Londra yanıyor

Her şey geçen perşembe polisin 29 yaşındaki Mark Duggan’u vurarak öldürmesiyle başladı.

Siyahi gruplar ve çeteler 1985’teki olaylara benzer şekilde ortalığı yakıp yıktı. Tottenham polis merkezinin önünde çığırından çıkan olaylar sabaha kadar sürdü. 26’sı polis 29 kişi yaralandı. Mağazalar, otobüsler, otomobiller ateşe verildi. Tottenhamlı Stuart Radose yaşadıklarını, “Bir sürü insan her şeyini kaybetti. Felaket bir durum. İkinci Dünya Savaşı gibi” diye ifade etti.

İNGİLTERE’nin başkenti Londra önceki gece, bir görgü tanığının ifadesiyle “2. Dünya Savaşı bombardımanına benzer bir manzara”ya ev sahipliği yaptı. Kentin kuzeyindeki, daha çok göçmen ve işçi semti olarak bilinen Tottenham, polise kızan saldırganlar tarafından yakılıp yıkıldı; aralarında Türklere ait dükkânların da bulunduğu çok sayıda mağaza yağma edildi. Önceki gece göstericiler, “Broadwater Farm” adlı bölgede toplanıp yürüyüşe başladığında, kimse bunun sembolik anlamını aklına bile getirmedi. Oysa Tottenham, son olarak 1985 yılında benzer bir yakıp yıkma olayını yaşamış, bir semt sakininin, polis baskınıyla kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesine kızan gençler, bu son gösterilerin başladığı nokta olan Broadwater Farm’ı darmaduman etmişti.

Sanki İkinci Dünya Savaşı

Siyahi gruplar ve çeteler bu kez, perşembe gecesi polisle girdiği çatışmada ölen 29 yaşındaki Mark Duggan için ayaklandı. Barışçı başlayan yürüyüş, Tottenham polis merkezinin önünde çığrından çıktı. Sabah saatlerine kadar süren olaylarda 26’sı polis 29 kişi yaralanırken, semt kelimenin tam anlamıyla savaş alanına döndü. Benzin kamyonları, mağazalar, iki katlı bir otobüs ateşe verildi. Semt sakinlerinden Stuart Radose ise “Bir sürü insan her şeyini kaybetti. Felaket bir durum. İkinci Dünya Savaşı gibi. Havadan bombalandık sayılır” dedi. Olaylar sırasında sosyal medya sayesinde, saldırganların sayısının giderek arttığı da gelen haberler arasında.

Polis 48 kişiyi gözaltına aldı

Olaylar nedeniyle 48 kişiyi gözaltına alan polis, dün sabah saatlerinde kontrolü büyük ölçüde eline geçirdi. Ancak henüz kimse kendini güvende hissetmediği için, sokaklar bomboş kaldı. Bazı görgü tanıkları, bu durumu, “Tottenham’da sokağa çıkma yasağı ilân edilmiş gibi” diye anlattı. Adını gizli tutan 23 yaşındaki Türk kökenli bir Tottenham sakini, çatışmaların neden bu semtte çıktığı konusunda, “Tam 20 yıl Broadwater Farm’da yaşadım. İlk günden bu yana polis, buradaki Türklere ve siyahilere önyargılı davranıyor” yorumunu yaptı.Bir diğer iddiaya göre, protestolar, polisin 16 yaşındaki bir gösterici kızı coplamasıyla çığırından çıktı. Öldürülen Duggan’ın ailesi de, şiddetin çözüm olmadığını belirterek, göstericileri sakin olmaya çağırdı.

300 dilli yoksul semt

LONDRA’nın çokkültürlülük açısından önde gelen banliyölerinden biri olan Tottenham’da, kimi uzmanlara göre 300 ayrı dil konuşuluyor. Daha önceleri Gana kökenlilerin yerleştiği Tottenham, özellikle de 1980’den sonra Türk, Kürt, Arnavut, İrlanda ve Portekiz kökenli göçmenlerin uğrak yeri hâline geldi. Orta alt sınıf ve işçi sınıfının merkezi olarak bilinen Tottenham, Londra içinde işsizlik oranının açık ara en yüksek olduğu semt olarak tarif ediliyor. Perşembe gecesi polis tarafından öldürülen Mark Duggan’ın üyesi olduğu “Man Dem” başta olmak üzere çok sayıda silahlı çete Tottenham sokaklarının hakimi. Ayrıca “Türk Mafyası” diye bilinen ve Londra’daki eroin ticaretinin büyük kısmını elinde bulunduran bir çetenin de yine Tottenham’dan yükseldiği belirtiliyor.

Üst kattakiler zor kurtuldu binlerce halı yandı

Göstericilerin ateşe verdiği binalar arasında, Tottenham semtinin en büyük halıcısı da var. Girişi, 1930’lardan kalma bir binanın zemin katında bulunan Carpet Right Mağazası’yla birlikte yüzlerce halı da kül oldu. Maddi zarar yüzbinlerce sterlin. Mağazanın üst katındaki konutlarda oturanlar ise canlarını zor kurtardı.

Twitter etkiledi

Protestonun ilk saatlerinde 500 kadar gösterici vardı. Bir polis aracını yanarken gösteren fotoğraf Twitter’da 100 kez paylaşıldıktan sonra göstericilerin sayısı hızla arttı.Toplumsal olaylara müdahale için özel donanımlı 100 polis operasyonlarda görev aldı. Ölümüyle ayaklanmayı tetikleyen Mark Duggan’ın dört çocuğu var.

Tatilini kesmedi

ABD’nin kredi notunun düşürülmesiyle başlayan ekonomik dalgalanmaya rağmen tatilini kesmeyen İngiltere Başbakanı David Cameron, Londra yanarken de görevinin başına dönmedi. Başbakanlık, yaşananlara ilişkin kuru bir yazılı açıklama yapmakla yetinerek, “Tottenham’daki önceki gece yaşanan arbede kesinlikle kabul edilemez. Polis çatışmalara ilişkin soruşturma başlattı; sürecin devamını sağlayacağız” dedi. Cameron ve eşi Samantha Cameron, İtalya’nın Toscana bölgesinde tatil yapıyor.

Polisler peşimde yemeği sen yap

TOTTEN-HAM’daki çatışma, 29 yaşındaki silahlı çete üyesi Mark Duggan’ın öldürülmesi nedeniyle yaşandı. Perşembe günü yerel saatle 17.00 sularında, araba kullanırken kız arkadaşı Semone Wilson’a telefon açan Duggan, “Akşam yemeğini sen yapar mısın? Peşimde polisler var” dedi. Duggan’dan 3 çocuğu olan Wilson, sevgilisiyle son konuşmasının bu olduğunu söyledi. Bu konuşmadan yaklaşık bir saat sonra polise ateş eden Duggan, karşılık aldı ve çatışma sırasında öldü. Mahallede “Starrish Mark” diye tanınan Mark Duggan, Tottenham’da yer eden “Man Dem” adlı, Jamaika’nın acımasız “Yardies” grubuyla da ilişkileri olan bir çetenin üyesiydi. Semt gençlerinin iddiasına göre Duggan polise teslim olmak isteyip silahını yere bıraktığı sırada vuruldu.

DHA

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.