Kategoriler
Azerbaycan Dünya Ermenistan Güney Asya Güney Kafkasya Gürcistan Haberler İran İsrail Orta Asya Orta Doğu ve Afrika Rusya Türkiye

Wikileaks belgeleri ABD politikasinin gizlinlerini ortaya koydu

Gulnara Inanc,
www.ethnoglobus.com Uluslararasi online informasyon ve arastirma merkezinin direktoru, www.turkishforum.com sitesinin rus bolumunun informasyon elaqelendiricisi

Turkiye`li ekspert Mehmet Perinçek`in www.novosti.az ajansligina verdiyi ozel aciqlama.

-Hangi jeopolitik süreçler ve hangi uluslararası güçler Wikileaks belgelerinin ortaya çıkarılmasının arkasında olabilir? Bu skandal belgelerin dağıtılmasında ABD’nin gerçek rolü nedir ve niye şimdi bu “gizli” belgeler ortaya çıkarılmıştır?

Mehmet Perinçek: Bu belgeler, ABD devletinin kontrolü dışındaki güçlerce mi yayınlanıyor, yoksa ABD’nin hâkim güçleri içinde bir grubun planlı bir tertibi mi söz konusudur? Bu konuda sağlıklı saptamalarda bulunmak için, belgelerin devamına bakmak gerekiyor. Ancak belgeler için de Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren meseleler bulunmaktadır. Ne olursa olsun, Türkiye’nin ulusal güvenliğine ve geleceğine dair bu belgelere kayıtsız kalınamaz.
Türkiye’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bütün Wikileaks belgelerini yayınlanmasını beklemek gerektiğini belirtmiş ve ayrıca Wikileaks’in ciddiyetinden şüphe ettiğini ve olası sonuçlarıyla ilgili rahatsızlığını dile getirmiştir…

-Türkiye’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bütün Wikileaks belgelerini yayınlanmasını beklemek gerektiğini belirtmiş ve ayrıca Wikileaks’in ciddiyetinden şüphe ettiğini ve olası sonuçlarıyla ilgili rahatsızlığını dile getirmiştir…

Mehmet Perinçek: Wikileaks internet sitesinde yayınlanan belgelerde, Türkiye önemli bir yer tutmaktadır. Bunların her biri, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Belgelerde sadece “Tayyip Erdoğan’ın İsviçre bankalarındaki sekiz ayrı gizli hesabı” bulunduğu bilgisi bile, AKP hükümetinin istifasını zorunlu kılmaktadır.

Açıklanan belgeler, Türkiye’nin ABD’nin yakın takibinde olduğunu, AKP yöneticilerinin Amerikan yetkililerinin avucunun içine düştüklerini, her türlü şantaja açık halde bulunduklarını da açıkça ortaya sermiştir. Türkiye üzerindeki Amerikan hegemonyasının vardığı nokta budur. Yolsuzluğa ve ahlaksızlığa batan bu yöneticiler, acaba ABD’nin hangi dayatmalarına boyun eğdiler, Türkiye’yi kaç kez pazarlamışlardır?

Diğer taraftan ABD-AKP işbirliğini çırılçıplak ortaya çıkmıştır. Kürt açılımından AB sürecine, İsrail’le ilişkilerden AKP’nin yolsuzluklarına kadar pek çok şey “belgeli” olarak artık kanıtlanmış durumdadır. AKP’nin İran-İsrail-Suriye ilişkilerinin tamamen ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne uyumlu olduğu da gözükmektedir. ABD adına Ortadoğu’da görev üstlenen AKP, sözde İsrail karşıtı görüntü sergileyip, hem Arap ülkelerinin liderliğine soyunuyor hem de İran’ı yalnızlaştırıyordu. İşte bu gerçek, ABD Büyükelçisi James Jeffrey’in ağzından belgeye şöyle yansıyordu: “Eğer Türkler, Suriye’yi İran’dan ayırmak konusundaki isteklerinde ciddilerse, bu konuda telefon defteri değerinde tartışmalı protokoller imzalamak yerine, gerçek başarılar elde etmeye başlamaları halinde, bu hepimizin çıkarına olur…”

Belgeler, Türkiye’nin AB’ye asla üye olamayacağı da sergileniyor. Türkiye’nin AB kapısına bağlanıp, orada denetim altına alındığı, ABD ile PKK arasındaki işbirliği, AKP ricalinin ABD Büyükelçiliğine bilgi taşıdığı diğer çarpıcı noktalar.

Bu nedenle AKP hükümeti, belgelerin üzerini örtmek ve üstünde şüphe yaratmak istemektedir.
Azerbaycan ve Türkiye’yi ilgilendiren bilgilerin yayılmasındaki amaç nedir ve Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde ve diğer jeopolitik meselelerde ne gibi sonuçlar doğurabilir? Ankara ve Bakü arasında daha önce gaz fiyatlarına bağlı olarak bir yanlış anlaşılma söz konusuydu. Wikileaks metinlerinde de Azerbaycan-Türkiye ilişkilerindeki bu noktaya işaret ediliyor.

