Amerika’ya Nereden Geldiler?

388447_505489529515050_1490803053_n

“White Man”(Soluk Benizli) Yerli Amerikan Kızılderilileri’nin ülkesini 1492 de işgal edip,sonradan Amerika denen kıtaya yerleşmeden önce,onların hayatı güzelliklerle doluydu.
“Soluk Benizli”ler Amerika’ya ayak bastığında bu toprakların asırlardan beri asıl sahibi olan Yerlilerle karşılaştılar. Kendilerine göre daha koyu ve güneşten yanmış düzgün bir cilde sahip olan Yerlileri gören Avrupalı “Soluk Benizli”ler, ilk defa karşılaştıkları bu Yerlileri derilerinin renginden dolayı “Red Man” ve “Red Skin”(Kızılderili) olarak adlandırdılar. Oysa, Amerikan Yerlileri kendilerinin asla “Kızılderili” olarak çağrılmasını istemiyorlar.

Bu topraklara Avrupa’dan gelen “Beyazlar”ı kendi evlerinde misafir eden, kışlık yiyeceklerini onlarla paylaşan ve sonunda misafirlerinin saldırısına uğrayarak topraklarını kaybeden bu Yerliler, sonradan adına Amerika denen bu kıtaya nereden gelmişlerdi?

Amerikan Yerli kabilerinin asıl kaynağı ile ilgili bilimsel araştırmalar ve münakaşalar özellikle son yıllarda giderek yaygınlaştı ve önem kazandı. Bu konularda araştırmalarını sürdüren bağımsız uzmanlar, Bering Boğazı’nın her iki yakasında, Sibirya, Alaska ve Alaska’nın Güneyinde bulunan insan kemikleri ve toprakta varlığını koruyan insan yağı kalıntıları üzerinde yaptıkları “gen” araştırmalarının sonunda, Asya ve Amerika kıtalarında zamanında yaşamış bu insanların birbirleriyle yakın akraba olduklarını kesin bilimsel delilerle tespit ettiler. Amerika’ya Avrupa üzerinden gelmiş insanların soyundan olan bilim adamları bulunan ve gün ışığına çıkarılan bu gerçeklere sırt çevirmekte ve bu tutumlarından vazgeçmemekte şimdilik ısrar ediyorlar.

Yapılan kazılarda elde edilen fiziki deliler,kesinlikle Asya’dan Amerika kıtasına Bering Boğazı üzerinden büyük göçlerin olduğunu ortaya koyuyor.

Alaska’nın batısında Aleutian (ana uut – Ana Uç) adaları, Pasifik Okyanusunun sularının kapsadığı bir bölgede Asya topraklarına doğru bir şehadet parmağı gibi uzanır. Binlerce kilometrelik bir okyanus sahasını kapsayan bu adaların Asya’daki doğma ana topraklarından koparak Kuzey Amerika’ya doğru göç etmeye başlayan Asyalı kavimlere “atlama taşı” olduğu Amerikan Yerlilerinin nereden,1492’den sonra Amerika adını alan bu kıtaya geldiğini araştıran bilim adamlarının kafasını meşgul etmektedir.

Sosyal ve fiziki antropologlar Aleutian (Ana Uut-Ana Uç) adlanan bu adalar dizisinin,Kuzey Amerika’ya göç etmelerinde,Asya’dan Doğu ve Kuzey Doğuya göç için yönelen kabileler ve topluluklar tarafından bir durak ve dinlenme yeri olarak kullanıldığı fikrinde ısrar ediyorlar. İlk önce bir adadan başlayarak diğerine geçip,orada bir müddet dinlenip,enerji toplayan,daha uzun ve zor bir yolculuk için noksanlarını tamamlayan bu Asyalı kavimler,bulundukları yerden daha doğuda yer alan başka bir adaya geçerek,”Şehadet Parmağı”na benzeyen bu adalardan Amerika kıtasına geçerken atlama taşı olarak yararlanmışlardır.


Doğma yurtlarından koparak devamlı olarak Doğuya doğru hareket eden bu kavimlerin geride bıraktıkları ölülerinin kalıntılarından, onların kullandıkları alet ve eşyalardan, yedikleri gıda ve yiyeceklerin artıklarından, elbise ve giyim kuşamlarından geride kalan parçalarından, canlı olarak Amerika kıtasına geçenlerin yaratmış oldukları topluluğun özelliklerinden ve insanların fiziki yapısından göç eden bu insanların Asya’nın hangi bölgesinden olduklarını bilimsel araştırmalar açıkça ortaya koymaktadır.

Bulunan bu fiziki delilere ilave olarak bir de onların gelirken kendileriyle beraber getirdikleri şifahi hal edebiyatı örneklerinden destanları,halk masalları,efsaneleri ve diğer folklor numunelerini ekleyince durum, daha da berrraklaşmaktadır. Bugün Kuzey Amerika’da, özellikle Bering Boğazı etrafında ve Alaska’nın güneyinde, Kayalık Dağlarıın takip eden bölgelerde yaşayan Kızılderili kabileleri arasından derlenen folklor numunelerinin, Orta Asya ve bu bölgenin Kuzey Doğusundaki kavimler ve topluluklar arasında yaşadığının tespit edilmesi,dünyanın konu ile ilgili uzman ve araştırmacıları tarafından oldukça ciddi deliller kabul edilmektedir.

Asya’dan Amerika kıtasına geçen bu insanlara ait fiziki deliller kesinlikle buludu be gün ışığına çıkarıldı. Bu fiziki delillere bir de onların gelirken hafızalarında yaşatarak getirdikleri ve genç nesillere öğreterek,şifahi halk edebiyatının örneklerinden destanları, halk masalları, efsaneleri ve diğer folklorik ürünlerini bu listeye ekleyince durum ciddileşiyor ve manzara tamamen değişiyor. Kuzey Amerika’da özellikle Bering Boğazının her iki yakasında yaşayan ve Güneye doğru kayan ve Kayalık Dağlarını (Rocky Mountains) güneye doğru takip eden bölgelerde yaşayan Yerli kabileler arasında derlenen folklor numunelerinin Orta Asya ve Orta Asya’nın Kuzey-Doğusundaki Türk soylu insanların arasında da yaşadığının tespit edilmesi ,dünyanın bu konu ile ilgili uzman ve araştırmacıları tarafından paha biçilemez deliller olarak nitelenmektedir.
(Alıntıdır.)

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.