Izel Rozentalİzel Rozental, “Türk’üm demek Yahudi’yim demekten daha kolay geliyor” diyerek TC vatandaşlarına Türk Milleti/Ulusu denmesinin uygun olduğunu söyledi.

Bianet’in haberine göre karikatürist ve yazar İzel Rozental, Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan ve aynı siyasi coğrafyayı paylaşan TC vatandaşlarına Türk Milleti/Ulusu denmesinin uygun olduğunu söyledi.

Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundukları kısmi anayasa taslaklarını “anadil”, “laiklik” ve “vatandaşlık tanımı” üzerinden Rozental’a sorduk.

Vatandaşlık tanımı konusunda farklı görüşler var. AKP Türk milleti tanımını, CHP Türk ulusu tanımını kullanırken BDP Türkiye Halkı” diyor. Sizce vatandaşlık tanımı nasıl olmalı?

Çok zor bir soru! Ben Yahudiyim. Adımdan dolayı “nesin?” diye sorulduğunda tek çırpıda “Türk’üm” diyorum. İtiraf edeyim, Türk’üm demek Yahudi’yim demekten daha kolay geliyor bana. Aslımla ilgili daha ayrıntılı sorularıysa “Türkiyeliyim” diye cevaplandırmıyorum. Onun yerine “Kökenleri Doğu Avrupa ve İspanya’ya dayanan İstanbullu bir Yahudi ailesinin çocuğuyum” diyebiliyorum. Altmış kusur yıldır bu böyle gidiyor…

Belki de ta ilkokul yıllarımda her sabah söyletilen “Türk’üm,  doğruyum, çalışkanım… ” ezberinden kaynaklı? Aslında Türkiye’den yıllarca önce göçmüş olan Tel-Avivli Yahudi Cako da, Atinalı Rum Niko da bugün hâlâ (hatta ikinci ve üçüncü kuşak bile) kendisini rahatlıkla Türk (Turko) olarak tanımlayabiliyor. Demek ki etnik köken “Türk” üst kimliği altında buluşmaya o kadar da engel değil. Ama öte yandan bir Kürt’ün, ya da Ermeni’nin bu tarife uymadığının farkındayım. Herkesi aynı potada eritemezsiniz! O zaman akla şu soru geliyor: Türk kimdir? Kimler Türk tanımına giriyor, kimler girmiyor? Şayet özel bir Türk tanımı varsa ve de TC Vatandaşlığını üst kimlik olarak kabul edecek olursak – ki doğal olanı da zaten bu – Türk’ü de, Kürt’ü de, Yahudisi de, Ermenisi de bu şemsiyenin altına girer. Zaten TC’nin açılımı da Türk Cumhuriyeti değil, Türkiye Cumhuriyeti’dir. O halde hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız.

Ulus ile millet arasındaki farkı bilmiyorum. Ancak “Türkiye Halkı” kavramını sorunlu buluyorum. Yahudi Halkı, Ermeni Halkı, Karadeniz halkı,  Kadıköy halkı, ada halkı, ev/apartman halkına kadar indirgeyebilirim halk kavramını. Şayet bu toplumsal tanımlamalar kabul görüyorsa “Türkiye’nin halkları” ifadesi elbette kullanılabilir ama genel olarak Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan ve aynı siyasi coğrafyayı paylaşan TC vatandaşlarına Türk Milleti/Ulusu denmesi bana daha doğru geliyor.

Anadil meselesinde AKP-BDP resmi dil Türkçe dedi. Ancak BDP, farklı bölgelerde farklı dillerin de 2. resmi dil olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyor. CHP ise resmi dil Türkçe yerine Devletin dili Türkçe diyor. Sizce anadil meselesi nasıl olmalı?

Resmi dil, tek ve Türkçe olmalı. Devletin dili, dini, ahlakı gibi kavramları anlamakta güçlük çekiyorum. Bölgesel ve yerel, çeşitli etnik köklerden günümüze gelen farklı diller millet için kültürel zenginliktir, korunmalı ve desteklenmelidir. Şayet farklı bölgelerde ağırlıklı olarak farklı diller konuşuluyorsa, resmi dilin Türkçe olması ve Türkçe eğitiminin verilmesi koşuluyla o dillerin de sağlıklı olarak yaşamaları ve gelişmeleri için yasal kolaylıklar ve uygun koşullar sağlanmalı.

AKP, CHP, BDP laiklik ve inançözgürlüğüne taslaklarda yer verdi. Sizce anayasada nasıl bir laiklik ve inançözgürlüğü olmalı?

Laiklik kavramı tartışılmıyor herhalde? İnanç özgürlüğünden kasıt Düşünce ve Vicdan Özgrlüğü ise elbette güvence altına alınmalı. Devlet, vatandaşının her tür inanç ve kanaatine eşit mesafede durmalı. Zaten laiklik kavramı bunu zorunlu kılıyor. Laik Devlet, hiçbir vatandaşının dini inancına mensubiyet duymadan onun bu inançları özgürce yaşamasına yardım etmeli, din eğitimini denetim ve gözetim altına alırken bu prensibi ilke edinmeli.

Aslında mevcut Anayasamızın 24. Maddesi , üçüncü paragraftaki din eğitiminin zorunlu okutulması kısmı dışında, bütün beklentileri karşılıyor gibi.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.