BUGÜN 1 TEMMUZ

HÜSEYİN MÜMTAZ

               Ve nihayet o kadar “çok beklediğimiz” 1 Temmuz 2012 geldi.

               Güney Kıbrıs altı aylığına, “AB Dönem Başkanı” oldu.

               Akdeniz’de tsunami filan olmadı. Sıcaklık mevsim normallerinde seyretti. (Girne; 35, hissedilen sıcaklık 38 derece)

Akşam Avrupa Kupası final maçının ertelendiği haberi gelmedi.

Çanak çömlek patlamadı, dünya kendi halinde dönmeye devam etti.

               Cuma günü maaş alan memurlar hafta sonu “alış veriş” için yine “karadan” Avrupa’ya gitti, Avrupa’da Türk kahvesi içip “karadan” kuzeye döndü.

               BM-UNDP aracılığı ile restore edilen Bandabuliya, Arasta esnafı yine sinek avladı.

               Lefkoşa yine çöp içinde kaldı, Girne sahilleri yine çöp-çirkef koktu.

               “1 Temmuz” aslında Türk tarafının “günü kurtarmak” için yürüttüğü, “kısa vadeli”, dar/kısır bakış açılı politikanın iflasıdır.

               Uzmanlık alanı “tarla bitkileri” olduğu halde Kıbrıs üzerine ahkâm kesen yazar müsveddelerine kulak asmayın, 1 Temmuz’da Türk tarafının politikası resmen ve alenen iflâs etmiştir.

               Eroğlu bile “Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” diyor Zeynep Gürcanlı’ya.

               Hâlbuki geçen yıl bu zamanlar bize (dünyaya) deklâre edilen “hedef” neydi?

               Yıl sonuna kadar “Görüşme”, 2012 başı “Anlaşma ve Referandum”, Mayıs/Haziran “Birleşme” ve Temmuz’un 1’inde de “Birleşik Kıbrıs”ın AB Dönem başkanı olması..

               Baktılar kulak asan yok, “yerinde dönüşler”le politika değişti, ânında yeni tavır belirlendi; “Eğer Rum Yönetimi Dönem başkanı olursa Türkiye AB ile müzakereleri kesecek, Dönem başkanı ile hiçbir şekilde temas etmeyecekti”.

               “Tavşan dağa küsmüş” pozisyonu ortaya çıktı, sanki “ille müzakere edelim” diye Türkiye’nin kapısını çalan AB idi.

               Son dakikada bile Brüksel’e “protesto için”; Küçük’ün “maddi manevi destekliyorum” dediği ve “geçerli pasaportlu” bindirilmiş “hayaletler” gönderildi.

               “Maddi”sini anlamıştık da, “manevisi” de haberin ayrıntısını ileten dostlar aracılığı ile açığa çıktı, meğer 420 kişinin büyük çoğunluğu “UBP delegeleri” imiş, Aralık’taki Kurultay’dan önce “Bi da Brüksel’i görsünler”miş..

               Rum tarafı bu gün programda herhangi bir değişiklik olmazsa AB Dönem Başkanlığı açılış törenini, İngiliz Üsler Bölgesi’nde bulunan, Kurio Antik Tiyatrosu’nda düzenleyecek. Bilindiği gibi Kıbrıs’taki İngiliz Üsler Bölgesi, AB müktesebatı dışında yer alıyor.

               Buna rağmen törenin orada yapılması, Hristofiyas’ın orayı da istediğini ortaya koymuyor mu?

               Hristofiyas Güzelyurt’u, Maraş’ı, Karpaz’ı; “Girne’nin bir kısmını da” istemiyor mu?

               Hristofiyas dünyaları istiyor da, Türk tarafının siz güneyde herhangi bir yeri istediğini hiç duydunuz mu?

               Neden istemiyor?

               Bugün 1 Temmuz..

Güney, bütün Kıbrıs’ı temsilen (Çünkü Fule bile söyledi, Bandabuliya’nın açılışında “Bütün Kıbrıs AB toprağıdır” dedi) AB Dönem başkanı olurken “Kuzey”de “durumcuklar” nasıldır?

               Gittikçe büyüyen belirsizlik/kararsızlık..

               Sosyo-ekonomik trajedi..

               Siyaseten iflâs..

               %70’lere varan “dış kaynaklı-ithal” suç ve suçlu oranı..

               Her neyse..

               Bu gün Temmuz’un 1’i.. 2012 yılındayız. Rum tarafı AB Dönem Başkanı..

               Biz…

               “Böğce” hele şu İspanya-İtalya finalini seyredelim, sonra..

               Sonra da “önümüzdeki maçlara bakacağız”.. 1 Temmuz 2012

57′NCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57′İNCİ ALAY’IN NEFERLERİYİZ

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.