Belgeler, AKP’nin ABD adına Kafkasya’da uyguladığı politikaların, Azerbaycan’ın çıkarlarına aykırı olduğunu da kanıtlanmış durumdadır. İlham Aliyev’in sözleri tam olarak ifade edilmemiş, gerçeğe uymayan kaba bir üslupla aktarılmış olabilir. Ancak Azerbaycan’ın özellikle Ermeni açılımından dolayı memnuniyetsizliği vardır. Aliyev’in yerinde kim olsa Ankara’nın bu çizgisinden rahatsız olur. Ülkesini seven, bölgemizde güvenli ve huzurlu yaşamak isteyen herkes AKP’nin açılımlarından endişe duyar. Bunda garipsenecek bir durum yoktur. Türkiye’yle Azerbaycan kardeştir; aralarında yanlış anlamalar, tartışmalar, kırılganlıklar olabilir. Önemli olan bunlara yol açan etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Wikileaks belgeleri, Türk-Ermeni protokolünün yırtılıp atılması gerektiğini tekrar ortaya koymuştur. Bu yapıldığı takdirde Türkiye-Azerbaycan ilişkileri büyük gelişme kaydeder ve bu tür yanlış anlamalara imkân verilmez.

-Wikileaks metinlerinde Türkiye’nin Ortadoğu politikalarına da değiniliyor…

-Türkiye’nin bu rolünü yerine getirmesi içinde “ılımlı İslam” kıyafetini giymesi gerekmektedir. Gerçekten de bir ABD projesi olan “ılımlı İslam” Türkiye’ye bir yarar getirmeyecektir. Tam tersine büyük zarar vermektedir. Bir taraftan Türkiye üzerinde ABD kontrolü sağlanırken diğer taraftan Atatürk devrimleri birer birer ortadan kaldırılarak Türkiye Ortaçağ kararlığına sürüklenmektedir.

ABD’nin Bush döneminde, İslam Dünyası’nda kaybettiği büyük prestij Obama ile birlikte bir şekilde giderilmeye çalışılıyor. İzlenen ve uygulanan politikalarda hiçbir farklılık olmamakla birlikte, görünüşte İslam Dünyası’na yönelik olumlu politikalar yürütülmeye çalışılıyor. Yeni Osmanlıcılık siyaseti ve Başbakan Erdoğan’ın son çıkışları hakkında ise Türkiye’nin ABD adına, İslam Dünyası’na hamilik yapacak bir kuvvet olarak ileri sürüldüğü kanısındayım. Yani Amerika kendi prestijini kaybetmiştir. Amerika, Türkiye’nin belirli çıkışları ile İslam coğrafyasına hamilik yapacak olmasını, kendi çıkarları ve projeleri doğrultusunda kullanacaktır. Dolayısıyla Türkiye, Amerikan projelerini bölgeye empoze etmek için aracı olarak kullanılacaktır. ABD yetkilileri, Türk hükümetinin kedilerinin görüşemediği kişilerle görüşebildiğini, giremedikleri yere bu şekilde girebildiğini belirtmektedir.

– Bölgeye değinen bu provokatif bilgilerin nedenlerinden biri Azerbaycan’ın Türkiye’yle ilişkilerini bozma eğilimi olduğu söyleniyor. Bu olay, son dönemde Rusya’ya, Ermenistan’a ve Karbağ meselesine yönelik politikalarında değişitirdiği günlere denk geliyor.

-Azerbaycan, asla ve asla Türkiyesiz kalmayacaktır. Türk hükümetinin politikası ne olursa olsun Türk milleti tek yürek olarak Azerbaycan halkının yanındadır. Bunu Azeri yetkililer ve kardeşlerimiz iyi bilmelidirler. Karabağ sorunun çözümünde de hiçbir güç, ABD de dâhil olmak üzere, Türkiye’yi Azerbaycan’a karşı bir konuma sürükleyemez, hatta desteğini çekmesine yol açamaz. Fakat Türkiye’nin yapabilecekleri de şu anki haliyle sınırlı değildir.

Türkiye, Azerbaycan’a daha fazla destek olmalı, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çok daha ileri düzeye taşınmalıdır. Karabağ sorunun çözümünde bölgesel ittifakların önemli rol oynayabileceğini daha önceki röportajlarda ifade etmiştim. İşte Türkiye, Batı Asya Birliği’nin oluşumu konusunda ciddi çabalar içine girerek Azerbaycan’a en büyük iyiliği yapmış olur ve işgal altındaki toprakların geri alınmasında büyük katkı sağlar. Ama bunun için Türkiye’nin Amerikan güdümlü dış politikadan vazgeçmesi ve milli bir çizgi izlemesi gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.