Ana sayfa Yazarlar Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Fransa ile Sular Yeniden Isınıyor

Türkiye’de kürt kökenli türk vatandaşları 30.07.2012 (1)Fransa’da 1915 Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasaya ilk imzayı atan merkez sağdaki UMP’li milletvekili Valerie Boyer, Fransa Anayasa Konseyi’nde reddedilen yasayı yeniden gündeme getireceklerini 24 Eylül’de açıklamıştır.

Ermeni haber sitesi Armenews’un haberine göre, Ermeni devlet televizyonuna konuşan Boyer, “Bir kez daha yasayı parlamento gündemine getireceğim. Hâlâ umutluyuz ve başladığımız işi bitirmek istiyoruz. Cumhurbaşkanı François Hollande bugün Türkiye’ye karşı farklı bir politika izliyor” demiştir.

Bu girişimden çok daha vahimi, Ermeni soykırımı iddialarının ortaokul 3 tarih ders kitaplarına girmesidir. Fransa Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı müfredat değişiklikleri uyarınca, 4 Eylül’de başlayan yeni öğretim yılında öğrenciler, Ermeni Soykırımı başlığı altında bir bölüm de okuyacaklar.

Böylece Fransız gençler, 1915 yılında yapıldığı iddia edilen Ermeni soykırımını bir iddia olarak değil, tarihi bir gerçek olarak öğrenecekler.

Yeni kitaplarda yer alan bilgilerde soykırım, Osmanlı İmparatorluğu’nun etnik yapısı, Talat Paşa ve dönemin milliyetçi Türklerinin politikaları, kasıtlı sürgün, sürgündeki insanlık dışı şartlar gibi içerikler görülürken, 1915’ten önce ve sonra kaç Ermeni’nin öldürüldüğüne ilişkin sayısal verilere de yer almaktadır.

Böylece, Ermeni soykırımı iddiaları ile yetişen nesil, Türkiye’nin muhtemel Avrupa Birliği üyeliğinin gündeme geleceği dönemde Türkiye’nin üyeliği aleyhine oy kullanacaktır.

AB Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, AA’nın konuya ilişkin sorusu üzerine şunları söylemiştir: “Fransız hükümeti ders kitaplarına koyduğu saçma sapan bilgilerle zehirli bir nesil yetiştirme iradesinde olduğunu itiraf etmiştir. Fransa’da yakın dönemde olduğu gibi bugün de gelecek nesilleri değil de gelecek seçimleri düşünen yönetim anlayışı devam etmektedir. Gelecek nesillerini düşünmeyen yönetimlerin sonunu görmek için çok uzağa gitmeye gerek yok. Sayın Hollande’ın, Fransız halkının balık tutmaya gönderdiği kendisinden önceki cumhurbaşkanının sonunu hatırında tutması yeterlidir.”

Eski Cumhurbaşkanı Sarkozy döneminde Fransa ile ipler kopma noktasına gelmişti. Fransa Parlamentosu 29 Ocak 2001 tarihinde aldığı ve ‘Fransa 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır’ cümlesinden oluşan kararla Sözde Ermeni Soykırımı’nı tanımış, ancak soykırım iddialarını reddetmeyi cezalandırıcı bir düzenleme getirmemiştir.

2007 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yaklaşık bir yıl önce de 2001 tarihli yasaya para ve hapis cezası ekleyen bir yasa teklifi Fransız Parlamentosu’nda 2011 yılı Aralık ayında kabul edilmişti.

Yasa teklifi Fransa Parlamentosu’nun üst kanadı Senato’da da 23 Ocak 2012 tarihinde 7.5 saat süren oturumda 86’ya karşı 127 oyla benimsenmiştir. Böylece tarihte ilk defa Fransa’daki Ermeni kökenli oylara yönelik bir yasa teklifi Fransa Meclisi’nin iki kanadında da kabul edilmiştir.

Soykırımın varlığını inkâr edenlere 1 yıl hapis ve 45 bin Euro tazminat cezası öngören tasarı Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin imzasıyla gönderildiği Anayasa Konseyi’nde 28 Şubat 2012 tarihinde iptal edilen yasa teklifi
kadük kalmıştır.

