12 Haziran 2011’de , Türkiye Cumhuriyeti’nin en kritik seçimine gideceğiz . 

12 Haziran’da , oylarımızı , ya dönüştürülmek istenen rejim ve oluşturulmak istenen Federasyon yönünde kullanacağız , ya da orijinal Türkiye Cumhuriyeti yani üniter devlet lehinde …

Gün , tarafsız olma günü değildir ! Gün , Atatürk’ün kuruluşuna liderlik ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafını tutma günüdür !

Artık , iyice belli oldu ki , AKP’nin açılım politikası boş bir hayalden , BDP ve PKK’nın bir arada yaşama söylemleri koca bir yalandan ibarettir . Artık , hiç kimse , diyalog masalları ile kamuoyunu oyalamamalıdır . Diyalog , bir tarafın isteklerini dayatması ile gerçekleşmez , gerçekleşemez .

Fakat , ne yazık ki , cin şişeden çıkmıştır ve barışçıl yollardan şişeye geri  dönmesi de mümkün değildir . Devletin üniter yapıdan geri dönmesini düşünmek , boş bir hayal olduğuna göre , bundan sonra olacakları kestirmek de güç olmasa gerek …

Yazımızın başlığına dönecek olursak , bütün bu gelişen olaylar göz önüne alındığında , Kürt kökenli vatandaşlarımızın , oyları ile tutacakları taraf , bundan sonraki gelişmeleri bire bir etkileyecektir . Ayrılıkçılara verilecek oylar , ülkeye kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyecektir .

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.