Milli geliri kadar yardım isteyen Kıbrıs Euro krizinin yeni odağı oldu. Ada devletinin iflas ettirilmemesi ağır şartlara bağlandı.

DW.DE

Kıbrıs’ı kara para mı batırdı?

Güney Kıbrıs, 17,5 milyar euro yardım alabilmek için uluslararası kreditörlerle pazarlık ediyor. Bu meblağ, ada cumhuriyetinin milli gelirini aşıyor. (03.12.2012)

Kıbrıs da AB’nin kapısını çaldı

Euro krizinin odaklarına sonunda Kıbrıs Rum kesimi de eklendi. Küçük Avrupa Birliği ülkesi ödeme yapamama tehlikesiyle burun buruna geldi. Rum yönetimi, aylar önce ortaklarına yaptığı yardım çağrısına hâlâ cevap bekliyor. Kıbrıs’ın borç tıraşıyla kurtarılması kesinleşmiş değil. Alman siyasetçileri yardım paketine karşı çıkarken Avrupa Merkez Bankası Direktörler Kurulu’nun Alman üyesi Jörg Asmussen de borçtan arındırmaya soğuk bakıyor.

Euro krizinin dinmesine bağlanan umutlar yanıltıcı olabilir. Yunanistan şimdilik istikrara kavuşur gibi görünürken krizin odağına bu kez de Kıbrıs Rum kesimi yerleşti. Kıbrıs aslında çoktan iflas etmiş durumda. Emeklilik fonlarının hükümete para aktarması sayesinde ayakta durabiliyor.

Rum yönetimi bundan altı ay önce euro istikrar fonundan yardım talebinde bulunmuştu. Pazarlığın bu kadar uzamasına öfkelenen Devlet Başkanı Dimitris Hristofyas son AB zirvesinde durumlarının hiç de iyi olmadığını, hayal kırıklığına uğratıldıklarını söylüyordu.

Kıbrıs bankacılığı hedefte

Ancak hayal kırıklığının karşılıklı olduğunu da teslim etmek gerek. Euro Bölgesi ülkeleri Kıbrıs’ın reformları sürüncemede bırakmasından şikâyetçiler. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble son Euro Grubu buluşmasında Rum yönetimini harekete geçmeye çağırmıştı. Schaeuble, herkesin ve öncelikle de Kıbrıs’ın daha birçok konuya açıklık getirilmesi gerektiğinin ve sorunların üstesinden gelmenin alternatifsizliğinden haberdar olması gerektiğini söylüyordu.

Rum yönetimi, ortaklarından 17,5 milyar euroluk acil yardım kredisi talep etti. Bu meblağ ilk bakışta, şimdiye kadarki kurtarma operasyonlarının yanında devede kulak kalıyor. Ancak Rum kesiminin gayri safi yurtiçi hâsılasına da eşit. Bu bakımdan Kıbrıs, Euro Bölgesi’nin borç rekortmeni sayılıyor.

 Rum yönetimi euro istikrar fonundan yardım talebinde bulunmuştu.

Asıl sorun Kıbrıs’ın malî rejiminden kaynaklanıyor. Rum kesimi yabancı sermayeyi ülkeye çekebilmek için işletme vergisini ve malî denetlemeleri son derece düşük tutuyor. Yabancı sermayenin büyük bölümünün Rusya’dan gelmesini Almanya Maliye Bakanı da yadırgıyor. Wolfgang Rusya ile Kıbrıs’ın karşılıklı yatırımlarının yüksekliğine işaretle bu hususa mutlakla açıklık getirilmesi gerektiğini söylüyor.

Kıbrıs aynı zamanda kara para aklamada adı en çok geçen ülkeler arasında da yer alıyor. Bu yüzden ortakları Rum yönetiminden yardım karşılığında mutlak malî şeffaflık ve vergi politikasında işbirliği talep ediyor.

Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin bütçe politikası sözcüsü Carsten Schneider, “Kıbrıs’ta yatan sermaye kurtarma planına katılmadığı takdirde Euro İstikrar Fonu yardım için devreye giremez. Kıbrıs bankalarındaki Rus kara parasını Alman vergi mükellefinin kurtarmasına izin vermeyiz” şeklindeki sözleriyle Rum yönetimine adeta rest çekti.

Kurtarmanın şartları

Şartlar arasında bankacılık branşının küçültülmesinin de bulunduğunu belirten Almanya Maliye Bakanı Schaeuble, Kıbrıs bankalarının kapalı kutu olmaktan çıkartılmasını, bankalardan kimlerin alacaklı olduğunu ve bu branşın sağlığa kavuşturulmasına nasıl ortak edilebileceklerini de bilmek istiyor.

Uluslararası Para Fonu, Kıbrıs’ı kurtarma operasyonuna katılmak için borç tıraşını şart koşuyor. Euro Bölgesi ülkeleri ise, Yunanistan’ın bir istisna olduğunu ve borç affının bundan böyle söz konusu edilemeyeceğini belirtiyorlar. Euro Bölgesi finans piyasasının binbir güçle kazanılan itimadını tamamen kaybetmekten çekindiği için borç affını reddediyor. Başta Almanya olmak üzere ortakları Uluslararası Para Fonu olmadan Kıbrıs’ı kurtarma paketi hazırlamayı kabul etmiyorlar. Avrupa Merkez Bankası Direktörler Kurulu’nun Alman üyesi Jörg Asmussen özel sektörün bundan böyle borç affında yer almayacağını resmen ilan ettiklerini şöyle hatırlattı: “Borç tıraşı şimdilik söz konusu değil. Elimizde bankaların taze para ihtiyacıyla ilgili kesin rakam yok. Ülkenin yardım ihtiyacı ve borç ödeme gücü ancak ocak ayı ortalarında belli olacak.”

Ocak ayında uzlaşma sağlanamazsa Kıbrıs’ın iflas bayrağını açan ilk Euro ülkesi olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Martin Bohne/A. Günaltay

Editör: Ercan Coşkun

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.