Fransa Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında sözde soykırım yasasının Fransa Anayasası’nın, düşünce ve ifade özgürlüğünü garanti altına alan 34’üncü maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesine aykırı olduğuna hükmetmiş, ayrıca bu yasanın Fransız Meclisi’nin yasama yetkisinin sınırlarını aştığını da karara bağlamıştır.

Sözde Soykırım Yasa Tasarısı’nın Fransa Anayasa Mahkemesi tarafından reddine kadar geçen süreçte Fransa’nın en büyük iki siyasi partisi olan merkez sağ eğilimli Halk Hareketi Birliği (UMP) ve Sosyalist Parti mensubu vekillerin çoğunluğu tarafından desteklendiği göz önüne alındığında, Ermeni Lobisi’nin Fransız siyaseti üzerindeki etkisinin devam ettiği ortaya çıkmaktadır.

Fransa’da etkin bir Ermeni lobisi vardır. Bu lobinin Fransız siyasetinde etkin temsilcileri bulunmaktadır. 1929 yılında İzmir’de doğan ve 1993- 1995 yılları arasında Fransa Başbakanlığı görevinde bulunan Édouard Balladur, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin kabinesinde 2008-2010 yılları arasında Devlet Bakanlığı yapmıştır.

Ailesi Elazığ kökenli olan Patrick Devedjiyan, Fransız siyasetinde
önemli noktalara gelen isimlerden bir diğeridir. 1910-1917 yıllarında İstanbul Balıkhanesi Müdürlüğü yapan ve ‘Türkiye’de Balık ve Balıkçılık’ adlı kitabın yazarı Karekin Efendi Deveciyan’ın torunu olan Patrick Devedjiyan, 2006 yılında Fransız Senatosu’nda reddedildiği için kadük kalan sözde soykırım yasa tasarısının mimarlarındandır.

Benzer bir yasa önerisinin Fransa Anayasa Mahkemesi engelini de aşarak yasalaşması yeni dönemde de mümkündür.

Çünkü, Fransa Anayasa Mahkemesi’nin sözde soykırım yasasını iptal kararı ve 6 Mayıs 2012 tarihinde gerçekleşen Fransa Cumhurbaşkanlığı İkinci Tur Seçimlerini Sosyalist Parti Lideri François Hollande’in kazanmasına rağmen sözde soykırım iddialarının Fransa’daki ortaokul ders kitaplarına sokulmuştur.

Fransa Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen Fransız Hükümeti’nin soykırım iddialarını ders kitaplarına koyması, Fransız siyasetçileri konusunda hükümetin çok dikkatli davranmasını gerektirmektedir.

Eğer ileride Türkiye’yi soykırım yapmakla suçlayan bir yasa Fransa’da kabul edilecek olur ise, Türkiye tüm riskleri göze alarak yasayı Uluslararası Adalet Divanı’na götürebilir.

Çünkü, soykırıma maruz kaldığını iddia eden devletlerin yanında soykırım yaptığı ithamına maruz kalan devletler de Uluslararası Adalet Divanı’na başvurabilir.

Türkiye’nin konuyu Uluslararası Adalet Divanı’na götürmesi durumunda Divan, davacı ve davalı tarafların görüşlerine olduğu kadar bilirkişi olarak tayin edilen uzmanların da görüşüne başvuracaktır. Bu sebeple gerekli çalışmalara zaman geçirmeden başlanılmalıdır. Çünkü Fransa’daki gidiş, iyiye doğru gitmemektedir.

Bu konuda İKV’nın “Fransa’daki Ermeni Lobisi ve Sözde Ermeni Soykırımını İnkar Yasası ile İlgili Gelişmeler” başlığını taşıyan notu okumanızı özellikle öneririm.
http://ikv.org.tr/images/upload/data/files/degerlendirme_notu_-_55.pdf

