Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

DEV AYNASI


Batı ABD’nin tek bir Avrupa ile ilişkilerinden yükseliyor,serbest ticaret anlaşmaları ilişkilerin ekonomik yönünü,NATO ortak askeri vizyonu belirliyor.
Oluşan devasa gücle büyüyen kapitalist Batı, dışındaki alana yöneliyor-ki, burası Doğu’dur!
*
Doğu’da Rusya,Batı’nın ekonomik ve siyasal gelişmelerine karşı egemenliğini korumak adına yaptığı küresel girişimlerden endişelidir.
Rusya’nın 2020 yılına kadar geçerli “Askeri Doktrini” ve “Nükleer Caydırma Devlet Politikası” Batı’nın uyguladığı kuşatma stratejisine güçlü bir tavır olarak kabul ediliyor.
*
Ne ki ABD’nin küresel olaylarda nerede,ne zaman,nasıl olursa olsun düşmana karşılık verme yeteneğini öngören askeri stratejisi doğrultusunda Chicago NATO Zirvesi’nde alınan kararlar da güçlü bir duruşu gösteriyor.
Batı,Doğu’nun potansiyel tehditlerine karşı kısıtlı ekonomik girdi, etkin diplomasi,kamuoyu oluşturma mekanizmaları,Suudi Arabistan-Türkiye ya da Müslüman Kardeşler Örgütü gibi kendi yerine savaşacak güçler ve yüksek teknolojili Füze Savunma Sistemleriyle savunulacaktır – ki,tamamına”Akıllı Savunma” deniyor.
*
Chicago NATO Zirvesi’nin ilk kararı Rusya’nın Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması-AKKA‘yı yenilemesi halinde üye ülkelerin Rusya’ya karşı yükümlülüklerini yerine getireceği  taahhütüdür.
Zaten üye ülkeler anlaşmanın başka katılımcılarına yönelik yükümlülüklerine uymakta ve Avrupa’da konvansiyonel silahların kontrolü sağlanmaktadır.

*
Bu kararın ne anlama geldiğini anlamak için geçmişte kısa bir tur gerekiyor.
Bugünün Bilgi ve İletişim Çağı’nda ABD,vatandaşlarının güvenliklerini askeri kapasitesi,erişim olanakları,üstün kaynakları,diplomasi,ekonomik kalkınması ve etki sağlamaya yönelik gücüyle noksanlıkları olan uluslararası sisteme rağmen küresel işbirliği sayesinde yaratılacak barışçıl ve istikrarlı dünya ile sağlanacağı öngörüsündedir.
Barışçıl ve istikrarlı dünya hedefi için farklı coğrafyalardan,sorunları sadece askeri değil insan odaklı siyasal ve ekonomik yeniden yapılanma ile çözmelerini istiyor…
*
Dünün barışçıl ve istikrarlı dünyasını Rusya ve NATO ülkeleri,1990’da imzalanan SSCB’nin dağılması ardından 1999’da güncelleştirilen “Avrupa Konvansiyonel Kuvvet İndirimi Anlaşması” ile,konvansiyonel silahların karşılıklı azaltılması için belirli sınırlamalara karşılıklı uyulmasıyla sağlanan güvenle oluşturuyordu.
Üstelik AKKA orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imha edilmesinde de yol göstericiydi.

*
Anlaşma Rusya’nın eski Sovyet Cumhuriyetleri Moldova ve Gürcistan’daki askerlerini çekmesini de öngörüyor,asker çekilmeyince de ABD ve NATO ülkeleri anlaşmayı onaylamıyordu.
NATO’nun Doğu’da genişleme perspektifi üzerine Rusya, 2007’den başlayarak Kafkasya’da ki gelişmelerden kaygı ve Gürcistan savaşı nedeniyle AKKA’da ki taahhütlerini durdurdu.
Sınırları yakınında askeri güç oluşturarak yakın komşularıyla ilişkilerinde dengeyi kendi lehine çevirme gayretine girdi.

*
Artık Rusya ve NATO ülkeleri her yıl bildirime tabi kara,hava,deniz ve uzay savunma kuvvetlerinin tabur,alay,tugay,tümen yapıları,personel miktarlarını birbirlerine  bildirmiyor.
Taraf ülkeler birbirlerinin tank,zırhlı muharebe araçları,top,muharip uçak,taarruz helikopterlerini de denetleyemiyor!
Türkiye doğu ve güneydoğu Anadolu’da anlaşmaya taraf olmayan ülkelerle komşu olduğundan bu bölgenin bir kısmı açıkça anlaşmada belirtilmek suretiyle kısmen uygulama  dışında kalıyor.

*
Bu çerçevede Chicago NATO Zirvesinde Rusya’nın Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşmasını yenilemesi halinde üye ülkelerin Rusya’ya karşı yükümlülüklerini yerine getireceği kararı;
Rusya’nın  ekonomik kaynaklarını silahlanma yerine insan hakları ve özgürlükler,azınlık hakları benzeri demokrasinin geliştirilmesi yolunda harcamasına yönlendirmeyi hedefliyor-böylece,Rus rejimi  en zayıf olduğu demokratikleşme konusunda halkıyla karşı-karşıya getirilebileceğine dair tehdit ediliyor! 
Hem de Rusya, Bilgi ve İletişim Çağının barışçıl ve istikrarlı dünyası hedefi için ticaretin gelişmesi,yatırımların artması ve ülkeler arasındaki sınırların kaldırılmasıyla karşılıklı bağımlığa yönlendiriliyor.
Bu da Rusya’nın ABD’ye  bilgi ve iletişimin gereklerinde teslim olması anlamına geliyor.

