Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar

YENİ TSK’ NIN VİZYONU

YENİ TSK’NIN VİZYONU
Uzun süredir TSK; Mustafa Kemal’in,”Cumhuriyet Orduları, Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma kudretindedir ve hazırdır” direktifine rağmen,

ABD’nin ,”Amerika’lıların güvenlikleri;noksanlıkları olan uluslararası sisteme rağmen küresel işbirliği sayesinde yaratılacak barışcıl ve istikrarlı dünya ile sağlanacaktır” esasında Ulusal Strateji Belgesi doğrultusunda,seyrediyor.
ABD ‘nin barışçıl ve istikrarlı dünya için farklı coğrafyaların sorunlarının sadece askeri değil insan odaklı yöntemlerle ya da demokrasi ile çözüleceği konsepti;

TSK’nın eğitiminden stratejilerinin belirlenmesine,silahlanma yapısından taktik becerisine kadar  tüm perspektifini belirliyor…
*

Üstelik Türkiye;küresel demokrasi güvenliğine Büyük Ortadoğu ile Medeniyetler İttifakı Projelerine işbirliğinde islamcı AKP iktidarıyla katılmaktadır.

AKP;Osmanlı’dan geliştirilen  bir siyaset olarak islamcılığın Türkiye’den  topyekün Arap İslam coğrafyasında siyasi ve sosyo-kültürel yapının  dönüştürülmesi ortağıdır.

İslamcılığın demokrasiye aykırı olmadığı zehabında uluscu,ulusalcı,lâik, Atatürk milliyetçiliği gibi  esaslarıyla belirlenen bir devletin olamayacağı,bu sıfatların  demokrasi üzerinde vesayet oluşturduğu   düşüncesinden yürüyor.

Bu kurguda Türkiye’nin ABD’nin barışçıl ve istikrarlı dünyasını teminen -şimdilerde, Ortadoğu’da  aslen İran merkezini hedefleyen ve o merkeze doğru  giderek derinleşen Arap Baharı fırtınasına güç vermesi gerekiyor!

 

*
Demokrasinin vesayetten kurtulmasını teminen Cumhuriyet ordusu TSK’nın Cumhuriyeti koruma ve savunma kudretinde lâik demokrasiden verdiği ödün henüz yenidir.

Cumhurbaşkanı seçimi,AKP nin Anayasa Mahkemesinin antilâik odak olduğu hükmüne rağmen kapatılmaması süreci -bugün,
TSK’nın bir döneminin; bir zamanların irticayla mücadelesinde  balyoz,internet andıcı gibi kimi hazırlıkları nezdinde yargılanmasına yol açıyor.

Lâik ilke anayasada kalsa da  pratikte hızla  sekülerizme dönüşüyor!

 

*

Nitekim üç kuvvet komutanı ile birlikte emekliye ayrılan Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner veda mesajında, TSK’nın omurgasını oluşturan çok sayıda general,amiral ve üst rütbelinin  hem hukuka hem de vicdana uygun olmayan şekilde tutuklanması, yargılanması ve TSK‘nın sürekli gündemde tutularak kamuoyunda bir suç teşkilatı olduğu izleniminin yaratılmaya çalışıldığına,bu durumun önlenmemesi ve yetkili makamlar nezdinde yapılan girişimlerin dikkate alınmamasına itiraz ediyor.

Bu haklı itiraza  rağmen  yeni komuta heyetiyle yeniTSK;islamcılığın demokrasiye uygun olduğu ve Atatürkçü esasların demokrasiye vesayet yüklediği tezinde siyasetin emrine giriyor!

ABD Dışişleri  Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner,”Türk kurumlarının gücüne güvenimiz tamdır” açıklaması yaparken,

New York Times,”Ülkenin siyasi sisteminde uzun süredir güçlü olan ordunun yenildiğine  tanık oluyoruz” manşetiyle yeniTSK’yı afişe ediyor.
*

Bu noktada yeniTSK’nın vizyonu -bakınız,nasıl gelişiyor?

