Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

GERİ SAYIM


AKP 2005’te İstanbul’da,40 ülkeden üç yüzü aşkın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla “Uluslararası İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Konferansı:Değişen Dünyada Yeni Bir Vizyon Arayışı” başlıklı bir konferans düzenlemiştir.
Konferans 40 islam ülkesinin  çok sayıda sivil toplum kuruluşunu,islamcı yeniOsmanlı hevasını Türkiye’den Arap İslam coğrafyasında topyekün siyaseti,ekonomiyi ve sosyo-kültürel yapıyı dönüştürme misyonuna ilişikliyor.

*

TİKA,Başbakanlığa bağlı Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansıdır, islamcı yeniOsmanlı medeniyetini kurma hevasında AKP dış politikasının bazen ekonomik,bazen ilişkide olduğu halklarla ya da ülkelerle bağlantılarını güçlendirmek,bazen yeni nufuz alanları açmak görevinde ve  bünyesinde  islami  sivil toplum örgütlerini barındırıyor.
Afrika,Balkanlar,Kafkasya,Orta Asya,Orta Doğu’da eğitimden-sağlığa,ulaştırmadan-su hijyenine,ekonomik alt yapılardan- idari ve sivil alt yapılarının kurulmasına,nufus politikaları oluşturmaya kadar  ılımlı islami misyonerlik yapıyor.
Mesela Arap Baharında Tunus’ta,Libya,Mısır ve Suriye’de isyan hareketini yürüten islami örgütlere açıkça hem yurt içinden hem yurt dışından stratejik,taktik ve lojistik hizmetler sunuluyor ya da Somali’de açlık bahanedir-ardında  örgütleniliyor,sosyal yapı yeniden inşa ediliyor ve Afrika Boynuzu denilen bölge ABD’ye hazırlanıyor.

*
Bu kez yine aynı misyonla -işte,İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TİKA’ya bağlı Kafkas Vakfı  Çeçenya,Kabardey-Balkan,Karaçay-Çerkesk,Abhazya diasporalarının radikal çevreleriyle birlikte “Kafkasya’nın Geleceği” başlıklı uluslararası konferans tertipleniyor.
Düzenleyenlerin devlet makamları olması ve kullanılan Rusya karşıtı dil, Rus Dışişleri Bakanlığının  Moskova’da Türkiye Büyükelçilik Maslahatgüzarı’na  uyarıda bulunmasına neden oluyor.

*
Çünkü bugünü,ABD ile Rusya’nın Füze Savunma Sistemi oluşturulmasındaki ihtilâfları çerçevesinde stratejik saldırı silahlarında indirim,nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma işbirliği anlaşmalarının geleceğine ilişkin kaygılar belirliyor.
ABD itikadî ve maddi çıkarları doğrultusunda zengin kaynaklarıyla Arap İslam ülkelerini  ılımlı islamcı yeniOsmanlı konseptine dönüştürmeye çalışırken,İran nükleer programı bahanesiyle de Rusya topraklarını Füze Savunma Sistemleriyle kuşatmıştır.
AKP İktidarıyla Türkiye’nin Arap-İslam coğrafyasından sonra şimdi Kafkasya’da da her taşın altından ve en önde çıkması -eh,artık! Rusya’nın ciddi-ciddi rahatsızlığına sonuç veriyor.

*
Halbuki Türkiye’nin başarılı ekonomi modeli dünya pazarlarına mütemadi daha fazla mal ve hizmet ihracaatı esasıyla 115 milyar doları aşmıştır.
Ne ki AKP iktidarının ılımlı islamcı yeniOsmanlı konsepti doğrultusunda Türkiye, gelinen noktada Libya’da 20-25,Suriye’de 10 milyar dolar kayıptadır,Arap Baharının 75 milyar dolarlık maliyetiyle gerileyen İslam ülkeleri pazarlarının da  Türkiye’yi ticaretinde sıkıştıracağı anlaşılıyor-üstelik,Türkiye, krizle boğuşan Avrupa ülkeleri pazarlarında da giderek zorlanıyor.
Rusya pazarı ise Türkiye’nin ticaretinde  önemli yer tutmakta ve 2014-15’te Türkiye-Rusya mal alışverişinin 100 milyar dolar olması hedeflenmektedir.
Büyük kayıplar ardından Rus pazarlarında  başarı kaydetmek için daha yüksek gayretler gösterilmesi gerekirken, islamcı yeniOsmanlı hevasında AKP iktidarı,Ortadoğu’dan sonra-şimdi Kafkasya’da da Rusya’yı karşısına dikiliyor!

*
Bu sırada en gelişmiş 8 ülkenin devlet ve hükümet başkanları  uluslararası kriz konularını ABD Camp David’te masaya yatırmış bulunuyor.
Elbette Cumhurbaşkanı Hollande’ın Fransa’nın büyümesi talepleri,Yunanistan’da hükümet krizi,İngiltere’nin ihracaatının yarısını Avrupa’daki krize kaptırması ardından zayıflayan ekonomisi,Afrika’da gıda güvenliği,İran ve Suriye sorunları,Afganistan’dan çekilme planları tartışılıyor-fakat,esas gündemi;
ABD ile İran nükleer programı ile Suriye konularında  ve Füze Savunma Sistemi oluşturulmasındaki ihtilâflarından giderek stratejik saldırı silahlarında indirim,nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma işbirliği anlaşmalarının geleceğine vurgu yapan Rusya ile yaşanan büyük kriz oluşturuyor.
*
G-8 Zirvesi öncesi NATO Genel Sekreteri A.Fogh Rasmussen Füze Savunma Sisteminin kurulmasına kararlı şekilde devam edileceği açıklaması ardından,
Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev,kimi siyasi amaçlara ulaşmada elverişli olsa bile tüm ulusların  bir devletin egemenliğinin zarar görmemesi gerekliliğinde eşit sorumlulukta olduğuna işaretle,”Devletlerin egemenliğine dıştan silahlı müdahale edilmesi,nükleer silah uygulaması dahil bölgesel savaşlara yol açar” uyarısında bulunuyor.
Camp David’in bu ana soruna dair ortak karar çıkarması beklenmiyor ama hemen ardından yapılacak NATO Chicago Zirvesinde Genel Sekreter Rasmussen’i doğrulayacak
bir kararın çıkması halinde;

*
“Kuvvetini iradesinden alana düşman yaklaşamaz,kuvvetini hevasından alan yok olur” yaşam kuralı doğrultusunda AKP iktidarının dış politikasıyla Ortadoğu’da,
Kafkasya’da her yerde her taşın altından çıkan Türkiye’nin müthiş bir ekonomik krize sürüklenmesinin işten bile olmayacağı anlaşılıyor.
*
Bugün 19 Mayıs!
Büyük Atatürk,”Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz.Ben de bu imanı yaşatan kuvvet -yalnız, aziz memleket ve milletim hakkında sonsuz sevgim değil,bugünün karanlıkları,ahlâksızlıkları,şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikât aşk’ıyla ışık serpmeye çalışan bir gençlik gördüğümdendir”diyor…

19.5.2012

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here