*
Chicago NATO Zirvesi diğer kararında Avrupa,Türkiye,Orta Doğu ve Pasifik’te aşamalı olarak Füze Savunma Sistemlerinin konuşlandırılacağını duyuruyor.
Rusya’nın  bir süredir ABD’ye işbirlik için teklif ettiği Avrupa- Atlantik mekânlı yeni güvenlik anlaşmasının kabul edilmediği anlaşılıyor.
Üstelik ABD ve NATO  Füze Savunma Sistemleriyle alınan güvenlik önlemlerinin Rusya’ya karşı olmadığı yönünde hukuki bir güvence de vermiyor! 
Füze Savunma Sistemleriyle hem Büyük Orta Doğu,hem Rusya hem de giderek Çin topraklarının ya da tüm Doğu’nun kıskaca alınacağı anlaşılıyor.
*
Füze Savunma Sisteminin eski versiyonu,”Yıldız Savaşları Projesi”nin SSCB’nin sonunu getirmesi unutulmamıştır.
Rusya stratejik füzelerini en yeni savaş başlıklarıyla teçhiz ederek Füze Savunma Sistemlerine karşı duracağını bildirse de NATO Zirvesinde alınan kararla köşeye sıkışıyor. 
Batı ile oluşturduğu işbirliği alanlarında zayıflayacağını biliyor,BM Güvenlik Konseyinde “Veto” gücüyle nereye kadar dayanacağını,NATO’nun Belarus,Kafkasya,Ukrayna’da genişlemesi durumuna nasıl engel olacağı merak uyandırıyor!
Rusya’da halkın demokrasi talepleri mütemadiyen genişlerken,demokratikleşme konusunda -mesela,Türkiye’den din ya da etnik kimlikler kaşınarak diasporalardan Kafkasya’daki halk kitlelerinin etkilenmesinin nasıl  önüne geçileceği de? 
Üstelik ABD Füze Savunma Sistemlerini konuşlandığı her ülkeyi-mesela,Türkiye’yi kendi yerine savaştırmaya aday yaparken Rusya’nın cephesi de büyütmektedir -ki, sadece maliyetler büyümüyor!
Füze Savunma Sistemi tüm bileşenleriyle kuruluncaya kadar İran nükleer programının hep bir bahane olarak kalacağı ve çevresinde fırtınaların koparılacağı anlaşılıyor-ya, Suriye sorunu? 

*
Yeni dengede NATO ile yürütülen rekabeti Başbakan Dmitri Medvedev,”Savunma ile ilgili bazı konuların nasıl halledileceğine dair farklı duruşlardayız.NATO’nun Rusya’nın sınırları dibine yaklaşmasını kabul edemeyiz”ifadesiyle açıklıyor.
Devlet Başkanı  Putin,”Devletin ve milletin tarihi ve geleceği,yeni ekonominin ve modern yaşam standartlarının oluşturulması başarısı,Rusya’nın lider ve bütün Avrasya’nın çekim merkezi olma yeteneğine bağlıdır” iddiasındadır.
Politik sürtüşmelerin bir kenara bırakılıp olgun bir demokrasi ve refah için,“İlerlemenin temel  şartları olarak gelişen ve doğru adımlar atabilen ülke,sağlam ve sosyal temeller,aktif ve sorumlu sivil toplumla çok uluslu Rusya’nın tarihi birikimi ve değerleri” bileşkesinde,Rusya’nın ulusal tehdite maruz kaldığına güçlü itirazda bulunuyor.
Nükleer Silahların Azaltılması Anlaşması“ndan ABD ile yeterli tecrübe edinildiği savındadır, füze saldırılarına karşı küresel savunma yükümlülüğünde ortak olmaya hazır olduğunu ya da  füze savunma sistemlerinin egemen olduğu toprakları algılamamasını  istiyor.
Aksi halde,asla stratejik dengenin bozulmasına izin verilmeyeceğini ve ABD’nin küresel füze savunma sistemine “asimetrik yanıt” verileceğini ilan etmiş bulunuyor.
*
Türkiye,ABD/NATO- Rusya arasında gelişen ve çıkarlar noktasında açık çatışmaya neden olan Suriye ve İran sorunlarından genişleyerek tüm bölgeye yayılmış krizde,ABD çıkarları doğrultusunda verdiği etkin destekte “komşularıyla sırf sorunlu“, “ekonomisinin riskleri” ve “ayrışmış sosyal yapısı”  nedeniyle en zayıf halkayı oluşturmaktadır ve Rusya ile arasında  derin çatlak oluşmuş bulunuyor.
Yarın bu gerçekten ürüyor…

23.5.2012

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here