*
AKP hükümetinin Kürt sorununu çözme yöntemi Osmanlı’dan geliştirilen islamcı siyasete dayanmaktadır.
İslami yapılanma üzerinde  ekonomik kalkınmanın sağlanması, hak ve özgürlüklerin gelişmesi ve demokratikleşmenin genişlemesiyle yoksulluğun ve sömürünün ardından terörün biteceği öngörülüyor.
Merkezi hükümetin  ve özerk kurumların kayıtsız-şartsız ekonomik ve siyasi kontrolünde, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı,İl Özel İdareleri,Belediye ve Köylerin Altyapılarını Destekleme projeleriyle bölge -hatta,Kuzey Irak Kürt Bölge Yönetimi, ekonomik kalkınması örgütlenmiştir.

O nedenle Bölücü Kürt Hareketi aş ve iş’le -yetmedi, silahlı operasyonlarla terbiye ediliyor.
*

O halde yeniTSK’nın Türkiye’de birlikte yaşayan insanlar arasında barışı tesis etmek misyonunun sınırlı olduğunu görmek gerekiyor.

Mesela, ayrılıkçı Kürt Hareketinin Demokratik Toplum Kongresi,5.Genel Kurulu Kürt sorununun çözümü sürecinin gelişmesini teminen;ilgili kanatların irade beyanında bulunmasına yönelik 1 Ağustos-1 Ekim’i kapsayan yol haritasının hazırlanması,KCK tutuklularının salıverilmesi,Terörle  Mücadele Yasasının değiştirilmesi,Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi ve muhatap alınması,operasyonların durdurulması gibi 5 adımlık çözüm önerisi yapıyor.

Fakat,”Silah bırakmazlarsa barış olmaz,masaya oturulmaz,klasik devlet anlayışı, ısrarı ve dayatmasından vaçgeçilmelidir”şartı konuluyor!

Halbuki TSK;  Kürt Ulusuyla  savaştığını değil bölücü terör örgütüyle mücadele ettiğini savunuyor – o nedenle, terör örgütü ve militanlarının silahlarını bırakıp güvenlik güçlerine teslim olmasını istiyor.

Şimdi  AKP’nin Kürt sorununa yaklaşımı belliyken  yeniTSK’nın  da bu söyleminden vazgeçmesini asla düşünmemek gerekiyor.
*

Bu taktirde komutası  AKP siyasetinin derinine ilişiklenen yeniTSK;ABD’nin Ulusal Strateji Belgesi gereğince barışçıl ve istikrarlı dünyayı teminen Ortadoğu’da  aslen İran merkezini hedefleyen ve o merkeze doğru  giderek derinleşen Arap Baharıyla

dönüşüme gerektiğinde  taktik destekte bulunmalıdır.

Çünkü İran jeopolitiği; ABD’nin  hem Ortadoğu güvenliğine  handikap oluşturuyor hem de  çok zengin kaynaklarıyla  Güney Kafkasya ve Hazar güneyinden Orta Asya’ya  girişini  engelliyor.

Kürt Bölgesi Arap Baharıyla  sünni çembere  alınmak istenen  İran’a biricik yaklaşma alanıdır.

AKP hükümeti  istim üstünde tutulan PKK terör örgütü üzerine  F-tipi özel harekât polisi ve  kolonisiyle yoğunlaşırken,bölgeye azar azar gerilim yüklüyor, aynı gerilimi Suriye’ye ya da diğer Arap ülkelerine  verdiği destekle de sağlıyor.

Böylece komutası siyasete ilişiklenmiş yeniTSK; emir-komuta hiyerarşisiyle -bakınız,Suriye Ordu  birlikleri Hama’ya saldırısında sivillere ateş açıyor ve 95 kişiyi öldürüyor -maazallah, netice almak üzere Suriye ya da  İran’la ya da ihtiyaç olan  herhangi bir İslam ülkesinde savaşa mı yönlendiriliyor?

Ya da sonra NATO’nun stratejik desteğiyle, ümmetin demokrasi güvenliğini teminen Yeşil NATO’nun kurulmasına önayak  edilmeye mi hazırlanıyor?

*

Yine de yeni Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in ebedi Başkomutan Mustafa Kemal’in,” Emir verirken, kendini o emri yerine getirecek olanların yerine koymak ve emrin nasıl yerine getirilip uygulanacağını düşünmek ve bilmek gerekir”sözünü aklından çıkarmaması,

Vatandaşın da yasama,icra ve yargı gücünü kendine ilişiklemiş AKP,yeniCHP ardından  yeniTSK ile gelişen süreci düşünmesi,anlaması ve sorumluluğunu alması gerekiyor.

Çünkü  bu yapay Türkiye  her konuda sadece kriz üretir!

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here