İslâm alemi ile Hıristiyan aleminin ittifak ve diyaloğuna ne hacet!.. Müslümanlar birbirini kesmeye başlamış, İslâm içinde ittifak arayışı hasıl olmuş… Öyle ki, Anayasa Mahkemesi Haşim Kılıç bile, “Bu Müslümanlıksa ben Müslüman değilim” demeye başlamış…

1379884_635639403143734_1834752645_n

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise hala “medeniyetler ittifakı” peşinde. Dün, eş başkanlıklarını Türkiye ile İspanya’nın yaptığı Medeniyetler İttifakı Dostlar Grubu toplantısına katılıp, ittifakın giderek genişleyen bir yelpazede etkin bir işlev gösterdiğini ve tüm dünyada hoşgörü ve anlayışın yerleşmesi için önemli bir rol üstlendiğini anlatmış. Stratejik plan sayesinde bu faaliyetlerin daha da gelişeceğini kaydedip, “Türkiye olarak Medeniyetler İttifakı Sekretaryası’na önümüzdeki yıl da 1 milyon dolarlık katkı yapacağımızı” açıklamış.

Şu “1 milyon dolar katkı” işine takıldım. Neden mi?

Çünkü İspanya ekonomik krize girince Zapatero gidip, yerine Rajoy geldiğinde daha seçim kampanyası sırasında kelimesi kelimesine şunu söyledi:

“Atayacağım Dışişleri Bakanı refah ve istihdam oluşturmak için İspanya’nın ekonomik menfaatleriyle ilgilenecek. Daha az Medeniyetler İttifakı, daha fazla İspanya menfaatleri.”

Rajoy, iktidara gelmeleri halinde İspanya’nın Medeniyetler İttifakı’na yaptığı finansal katkıyı kesecekleri sözünü de verdi.

Eş başkanın biri, “Para mara yok” diyor, diğeri 1 milyon dolar bahşediyor.

Alemin bonkörü ve enayisi biz miyiz?

Müyesser Yıldız

 

Müyesser’in Not Defterinden