Yamnayalar isimli bir medeniyetin izlerini süren Rus bilim adamları, Ukrayna’da buldukları kalıntılardan yola çıkarak derin bir araştırmaya daldılar. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar, bilimadamlarını Makedonya’dan Hindistan’a ve Polonya’dan Anadolu’ya kadar bir dizi birbirine şaşırtıcı derecede benzeyen izlere ulaştırdı.

Bu kadar…

Bugün Yamnayalara dair elimizdeki tüm bilgi bundan ve birkaç gazete haberinden ibaret. Çünkü söz konusu araştırmaların yapıldığı laboratuvar, içerdiği bütün döküman ve materyallerle birlikte, esrarengiz bir yangına kurban gitti.

O günden sonra Yamnayalarla ilgili hiç bir yerde, doğru dürüst bir araştırma yapılmadı. Elimizdeki tek Türkçe kaynak; Gazi Üniversitesi’nce yayınlanan Akademik Bakış adlı derginin eski bir nüshasındaki bir çeviri…

Oysa iddia derindi… Yamnayaların bütün ırkların ataları olduğu hatta Yamnayaların TÜRK karakteristiğini yansıtan izler taşıdıkları ileri sürülüyordu.

İçimizden genç bir kız olan Aslı, bir sabah hiç ummadığı bir şekilde Yamnayalar’la tanıştı. Bu tanışıklık O’nu hiç yazılmamış bir kitabın olduğu kütüphaneye, bir dizi tesadüfe ve Yamnayalar efsanesine kadar taşıdı. Messece kendiliğinden yazıldı ve raflardaki yerini aldı.

Romanıma yön veren Amerikalı matematik profesörü Richard Schwart’ın sözleriyle: ‘Şans Tanrı’nın isimlerinden biridir. Messece ile hayattaki kesişmeler, rastlantılar ve Yamnayalar’a dair pek çok şeyi iki kapak arasında okuyabileceğiz.’

 

http://www.postigayayinlari.com/kitap.asp?ID=56

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.