Ana sayfa Haberler Politika

Suay Karaman: HADİ CANIM SEN DE

wvoV7DDoktora almak ile, doktora gitmek arasındaki farkı henüz göremeyen Tayyip Erdoğan, yaptığı her konuşma ile gündemi değiştirme becerisi göstermektedir. Muhalefetin çok silik olduğu parlamentoda AKP hükümetini de dışlayarak yasama, yürütme ve yargı görevlerini Tayyip Erdoğan tek başına yapmaktadır. Yapılan binalara saray diyerek ve külliye adını verdiği yerleşke ile kendisini gerçek bir padişah sanmaktadır. Ama Yüce Divan yollarında, neyin ne olduğunu hep birlikte anlayacaklardır.

Anayasaya bağlı kalacağına namusu ve şerefi üzerine and içen Tayyip Erdoğan,
şimdi anayasadaki yetkiler bana yetmiyor demektedir. Tüm yetkileri kendinde toplamak isteyen ve 12 yıldır sivil darbe yapan Tayyip Erdoğan, şimdi de hükümete doğrudan darbe yapmaktadır. Tayyip Erdoğan, içeriği belli olmayan açılıma, “Amerikan Projesi” diyenler için “bunu ispat ederlerse her şeye varım. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık, bu kadar ağır konuşuyorum” demişti. Ancak bu açılım paketlerinin ABD’nin özel görevlileri tarafından yazıldığı anlaşılmıştı. PKK terör örgütü ile görüşüldüğünün söylenmesi üzerine “kim İmralı’yla bebek katiliyle görüştüğümüzü, pazarlık ettiğimizi söylüyorsa, iddia ediyorsa namerttir, alçaktır, namussuzdur, şerefsizdir, haysiyetsizdir” demişti. Ancak her türlü yalanlamaya karşılık, MİT ile PKK terör örgütünün Oslo’daki ihanet içeren görüşmeleri ortaya çıkarıldı. Ortaya çıkan bütün bu olaylardan sonra, namusunun ve şerefinin düzeyi de belli oldu.

Ergenekon ve Balyoz davalarının savcısı benim diyen Tayyip Erdoğan, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’e zırhlı aracını vermiş ve Fethullah Gülen cemaati için; “Ne istediler de vermedik” diyerek, tüm suçları birlikte yaptıklarını kanıtlamıştır.

17-25 Aralık yolsuzluk günlerini unutturmaya çalışan Tayyip Erdoğan, bu yolsuzluk haftasından sorumlu tuttuğu Fethullah Gülen cemaati için: “bu yapı benim şahsıma, aileme, arkadaşlarıma taarruz eden bir yapı değildir. Bu yapı öncelikle Türkiye’nin ulusal bütünlüğüne taarruz etmiştir. Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların, AYM’nin, bütün komutanların telefonlarını dinlemiştir” demektedir.

Paralel yapı adını verdikleri bu yapıyla kolkola girerek, ülkemizi ihanete varan olayların eşiğine getirenler, terör örgütünün değirmenine su taşıyanlar, ülkeyi sefalete sürükleyenler şimdi kendilerini aklamak istemektedirler. Gerçi yolsuzluğa karışan bakanlarını aklatmışlardır ama bu olayın takipçisi olan toplum; er ya da geç hakettikleri cezaları almasını sağlayacaktır.

İslam dünyasının lideri olmak ve sürekli alkışlanmak için para dağıtan Tayyip Erdoğan, Suriyeli göçmenlere 10 milyar dolar, Afrika ülkelerine 7 milyar dolar, Muhammed Mursi zamanında Mısır’a 3 milyar dolar vermiştir. Ülkemizin paralarını Soma ve Ermenek gibi yerlere harcayacağına, kendi çıkarı için har vurup, harman savurmaktadır. Üstelik çalışanlara, emeklilere ve asgari ücretlilere yapılan komik zam düşünüldüğünde, ülkemizin kaynaklarının boşa tüketildiği görülmektedir.

“Kimse bu ülkede Peygamber Efendimize hakaret edemez” diyen Tayyip Erdoğan;
“Allah’ın tüm vasıflarını kendisinde toplayan bir lider var”, “Peygamber gurura kapıldı biz kapılmadık” , “Hz. İbrahim tabii ki benim, Hz. Muhammed ise en küçük kardeşim” , “Bu Bakara iyi makara” diyen AKP’lilerin saygısızlığını görmemektedir.

Muhtar bile olamaz denilen Tayyip Erdoğan, muhtarlara yaptığı konuşmada, sürekli diktatör diye eleştirdiği İsmet İnönü’nün meşhur sözünü söyledi: “Namuslu insanlar da en az namussuzlar kadar cesur olmalı.” Bizler cesur olduğumuz zaman, Tayyip Erdoğan ve benzerlerinin yeri Yüce Divan olacaktır. Bundan başka Tayyip Erdoğan’ın anımsaması gereken İsmet İnönü’nün “eşkiyanın ne yapacağı belli olmaz” ve “sizi ben ben bile kurtaramam” gibi derin anlamlar içeren sözleri de vardır. Büyük devlet insanı İsmet İnönü’nün Tayyip Erdoğan ile benzerlerinin ülke yönetimi için söyleyeceği son söz şöyledir: Hadi canım sen de…

İLK KURŞUN

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here