M. Necati Güngör

Emperyalist güçler yerin altını üstünden daha değerli buldukları için, altı değerli olan ülkeleri yer altı faaliyetleriyle çökertmek istiyorlar. Irak, yakın bir örnek. Şimdilerde bunu Libya ve Suriye örnekleriyle izliyoruz.

Irak petrollerine el koydular. Kaddafi’yi bahane ederek de Libya petrollerini sahiplenmenin peşindeler. İran, başından beri hedefte. Burası, hem petrol zengini olması itibariyle, hem rejimi dolayısiyle Ortadoğu’da öncelikle hizaya getirilmesi gereken bir ülke. Zamanı gelince oraya da el atacaklar. Şimdilik Suriye ve Libya projesi üzerinde çalışıyorlar.

Türkiye Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmasında kilit öneme sahip. Türkiye’yi kafeslemeden Ortadoğu’yu dizayn etmek zor. Hatırlayın; bu işe ta AKP’nin kuruluş aşamasında el attılar. Bush’un, hiçbir resmi sıfatı olmayan Tayyip beyi oval ofiste ağırlaması, Türkiye’yi tavlamanın ilk adımıydı. Nasıl olsa iktidar olacaklar, yola bunlarla devam edelim dediler. “Eşbaşkanlık” görevini de o nedenle verdiler Tayyip beye. AKP ile başı hoş olmayan TSK’yı ise sırf Büyük Ortadoğu Projesinin önünü açmak için hedeflerine koydular.

Nerede yerin altı zenginse, yerin üstünde ABD’nin çıkarları tepişiyor. Kan var, barut var, ölüm var! Bu oyun hep İslam coğrafyasında oynanıyor. Çünkü petrol damarları bu coğrafyanın altında. Bu arada, “her yeri dizayn eden ABD, petrol zengini Suudi Arabistan’ı niçin hedefinin dışında tutuyor?” sorusu aklagelebilir. Cok basit. Çünkü orayı çoktan fethetmiş. Arap zenginlerinin paraları Amerikan bankalarında yatıyor. Ve Suudi Arabistan Amerika’ya çeşitli kalemlerde örtülü haraçlar ödüyor. Oranın dokunulmazlığı bu yüzden. Tabii ki, şimdilik kaydıyla. Zamanı gelince orası da ele alınacak.

Her ne ise; konumuz bu değil. Ortadoğu şekillendirmek isteyen küresel gücün İslâm coğrafyasına dayattığı başka bir şey daha var. O da uydurulmuş BOP dinidir. Öyle bir din ki ne Allah’ı, ne kitabı, ne peygamberi var! Sadece üç dinden sentezlenmiş, daha doğrusu üç dinin benzer ayetlerinin bir araya getirildiği, aralarına Salman Rüşti’nin “Şeytan Ayetleri”nin de serpiştirildiği uydurma bir din kitabı. Adı: Furkan. Dikkat edin, yüce kitabımız Kur’an’ın adı da Furkan.

Goog’le “Furkan” yazıp girdiğinizde, şu bilgiler geliyor önünüze:

“Gerçek Furkan, ABD’nin Texas eyaletindeki Omega 2001 ve Wine Press yayınevleri tarfından yayınlanan ve içinde Tevrat, İncil, Kur’andan ayetler bulunan dini kitap.

Kitap Arapça ve İngilizce olarak yazılmış olup içeriğinde İbrahimî dinler vurgusu yapılmakta ve Kuran, İncil ve Tevrattan değiştirilmiş alıntılara yer vermektedir. Kitap 77 Sureden oluşmaktadır. Üslup olarak Kurana benzetilmeye çalışılmıştır. Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri isimli kitabından aktarımlar da bu kitapta yer alır.

Diyanet İşleri eski Başkanlarından Mehmet Nuri Yılmaz, Hürriyet’teki yazılarından birisini bu konuya ayırmıştı. Yılmaz, yazısına “DÜNYA kamuoyu şu günlerde, ABD’de, Başkan Bush’un da mensupları arasında olduğu bilinen Evangelist tarikatı tarafından uydurulmuş yeni bir dinle çalkalanıyor.” girişiyle başladıktan sonra şu ifadelere yer vermişti:

“Bu kitabın, Bush yönetiminin Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde hazırlanıp piyasaya verildiği yolunda iddialar ileri sürülüyor. Kitabın CIA tarafından yazdırıldığını ileri süren çevreler de var. Bu iddialar henüz kanıtlanmış olmasa da, kaynağı ve içerdiği mesajlar itibarıyla bu yöndeki şüphe ve ihtimalleri güçlendirici unsurlar taşıyor.”

