BÜYÜYÜNCE HIRSIZ OLACAĞIM…

    Yıllardır soyulduğumuzu bizim kuşak ve çocuklarımız biliyor, kanıksadı ve de anlıyor…

    Ama son günlerde yaşadığımız, böylesi rezaleti, dünya güzeli torunlarımıza, çocuklarımıza nasıl anlatacağız?

    Çocuk ve Torunlarımızın taze beyinlerini, her gün haber bülteni gibi ortaya çıkan ve özellik ülkeyi idare eden iktidarın başı ile oğlu arasında geçen konuşmaları nasıl izah ve ikna edeceğiz?

    Mitingleri gören Torun, saf saf soruyor, bu abilere, amcalara, neden Hırsız diye bağırıyorlar?

    Kim hırsız dede?

    Hırsızlık iyi bir şey mi?

    Ne diyeceğiz, nasıl izah edeceğiz?

    Valla ben mal mal bakıyorum, torunun yüzüne…

    Bazen araya laf sokuşturuyorum.

    Nasıl derim, Devleti yöneten, başbakan, bakanlar için söylüyorlar…

    Mal gibi bakıyoruz torunların yüzüne!

    Ne diyeceğiz yani?

    Başbakan’a, bakanlara “Hırsız” diyorlar desen, bu kez başbakan ya da bakanlar kim diyecek!

    Hatta maden bunlar hırsız niye seçtiniz bu adamları soracaklar!

    Bazen, torunlara, kardeşinin hakkını yeme “Haramdır” demiş isek siz o zaman seyreyleyin gümbürtüyü…

    Hani dede, hak yemek günahtı!

    Eee biz Müslüman değil miyiz?

    Bu amcalar, Müslüman değil mi?

    Müslümanlıkta, insanı boğazlamak var mı?

    Müslüman öldürdüğü, insanın kalbini, çıkarıp yer mi?

    Sorular sorular…

    Hadi izah edin bakalım…

    Müslümanlıkta, Kul hakkını yemenin günah olduğunu…

    Müslüman olanın, ”yalan” söylemeyeceğini…

    İftira atamayacağını…

    İnsanların başlarının kesilemeyeceğini, kalbinin çıkarılıp yenilemeyeceğini!.

    Tüm bunlar nerede oluyor!

    Bir üfürümlük komşumuz Suriye de!

    Kimin destek ve himmetleriyle, öldürülüyor, sakat bırakılıyor?

    Ya Irak,

    Afganistan?

    Geçtik,

    Ergenekon, Balyoz, Şike ve benzerleri davalarında, iftira atarak yaşlı, günahsız, hasta insanları, utanmadan sıkılmadan zindanlarda çürütmeleri hangi, insanlığa, Müslümanlığa sığar acaba?

    Geçmişte ülkemizde, “Allah emiri etti” diyerek, kadın erkek, çoluk çocuk demeden diri diri ”Domuz bağı” ile bağlanıp öldürülmeleri

    Sivas, Madımak da insanların diri diri yakılmaları!

    Ve

    Katilin, Hırsızın, uğursuzun, baş tacı edildiği ülkemizde olanları nasıl geleceğimiz çocuklarımıza anlatılacak?

    Hadi anlattık var sayalım, bu pislikleri ve pişkinlikleri, o gencecik beyinlerin ikna olma imkânı olacak mı?

    Hem, Müslüman, hem hırsız!

    Hem Müslüman hem katil!

    Hem Müslüman- dindar, hem iftiracı…

    Hem Müslüman, hem it osurdukça yalan söyleyen kocaman kocaman, adamlar!

    Üstelik bunlar, Bakan, Başbakan…

    Üstelik her gün, her saat TV ekranlarında, milleti gözü önünde, gözlerinin içine baka baka, bas bas arsızca bağırarak hırsızlıklarını, arsızlıklarını aldırmadan mideleri bulandırıp kafaları karıştırıyorlar…

    İnanın TV ekranlarda bunları gördükçe kusasım geliyor…

    Bizim torun bile,

    Özellikle İktidardan kimi görüyorsa, ”Dede Hırsız vaa hırsız” diye bağırıp, TV ‘yi kapatmamı ya da kanal değiştirmemi istiyor…

    Torun bu feryadını görünce çocukluğum aklıma geliyor…

    Bırakın, evleri soyan hırsızı falan, Okulda silgimizi, kalemimizi çalan kişiyi, merak edip kendisine ait olmayan, eşyaları nasıl aldığını merak ederdik!

    Hele anne, baba ya da yakınlarımız “oku”,” it uğursuz, hırsız, olma diye sık tembihlemeleri, sürek hırsız hakkında söylemleri o çocuk beynimizde fırtınalar yaratırdı…

    Hapishanelerin önünden geçerken içindekileri merak edince aklımıza, ilk olarak “hırsızlar” gelirdi!

    Zira anamız babamız, öğretmenlerimiz, din öğretilerimiz, bide hep “Kul hakkı yemeğin, Kul hakkı ile Allah huzuruna, kabul edilmezsiniz…

    Ya sizin olmayan yani hakkınız olmayan şeyleri almayın…

    Yalan söylemeyin, iftira atmayın diye sürekli ikaz ederlerdi bizleri!

    BAŞTAKİ HIRSIZLARI NASIL ANLATACAĞİZ!

    Başbakan “baş çalan” olmuş diye ekranlarından muhalefet bas bas bağırıyor…

    Gün geçmiyor ki, hırsızlık, yolsuzluk tapeleri gün yüzü çıkmıyor olsun…

    TV ekranlarında, din iman deyip, evindeki paraları, bir günde eritemeyen, bir iktidarın başı, utanmadan sıkılmadan insanların önüne çıkıp nutuk atmasını gördükçe, inanın bugünkü neslin geleceğini düşünmek istemiyorum.

    ÇOCUKLAR,

    BÜYÜYÜNCE HIRSIZ OLACAM!

    Ne yapsın çocuk!

    TV ekranlarında ”Hırsız, Yalancı “ dediklerimizi alkışlıyoruz!

    Hırsız dediklerimiz, okullar, devlet dairelerinin giriş kapılarında boy boy resimleri sergilendiğini görüyorlar…

    Geçenlerde bir dostum 4 yaşındaki torununa sormuş büyüyünce ne olacaksın diye?

    Çocuk hiç duraklamadan, “Hırsız “ demiş.

    Yalakaların yandaşların, satılmış liboş güruhun,

    Rüşvetçilerin, hırsızların evlerinde, dolarları, para sayma makinelerini, Ayakkabı kutularına konulmuş milyon avroları ya da dolarları, görmelerine rağmen “görmüyoruz, duymuyoruz “ ya da “doğru da olsa inanmayız “gibi adi ve şerefsizce konuşmaları karşısında biz büyükler donup kalırken, o küçük beyinlerin ruh halini, geleceği nasıl düşündüklerin birileri nasıl izah eder?

    Minik beyinler haksız mı “büyüyünce hırsız olacam” demeleri…

    AKP iktidar ve onun başı ile cemaat denilen iblislerin, bu günü bırakın, geleceğin neslini geleceğini nasıl kararttığını insan olan düşünmek bile istemiyor…

    Bu nesli beğenmeyen hödüklere, iblislere, gelecek nesil “kapak” olsun…

    BİR CEVAP BIRAK

    Please enter your comment!
    Please enter your name here