NECDET BULUZ

                                                   Geçenlerde Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan, işgal altında tuttukları Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan’a tehditler savurmuş ve “Gerekirse savaşırız” demiştir. Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri, aslında kendi kamuoyuna mesaj vermekten öteye bir şey değildir. Zor günler yaşayan, sıkıntı içinde olan Sarkisyan, çıkış yolları arıyor. BU nedenle de Türkiye’yi ve Azerbaycan’ı önünde en büyük koz olarak görüyor. İçi boş tehditler ve hava kalan açıklamaları da bu nedenle yapıyor.

                                                    Erivan, kuru sıkı atıyor. Ermenistan’ın bir defa, Azerbaycan ile savaşacak gücü yoktur. Böyle bir savaşa girse bile kaybeder. Azerbaycan ile ne askeri, ne de ekonomik alanda boy ölçüşemez. Sadece gerginliği tırmandırmak amacı ile söylenen sözlerin Ermenistan’a hiçbir katkısının olmayacağının da bilinmesi gerekiyor.  

                                                     OLDU-BİTTİYE İZİN VERİLMEZ

                                                     TÜRKSAM Başkanı, MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan Oğan, bu konuyu masaya yatırdı, geniş bir de analiz yaptı. Özellikle Ermenistan’ın işgal ettiği Dağlık Karabağ’ı tanınma yönünde bazı adımları atmaya hazırlanmasını “blöf” olarak değerlendirdi. Böyle bir işe kalkışmanın tamamen Erivan’ın aleyhine işleyeceğine dikkatleri çekti. Dr. Sinan Oğan’ın bu konudaki görüşleri sizlerle paylaşalım:

                                                     “ Ermenistan yönetimi aynı zamanda Azerbaycan ile gerekirse savaşacağını ileri sürmekte ve diğer yandan da işgal ettiği Dağlık Karabağ’ı tanıma yönünde bazı adımlar da atmaya yöneldiği görülmektedir.  Son olarak Ermenistan’da iktidar ortağı Miras Partisi tarafından Meclis gündemine getirilmiştir. Yasanın bu çerçevede tanınmasının büyük bir riski de beraberinde getireceği de malumdur. Ermenistan’ın bu riski kaldırmaya hazır olma ihtimali ise zayıftır. Diğer taraftan bu tanınma sonrasında Ermenistan işgali kendisinin yaptığını açıkça itiraf etmiş olur. Bildiğiniz gibi Erivan yönetimi Dağlık Karabağ’ı kendisinin işgal etmediğini ileri sürmektedir. Kaldı ki böyle bir tutum, uluslar arası alanda da Azerbaycan’a kendi topraklarını savaş yoluyla geri alma konusunda daha uygun bir ortamı da sağlar. Ermenistan biliyor ki, Azerbaycan ile ne askeri, ne ekonomik olarak boy ölçüşemez. Olası bir savaşı da Erivan’ın kaybetmesi kaçınılmaz olacaktır.”

                                                        ASALA YİNE ORTAYA ÇIKARSA

                                                        Şunu çok açık biçimde ifade edelim:

                                                        Ermenistan bir terör devletidir. Bu devletin açıktan desteklediği ASALA terör örgütü, geçmiş yıllarda çok değerli diplomatlarımızı öldürmüştü. Şimdi ise, PKK-ASAALA işbirliği ortaya çıkarıldı. Bunu, hem de Ermenistan yetkililerinin desteklediği ASALA ağızlarından duyduk. Üstelik yapılan açıklamalarda “PKK’nın silahlı hareketine destek ev direktif vererek Türkler’den intikamın fazlası ile alınmasını sağladık” ifadeleri bile kullanıldı. ASALA’nın arkasındaki devlet hiç şüphesiz Ermeni Devleti’nin kendisidir. Erivan’a destek verenlerin de bunda payı vardır ve suç ortağıdır.  

                                                        Ermenistan terör devletidir, işgalcidir. Bugün kardeş Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’ını işgal eden, burada soykırım uygulayan, doğayı ve tarihi imha eden, işgal ettiği toprakları terk etmemekte direten bir devlete “ işgalci ve terörist” denmez de ne denir? PKK-ASALA işbirliği de bu terörist devletin kara lekesidir. Yakalanan ve öldürülen bazı PKK militanlarının Ermeni olması bu olasılığı daha da güçlendiriyor.

                                                       Dikkat ediniz, Ermenilerin desteklediği ASALA terör örgütü yeniden diriltilmeye çalışılıyor. Bu kez, hedef hem Türkiye, hem Azerbaycan olacaktır. Burada ilginç olan, ABD ve AB ülkelerinin bu terörist devlete hala ses çıkarmamalarıdır. Üstelik birçok konuda Ermenilerin yanında yer almaları ve destek vermeleri de düşündürücüdür.

                                                      SARKİSYAN ZOR DURUMDA

                                                       2004 yılında Macaristan’da bir Ermeni subayının Azerbaycan’a hakaret etmesi üzerine çıkan kavgada Ermeni subayını balta ile öldüren ve müebbet hapse mahkûm edildikten sonra Azerbaycan’a iadesi yapılan Ramil Seferov’un iadesinin ardından yazılan tehdit mektubu, dikkatleri yeniden ASALA denilen terör örgütünün üzerine çevrilmesine neden olmuştur.

                                                       Ramil Seferov’un uluslar arası hukuk normlarına göre Azerbaycan’a iade edilmesi ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in de çok doğru bir kararla Seferov’u affetmesi Ermenistan’ın uluslar arası alanda yeni krizler çıkararak kendi kamuoyunu etkilemeye çalıştığı görülüyor.

                                                       Aslına bakılacak olursa Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan, ülkesinde iç sorunlar yaşıyor. Zor durumdan kurtulmak ve bazı manevralar yapmak zorunda kaldığı için de elindeki bu kozları kullanmaya çalışıyor. Böyle bir zamanlamada ASALA terör örgütünün tehditlerinin ortalığa dökülmesi de hiç kuşkusuz anlamlıdır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.