Kategoriler
Hüseyin Mümtaz

İÇİMİZDEKİ “MUZAHRAFÂT”

İÇİMİZDEKİ “MUZAHRAFÂT”

Hüseyin MÜMTAZ

Meraklısı başlıktaki kelimenin ne demeye geldiğini sözlüğe bakıp bulabilir.

Yoksa “garaböccü” mü demeliydim?

Girne’de, Aralık Ayı’nın 20 dereceye varan sıcak bir öğlen üzeri. “Muteber” ve “mutena” bir restoranda yemek yiyeceğiz, dışarıda oturmayı tercih ediyoruz.

Daha peçetelerimizi halletmeye çalışırken yanımızdaki masaya “maruf” ve muteber” bir “linobambaki”, dört hanım misafiri ile avdet ediyor. “4 Aralık sayımı”nda kendisine milliyeti sorulduğunda “diğer” başlığını tercih ettiğine en ufak bir şüphe duymadığım o etkili ve yetkili siyaset mühendisi, masaya oturur oturmaz leziz ve nefis Fransızcası ile ve duyulacağından hiç endişe duymadan, bağıra çağıra muhataplarını “aydınlatmaya” başlıyor.

KKTC artık sosyal açıdan olduğu gibi siyaseten de bir “serbest bölge” ya. Hır çıkarmak işten değil, ama hem keyfimi bozmamak, hem de “torbadan” daha neler döküleceğini öğrenebilmek için susuyorum.

“Eroğlu” diyordu linobambaki; “Seçilir seçilmez şunları söyledi, ‘Talat ile yazılı mutabakata varılan her şeyi kabul ediyorum fakat sözlü olanları değil’.” “Fakat –biz-, Hristofiyas ile varılan sözlü anlaşmaların da kabulünü ve –devamını- istiyoruz. Sözlü olarak neler konuşmadık ki!”

Bir süre sonra masaya bir başkası katılıp da tanıştırma faslı gerçekleşince merakım sona eriyor. Yeni gelen, filan birimde görevli “Mehmet bey”, misafir bayanlar da Norveçli’ymiş.

Norveç? Oslo?

Özersay da bir yıl içinde üç kere Oslo’ya gitmemiş miydi?

Oslo’da bir şeyler mi kotarılıyor?

Kıbrıs için yeni bir anayasa, yeni bir referandum metni?

Hiç haberimiz olmadan? Ruhumuz duymadan?

PRİO’ya (Oslo Barış araştırmaları Enstitüsü) ev sahipliği yapan Norveç’in; ara bölgede iki taraftan partilerle düzenli toplantılar yapan Slovakya’nın tuzu kuru olabilir. Onlar için bu tür “çalışmalar” keyif alabilecekleri birer laboratuvar deneyidir sonunda. Ama Kıbrıs Türkü 1877’den beri “var olma” mücadelesi vermektedir.

Orijinal Norveçli, orijinal Slovak değildir problem. “İçimizdeki Norveçliler”, “İçimizdeki Slovaklar”, “İçimizdeki Afroditler”dir asıl ikna edilmesi gerekenler. Onlar ceplerinden beş kuruş para harcamadan hiç zahmetsiz, bol bol fonlanıp, embedilerek bu tür “beyin jimnastikleri” yapabilmektedirler.

KKTC’nin her yerinde, her saat.

Önemli olan bizim ne yaptığımızdır.

Biz ne yapacağız?14 Aralık 2011

57’inci ALAY HER YERDE HEPİMİZ

57’inci ALAY’IN NEFERİYİZ

mumtazbay@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.