Ottawa’da Şehit Türk Diplomatları Anıtı Açıldı

Ermenilerin Ermenistan dışında açtıkları onlarca anıta karşı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1982 yılında ASALA militanlarınca öldürülen Türkiye’nin Ottawa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Kurmay Albay Atilla Altıkat ve şehit Türk diplomatları anısına Kanada’nın başkenti Ottawa’da yaptırılan Şehit Türk Diplomatları Anıtı’nı 22 Eylül’de açmıştır.
Benzer anıtların, Türk diplomatlarının şehit edildikleri tüm ülkelerde açılması için gerekli girişimleri Dışişleri Bakanlığı yapmalıdır.
Kanada’nın başkenti Ottowa’da belediyenin izin vermesinden sonra Ermeni diasporasının olası tepkisi nedeniyle çalışması sessizce yürütülen ve yapımı tamamlanan anıt, Türkiye’nin girişimiyle sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı yurtdışındaki ilk Türk anıtıdır.
Eseri yapan heykeltıraş Necmettin Yağcı, altı metre çapı, üç metre derinliği olan heykelin tüm imalatının Türkiye’de yapılmış ve geçen Temmuz ayında parça parça Kanada’ya götürülmüştü.
Ermenilerin Ermenistan dışında açtıkları en önemli ve mesaj içeren anıt Paris’in bir banliyösü olan Sevr kasabasındadır. Sevr Anlaşması’nın imzalandığı binanın önüne anıt dikilmesinin anlamı şudur:
“Bizler Lozan’ı tanımıyoruz. Sevr bizim için geçerlidir. Çünkü Sevr’de büyük Ermenistan vardır.”
Osmanlı İmparatorluğunu tarihe gömen Sevr (Sevres) Anlaşması’nın imzalandığı Paris’in Sevr banliyösündeki Porselen müzesinin önüne Ermeniler tarafından 8 Mart 2001 tarihinde Ermeni Kin Anıtı dikilmiştir.
Anıt’ın kaidesinin üzerinde “1915’te Jön Türk Hükümeti tarafından katledilen 1.5 milyon Ermeninin anısına” yazılıdır.
Bu ifade Auschwitz-Birkenau toplama kampının önüne dikilen taşta vardır. 1.5 milyon Yahudinin Naziler tarafından İkinci Dünya Savaşı’nda burada katledildiği taşta yazılmıştır.
Bu, bir uluslararası intihal olayıdır. Ermenilerin, 1.5 milyon Ermeninin Türkler tarafından katledildiği yalanını nereden çaldıkları bellidir.
Eskişehir gelecek yıl Türk Dünyası’nın başkenti olacaktır. Eskişehir’e bu kapsamda bir Hocalı Soykırım Anıtı dikilmesi çok anlamlı olacaktır.
Bakü’deki muazzam mermer anıtın bir benzerinin, Eskişehir’e hiçbir bedel ödenmeden Bakü’de yaptırılarak Eskişehir7e getirilmesi mümkündür.
Karar alıcıların bilgisine bu köşeden sunuyorum.

Fransa’da Yapılan Sözde Ermeni Soykırımı Anketi’ne Katılalım ve Hayır Diyelim

Fransa’da yeni sözde Ermeni soykırımı anketi yapılıyor. Şu anda 52/48 aleyhimize bir durum söz konusu. Lütfen ankete katılalım ve oyumuzu kullanalım.

Ankette yeni bir Ermeni soykırımı yasası gerekli mi diye sorulmuş. Siteye girip kırmızı renkli (non) yazan yeri işaretlemeyi ihmal etmeyelim ve bu linki tüm tanıdıklarımıza göndererek ankete katılmalarını sağlayalım.

http://www.newsring.fr/societe/165-faut-il-une-loi-sur-le-genocide-armenien
***
Sevgili Okurlar,
Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırımoğlu: Bir Halkın Mücadelesi (Qırımoğlu: Bir Halqın Milliy Küreşi КЪЫРЫМОГЪЛУ … Борьба одного народа КИРИМОГЛУ … Боротьба одного народу ДОКУМЕНТАЛЬНИЙ ФІЛЬМ ПРЕЗЕНТАЦІЯ) belgeselinin tanıtımı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımıyla 18 Ekim 2012 Perşembe günü saat 19. 00 da Kırım Akmescit Profsoyuzov Kültür Evi’nde yapılacaktır.

Belgesel, TRT TÜRK ve TRT Belgesel Kanalı’ndan saat 19 dan itibaren canlı yayınlanacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here