‘Bir kaç yüz kişinin ölmesinin zararı yok’ diyen papaza ne denir?

 

Avrupa Kamuoyu Mısır konusunda tek taraflı bilgilendirilmeye devam edilmekte.

Geçen gün Almanya İkinci Televizyonu ZDF’in haber programına Mısır’dan canlı bağlanan simsiyah klasik giysileriyle karşımıza çıkan bir papaz “Mısır Ordusu ve polisi çok sorumlu davranmaktalar” diyerek “katliamı masumlaştırmaya ve meşrulaştırmaya” çalışmaktaydı.

Mısır’da görev yapmakta olan bu Alman papaz daha da ileri giderek “bir kaç yüz kişinin ölmesi o kadar önemli değil” derken sanırım benim gibi televizyonlarının başında oturan çok sayıda insan da bu papaza “lanet okumaktaydı”. Bir “din adamı” olarak karşımıza çıkan bu “papaz kılıklı” şahıs bağlı kaldığı tüm süre boyunca “darbeyi savundu”. Hem de öyle kelimeler seçiyorduki biz izleyenler bu adamı “hangi Haçlı Seferi sırasında Mısır’da unutmuşlar” diye düşünmek zorunda kalıyorduk.

Bu “papaz kılıklı” adamı maalesef milyonlarca izleyici takip etti. Hatta üzerinde din adamı giysileri olduğu ve de bir papaz olarak tanıtıldığı için çok sayıda hristiyan da onun anlattıklarına inandı. Bu “papaz kılıklı’nın” anlattığına göre Mısır’da Mısır Ordusu Mısır’ı “islamistlerden korumaktaydı”. Ordu ve polis kesinlikle çok “sorumlu” davranıyorlar ama maalesef saldırıya uğruyorlardı.

Almanya’da en can alıcı haber saatinde “öyle bir kirli propaganda” yaptıki “kiliseye” yönelik hiç bir ön yargısı olmayan ben bile “bunun bir tesadüf olmadığından” emin hale geldim.

Hakikaten bu “papaz kılıklı” Mısır’da ne arıyordu?

Mısır’daki görevi neydi?

Onu hangi kilise bu “yobaz kafa yapısı ile” orada görevlendirme sorumsuzluğunda bulunmuştu?

Ya da özellikle bu tarz “papaz kılıklılar” mı Mısır’da görevlendirilmekteler?

Bu soruların cevabını çok merak ediyorum ve araştırmaya da başladım.

Bir başka soru ise “koskoca Mısır’da canlı yayına bağlamak için başka birini bulmak mümkün değil miydi?”.

Mısır’da insanların ordu ve polis tarafında katledildikleri bir günün akşamı canlı yayına “papaz kılıklı” bu adamı çıkaranlar eminimki onunla yayın öncesi konuşmuş ve ne kadar “sapık” görüşleri olduğunu duymuşlardı. Buna rağmen bu şahsı niye çıkardılar?

Katledilenlerin cesetleri üstüste yığılırken, tank paletlerinin ezdiği insanların “korkunç” resimleri sosyal medyada nefretle izlenirken ve Almanya’da yaşamakta olan ve de televizyon vergileri ödeyen müslümanlar “kaygıyla” Mısır’da olanları izlerken onlara bu “papaz kılıklıyı” izletmek sorumlu bir yayıncılık olmadı!

Maalesef AB ülkelerinde kamuoyu bu tarz “kirli propagandanın” etkisinde kalmakta.

Mısır’ı (belki de yakın tarihimizde bir başka örneği olmayan şekilde) kana bulayan darbeciler AB ülkelerindeki “tek yanlı” kasıtlı “bilgilendirmeye”göre Mısır’ı “islamistlerden” korumaktalar. Oysa Mısır’a en büyük zararı veren bu darbeciler.

AB ve tek, tek AB ülkeleri son günlerde yaptıkları tüm “kınama açıklamalarına” rağmen inandırıcı değiller artık.

Mısır’daki vahşeti hala seyretmekteler.

Bundan sonra “vatandaşlarının (yani turistlerin) Mısır’a gitmemesi” açıklamaları ya da Mısır ile tüm ekonomik ilişkilerini “durdurma amaçlı girişimlerde” bulunacaklarını duyurmaları biraz “dostlar alış verişte görsün” havasında.

Bugüne kadar Mısır’da demokrasinin yok edilmesine ve binlerce insanın katline karşı tek “insanlık adına örnek tavır alan” ülke Türkiye!

Avrupa’da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak Türkiye’nin bu “onurlu duruşu” ile ne kadar “gurur duysak” azdır!

Avrupa Parlamentosu’nun “demokrasi, insan hakları, insanların can güvenliği ve Akdeniz’de demokrasinin yayılması” doğrultusunda bugüne kadar aldığı binlerce sayfalık yüzlerce kararın “ne değeri var?” eğer aynı kurum sadece seyrediyorsa?

Avrupa Birliği Komisyonu temsilcileri her gördükleri miktofonun önünde “demokrasi ve insan hakları dersi vermeye bayılmaktalar”. Ama Mısır’da AB’nin “burnunun dibinde” ve “AB için çok önemli bir ülkede” müslümanları katleden darbeciler “kendilerini Avrupa’ya yakın” diye tanımlayarak cinayetlerini işlerken AB’nin “kınayan ve boş çağrılar yapan” basın açıklamaları büyük bir hayal kırıklığı!

AB’de belli bir kesim Mısır’da olanlardan dolayı “memnun”. Bunu da biliyoruz.

İslam Dini, müslümanlar ve hatta “her geçen gün güçlenen” Türkiye söz konusu olduğunda “uykuları kaçan” Avrupa’yı “sadece hristiyanların kıtası” olarak pazarlayan “yobaz” kesimler Darbeci Sisi “başarılı” olsun diye “dua ediyorlar”. Yazımın başında dile getirdiğim “papaz kılıklı” işte onların düşüncelerini “açık konuşanlardan” biriydi.

Mısır’da olanlar AB için de bir “turnusol kağıdı” konumunda.

“Papaz kılıklı” gibi olanlar sadece “kendilerinin formatladığı müslümanlara” tahammül edebilmekteler.

AB’de demokrasiye, insan haklarına, din özgürlüğüne ve insanların eşitliğine gerçekten inananlar ise seslerini daha çok çıkarmak ve tavır almak zorundalar.

Eğer miting alanlarında sadece Türkiye kökenli insanlarımız çoğunluğu oluşturuyor ve Mısır’da demokrasiyi savunuyor ve de darbeyi lanetliyorsa bu durumdan ders çıkarması gereken milyonlarca AB vatandaşı demokratlar daha fazla geç kalmamalılar.

AB, Avrupa kıtasında yaşamakta olan müslümanların gözünde daha fazla inandırıcılığı yitirmemeli. Bu “barış içinde ve eşit koşullarda birlikte yaşamamız için” çok önemli!

Avrupa Kıtası geçmişte “papaz kılıkların” desteklediği diktatörlerden yeterince çekti. En azında  geçmişten çıkarılan dersler Mısır’da atılacak doğru adımlara yön verebilmeli!