, keçi ve deve leşi görürsünüz. Ben fotoğraf makinemle çöle gidip rezaleti görüntüledim. Sayfada yer işgal etmesin diye yayınlamıyorum.

Dünyanın geri kalmış ülkelerinden gelen duyarsız toplumları bir kenara bıraktım. Türk hacılardan ve politikacılardan da tık yok. Bir Allahın kulu çıkıp sadece boğazı kesilip kanı akıtılan ve daha sonra çöle kamyonlarla götürülen hayvanlara yönelik bu katliama dur diyen yok. Tam tersine bayramın ikinci gününden itibaren Türk hacılar aralarında para toplayıp dili için deve kestiriyorlar. Şekere vs iyi geliyor diye hayvan kestiriliyor ve gerisi aynen çöle kamyonlarla dökülüyor. Çok şaşıracaksınız ama deve dili Suudi Arabistan’da karaborsada satılıyor.

Ne kadar utanç verici değil mi

Şimdi bunları yazdım diye bu tipler beni işlerine gelmeyenleri yazanları suçladıkları gibi beni de din düşmanı ilan edebilirler.

Gerçekleri saklarsam hacı sayılırım ve Allah kabul etsin derler. Ama saklanan gerçekleri yazarsan din düşmanı yapıverirler.

İŞİN ÖZETİ SUUDİLER TÜRK DÜŞMANLIĞI İLE MEŞHURDUR VE MENFAATİ YOKSA HERHANGİ BİR TÜRK HÜKÜMETİNE SELAM DAHİ VERMEZ. AMA BAKIYORUZ ŞİMDİ TAYYİP BEY SUUD KRALI İLE ÇOK SIKI FIKI. GÜYA SUUD SERMAYESİ TÜRKİYE’YE AKIYORMUŞ. BİZ BİLİYORUZ TÜRKİYE’DE NEREYE AKIYOR O SERMAYELER. BIRAKSINLAR BU İŞLERİ. BUYRUN SUUD’LARIN TÜRK DÜŞMANLIĞI İLE İLGİLİ VİDEO.

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=EssstvSuoPw

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.