İçerik02 TEMMUZ 1993 SİVAS KATLİAMININ 21, YILINDA AHMET ÖZTÜRKTEN ANLAMLI MESAJ

02 TEMMUZ 1993 YILINDA SİVASTA YAKILARAK KATLEDİLEN 33 YAZAR VE İKİ OTEL ÇALIŞANINI RAHMETLE ANIYORUM RUHLARI ŞAD OLSUN.

ALEVİ MEZHEBİNE KARŞI BU DÜŞMANLIK VE NEFRET DOLU GÜNLERİN ORTASINDA ALEVİLİK NEDİR ALEVİ TOPLUMU NASILDIR

ALEVİLİK
Emanet edilenin yoluna baş koyan, haine ve zalime biat etmeyen; Allah, Muhammed, Ali aşıkları.
H.z Muhammed sağlığında Müslümanlara iki emanet bırakmıştır.Biri Kuran-ı Kerim diğeri de;Ehl-i Beyt tir.Kuran-ı Kerim ile eşit tuttuğu Ehl-i Beyt kimlerdi?Damadı ve amcasının oğlu H.z Ali,H.z Ali ile evli olan kızı H.z Fatıma ve torunları Hasan ve Hüseyin idi.
Dördüncü halife olan H.z Alinin halifeliğini kabul etmeyen muaviye, sıffın savaşında kaybedeceğini anlayınca kuran sayfalarını kılıçlara taktırmıştır.Bu durum karşısında H.z Ali ve taraftarları Kuran’a olan saygıları gereği kılıç sallamamışlardır.Savaşın sonucunu belirlemek için hakemler tayin edilmiş olmasına rağmen, hile ile muaviye savaşın galibi ilan edilmiştir.
H.z Ali’nin öldürülmesinin ardından yerine Halife olarak H.z Hasan gelmiştir.Fakat Muaviye H.z Hasan’ın Halifeliğini de tanımayıp savaşmayı tercih etmiştir.Savaşın devamı halinde çok müslüman kanı akacağını gören H.z Hasan,muaviye ile anlaşma yoluna gitmeye kara verdi.Anlaşmaya göre muaviye halife olacak,ölümünden sonra halifelik tekrar H.z Hasan’a,şayet ölmüşse yerine kardeşi H.z Hüseyin geçecekti.Böylece hem Müslümanlar arasındaki kan akma ve istikrarsızlık bitecek,hemde halifelik Ehl-i Beyt soyundan devam edecekti.Fakat muaviye daha ölmeden oğlu yezidi halife ilan ederek anlaşmaya sadık kalmadığını gösterdi.Daha sonrada kerbeleda H.z Hüseyinin ve yakınlarının yezid tarafından katlettirilmesiyle ihanet devam etti.
Bu yaşan olaylar olaylar karşısında İslam içerisinde ayrıştırıcı unsurlar ortaya çıkmıştır.Bir yanda H.z Muhammed’in emanetlerine sahip çıkmak için baş koyanlar,diğer yanda dini şahsi çıkarları için kullanıp iktidar ve egemenlik sağlayanlar.
Orta Asya dan Anadolu ya göç eden Türkler islamı benimsediklerinde bu ayrıştırıcı kutuplar içerisinde kendileri için uygun olanı seçtiler.Ehl-i beyt sevgisi ağır bastı.Zaten asıl olanda buydu.Tarih içerinde bu sevgi tasavvufa dönüştü ve Anadolu da birçok hak aşığı ve ozanlar oluştu.Hacı Bektaşı Veli,Pir Sultan Abdal,Abdal Musa ve niceleri…
Fakat bu Ehli Beyt sevgisi Osmanlı döneminde adına Aleviler yada Kızılbaşlar denilen bu Türkmenlerin sürekli baskı ve zulüm görmesine sebep oldu.Bu baskı ve zulümler Alevileri yani Ali taraftarlarını yolundan,özünden,sözünden vaz geçiremedi.Çünkü onlar için Ehl-i Beyt sevgisi H.z Muhammed’e ve Allah’a uzanan bir yoldu.Tarih boyunca birçok iftiraya ve kıyıma maruz kalmışlardır.
Alevilerde ibadet ne bir siyasi çıkar uğruna,nede cennette sahip olunacak nimetler uğruna yapılmaz.Günah’ı işlesende,yapacağın sevaplarla dengelenir gibi sapkın muhasebeler yapılmaz.Eline,diline,beline sahip olma felsefesi ön plandadır.Zalimliğe ve haksızlığa karşı ise H.z Ali’nin şu sözü önem taşır:Haksızlık önünde eğilmeyiniz,zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.
Aleviler dinini gösteriş için yapmayacak kadar itikatlı ve imanlı,ülkesini ve bağımsızlığını canını verecek kadar da seven mütevazi ve mazlum insanlardır.Alevilerin hiçbir din ve mezheple sorunu olmaz.Muaviye ve yezid gibi dini şahsi çıkarları için kullanıp menfaat elde ederek, egemenlik sağlayanlarla olur.Yarin yanağından gayri her şey ortaktır diyen Alevi düşüncesi, namusuna bağlı olduğu kadar,sofrasındakini karşılıksız paylaşmayı bilenlerdir.
Ülkemiz genelinde cehaletin getirisi olarak Alevilere karşı çeşitli karartma iftiralarla kötü gözle bakılsa da Alevi toplumu içerisinde bulunmayanların bakış açısını değiştirmek maalesef biraz zor olmaktadır.
Sivas katliamında olduğu gibi insanları alevi diye yakmak yobazlık bağnazlıktan başka bir şey değildir. Ülkemizde ve komşu ülkelerde yaşanan kıyımları göz önüne alarak halkımızın duyarlı olmasını ve bu katliamlara karşı dur demesini ve zalimlere karşı dik durması gerektiğini vurguluyorum.
İslam adı altında din kisvesini kullanarak Müslümanların katledilmesi ne dine ne İslam’a ne kitaba nede Allah’ın vasıflarına uymaz .
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının silah ve mühimmat desteği verdiği IŞİD her gün binlerce Türkmen vatandaşını katlederken buna seyirci kalan Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarda bu kıyıma ortaklardır.
Hukukun tekele alındığı bir ülkede dinin ticaret haline dönüştürüldüğü bir ülkede katliamlara destek verilen bir ülke de bir Başbakan düşünün çıkıp Ramazan kutlaması yapabiliyorsa o ülkede insanlık bitmiş yerini menfaat çıkar almıştır.

 
ZALİMLERİN İKTİDARI MAZLUMLARIN SIRTINDA YÜKSELİR. MAZLUM OLMA TÜRKİYE ZALİMLERE BOYUN EĞME.
UTANMASI OLMAYAN YÜZÜ KIZARMAYAN BASİRETSİZ İKTİDAR VE YANDAŞLARI HIRSIZLIKLARINI ZALİMLİKLERİNİ DİN İLE ÖRTMEYE ÇALIŞIRKEN BİR TARAFTAN MÜSLÜMANLARIN KATLEDİLMESİNE ORTAK OLUYORLAR BU KIYIMA DUR DE ..

UYUMA TÜRKİYE UYAN
VATAN HAİNİNDEN ,HIRSIZDAN ,ZALİMDEN, CUMHURBAŞKANI OLMAZ.

AHMET ÖZTÜRK USTA

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.