Milli Görüş çizgisinin araştırmacı yazarlarından Mehmet Ali Öztürk ise, “Ilımlı İslam’a adım adım” başlıklı yazısında, Genişletilmiş Ortadoğu Projesinin iki koldan yürütüldüğüne dikkati çektikten sonra şu bilgileri aktarıyor:

“Amaç “Diyalog” aldatmacaları ile Müslümanların dini salâbetlerini gevşetmek, “Ilımlı İslam” ile de dinlerinin içini boşaltmaktır.

Projenin güvenliği ve başarı şansının yüksek olması için de bu işler Müslümanlara yaptırılacaktır. Nitekim bu amaçla 2005 Nisan ayında İstanbul’da Gönüllü Teşekküllüler Vakfı (TGTV) öncülüğünde İslam ülkeleri STK’ları arasında BOP çerçevesinde toplantılar düzenlenmesi kararlaştırıldı ve 45 Müslüman ülkede bu amaçla yapılan toplantıların finali de 2005 Kasımında Bahreyn’deydi.

ABD, İngiltere ve bölgede BOP’un taşeronu olan Türkiye, Ürdün, Yemen yönetimlerinin belirleyici rol üstlendiği, Dışişleri bakanları ve bazı STK temsilcilerinin de katıldığı bu toplantının hedefi: İslam dünyasında sivil toplumu güçlendirebilmek için bir “Gelecek Vakfı”nın kurulması ve BOP paralelinde çalışacak STK’ların finansmanının sağlanması. Bu amaçla bu forumda, bölgedeki STK’lara dağıtılmak üzere 100 milyon dolar temin edilmesi kararlaştırıldı. Ve forum G8 ve Dünya Bankası tarafından desteklenmektedir.

Ancak Mısır temsilcilerinin demokratikleşme ve sivilleşme yönüne, özellikle de Hasan Hanefi’nin projeye, “bir Soros operasyonu” nitelemesi yaparak karşı çıkması sonuncu toplantı sessizce dağıldı.

Aynı ay içinde ABD’nin Chicago ve Houston şehirlerinde gerçekleştirilen benzer amaçlı toplantılarda ise, Müslüman dünyanın “Siyasal İslam”dan veya “İslamcılık”tan nasıl arındırılacağı; BOP ile paralelleşen, Türkiye yöneticileri ile Fethullah Gülen hareketinin din anlayışlarının “Ilımlı İslam Projesi”ne ne gibi katkılarda bulunacağı üzerinde duruldu. Bu arada Türkiye’deki devlet kontrollü laikçi baskıya da vurgu yapıldı.”

Tekrar, eski Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Nuri Yılmaz’ın yazısına dönelim ve konuyu onun sözleriyle bitirelim:

“Kitabı, internetteki Arapça metninden inceleme imkánını bulduk. Üslup itibarıyla Kuran-ı Kerim’e benzetilmeye çalışılmış. Bazılarına da Kuran-ı Kerim’de geçen surelerin ismi verilmiş. Nur Suresi, Nisa Suresi, Talak, Maide, Münafıkın ve Enbiya sureleri gibi. Uydurma dinin bu yeni kutsal(!) kitabı 366 sayfa ve 77 sureden oluşuyor. Kitaptaki bütün sureler ‘Bismi’l Eb el-Kelimetu’r Ruh el-İlahu’l Vahidu’l Uhed’ besmelesi ile başlıyor. Anlamı da şu: ‘Baba, Söz, Ruh ve Tek bir Allah’ın adıyla.’

Çelişkilerini daha besmelesinde açığa vuran bir din. Önce ‘Baba, Söz, Ruh’ diyor, sonra ‘Tek bir Allah’ın adıyla’ vurgusunu yaparak sözüm ona tevhidi çağrıştırıyor.

BOP dininin kutsal kitabı şeytanı da memnun etmeden geçememiş. Selman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabından alınmış ‘El Garanik’ isimli sureyle de İslam’a ve onun muazzez peygamberi Hz. Muhammed’e hakaretler yağdırılmış. Kuran’daki Necm Suresi’nin ‘Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve batıla inanmadı’ ayeti, şeytan ayetleriyle karıştırılıp tahrif edilerek ‘Arkadaşınız saptı ve batıla inandı’ya dönüştürülmüş. Velhasıl; neresinden bakarsanız bakınız, din değil bir ‘hezeyanlar manzumesi’!”

Akla hemen şu sorular geliyor:

“Cuma hutbelerinde okunan ‘Allah indinde tek din İslamdır” ayeti ABD’nin ricası üzerine mi yasaklandı?

“Lailahe illallah” tan sonra gelen “Muhammedün Resulullah” ibaresi din dersi kitaplarından neden kaldırıldı?”

BOP’çuları memnun etmek için mi?

El atmaya cür’et edemedikleri bir dinimiz kalmıştı, onu da sulandırmaya kalkıştılar. “Ilımlı İslam” dedikleri bu olmasın?

MEVZUVATAN .COM

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.