Ana sayfa Haberler Politika

AKP’nin tuhaf dostları! Mustafa Akyol, Perinçek – AKP ittifakını yazdı…

akp_nin_tuhaf_dostlari_mustafa_akyol_perincek_akp_ittifakini_yazdi_h121593_dfb6b
“AKP ve Perinçek ittifakının temelinde görüş ortaklığı da var” diyen Akyol, “Perinçek gibiler, kendi hesabına bu tablo içinde fikirlerinde ısrarcı ve prensipli durdu. Burada U dönüşü yapan AKP” tespiti yaptı.

İşte Mustafa Akyol’un Al-Monitor’deki “AKP’nin tuhaf dostları” başlıklı yazısı;
AKP Türkiye’de 13 yıldan fazladır iktidarda. Bu süre zarfında geniş bir muhalefet cephesi, aynı zamanda geniş perspektifte taraftar cephesi kazandı.

Taraftar cephesine yeni katılan bir isim, Türk standartlarına göre de oldukça sıradışı ve uzun yıllar AKP’nin azılı düşmanlarından birisi. Aşırı solcu ve aşırı milliyetçi Vatan Partisi’nin lideri Doğu Perinçek.

Perinçek, dış dünyanın pek yakından tanıdığı bir isim değil.

70’lerde, Türk Maocu hareketin başını çekti, sadece komünist olmayan sağ kesimle değil, solun Leninci tayfası ile de zıt düştü.

80’lerde PKK’yı destekleyen bir çizgisi oldu, derken çıkardığı provokatif mecmuası Aydınlık’la birlikte Kemalist çizgiye kaydı, Türkiye’nin kurucu ideolojisi olarak milliyetçiliği, laikliği ve emperyalizm karşıtlığını savunmaya başladı.

Emperyalizm karşıtlığına manifesto olarak, “Ermeni soykırımı” iddialarının, emperyalistlerin Türkiye’yi zayıflatmak için ortaya attığı yalan olduğunu söyledi. Bu iddiasını İsviçre’ye taşıdı. İsviçre mahkemesi 2007’de “soykırımı inkar” suçundan kendisini mahkum etti. 2015 yılında ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ermenistan’ın avukatlığını medyatik Amal Clooney (George Clooney’in karısı) yapmış olmasına rağmen Perinçek’i suçsuz buldu.

Perinçek, 2008 yılında Ergenekon üyesi olmaktan tutuklandı. Tutuklamaya delil olarak 2007 yılında çıkardığı, ”Haçlı İrtica” kitabında, Türkiye’deki İslamcı tayfayı Haçlı Batı’nın kuklaları olmakla suçlaması ve kitabın bir bölümünde ”AKP hükümeti meşru değildir, darbeyle indirilecektir” başlığını kullanması gösterildi.

Perinçek, 6 yıl hapiste kaldı. 2013’te ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Aradan sadece 4 ay sonra AKP-Gülen hareketi ittifakı siyasi bir savaşa dönüştü ve krizin patlamasından sadece 3 ay sonra, Mart 2014, Perinçek ve diğer Ergenekon sanıkları serbest kaldı. Ergenekoncuların çoğu, gerçek ”Haçlı Reaksiyonerism”in Gülen hareketi olduğuna ve AKP’nin aslında kendi müttefikleri olduğuna inandı.

Perinçek, AKP dünyasına; medya, troller ve hükümet güdümündeki STK’larla yaklaşmaya başladı.

AKP medyasına uzun uzun röportajlar verdi, ”Muhafazakarlarla iyi bir vatansever cephe oluşturduk” lafını etti. ”Biz” derken, Marksistlerin ”sosyalist bilimcileri”ni kastetti.

Bu yakınlaşma, Türk siyasetinin Makyevelist tabiatından kaynaklanıyor. Siyasi kabile savaşlarının olduğu, eski dostlukların düşmanlığa, düşmanlıkların dostluğa dönüşbildiği bir arena burası. Son olarak AKP-Gülen hareketi arasındaki savaş kartlarının yeniden karılmasına, siyasi aktörlerin yeniden pozisyon almasına sebep oldu.

TEMELİNDE GÖRÜŞ ORTAKLIĞI VAR

Ancak, AKP ve Perinçek ittifakının temelinde görüş ortaklığı da var. Perinçek, ”Ulusalcılık” kavramıyla, BM planı olan Kıbrıs’ın birleşmesine ve “açılım” adı altında AB’ye girmek için bir dizi liberal reformlara karşı çıkıyor.

Bir zamanlar, liberallerle dost olan AKP bu reformları dört bir koldan yaparken, kendisinden önceki dönemleri içerde otoriter, dışarda ise paranoyak olarak tanımlıyordu
. Erdoğan, 2010 yılındaki bir konuşmasında, “İktidara geldiğimizde, Türkiye 3 tarafı denizlerle, 4 tarafı da düşmanlarla çevrili bir ülke olarak tanımlanıyordu. Herkes düşman görülüyordu. Her ülkenin Türkiye için kirli planları olduğu, ülkenin etrafının görünmez duvarlarla örülü olduğu söyleniyor, hükümet hata yapsa, suçlu dışarısı oluyordu” dedi.

Bu reformist Erdoğan’dı. Türkiye’yi tabularından ve korkularından kurtarmayı dünyaya güven ve emin bakmayı vaad eden Edoğandı.

Bir zamanlar kendisine hayran olduğum Erdoğan’a desteğim giderek azaldı.

Erdoğan, Gezi Parkı gösterilerini kendisine yönelik uluslararası bir komplo olarak gördü ve bir zamanlar eleştirdiği eski söylemlere sarıldı.”Türkiye içerde ve dışarda düşmanlarla çevrili” dedi, hükümetinin yanlış yaptığını kabul etmedi.

Bu aşırı milliyetçi söylem, her gün AKP medyasında yer aldıkça, Perinçek gibilerin kendisini AKP’ye yakın hissetmesi sürpriz olmadı. Çünkü, AKP yeni söylemiyle, Perinçek’in yıllardan beri dile getirdiği “tam bağımsızlık” fikrinin bir numaralı savunucusu haline gelmişti. “Tam Bağımsızlık” yaklaşımında, başkalarının ne dediğinin ehemmiyeti yok, mesela AB’nin temel hak ve özgürlükler vurgusunu umursayan yok.

PERİNÇEK PRENSİPLİ DURDU, U DÖNÜŞÜ YAPAN AKP OLDU

Perinçek gibiler, kendi hesabına bu tablo içinde fikirlerinde ısrarcı ve prensipli durdu. Burada U dönüşü yapan AKP.

Ancak, şu ikazı da eklemek lazım.

AKP’nin Batı karşıtı söylemi, Rusya’nın uçağını düşürdüğümüz ve Moskova ile soğuk savaşın başladığı krize kadar son sürat devam etti. O zamandan beri, AKP medyası batıya yönelik dilini yumuşattı ve Putin’in Rusya’sını yeni düşman belirledi. Bu geçici bir ayar mı, yoksa daha stratejik bir yaklaşım mı göreceğiz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here