TÜRKİYE’DEN   TEKMİL

 
         Küresel “Kürt Sorunu Çözümü” nün indirgendiği  “Terörle Mücadele” konusunda, 
         Başbakan Erdoğan’ın muhalefet liderleriyle yaptığı  görüşmeler;
         O’nun vasıtasıyla dünya merkezlerine verilen, çözüm için “Türkiye Memorandumu” anlamını taşıyor.
 
          *
          Sorunun çözümünde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun,
         “PKK sorununu iç politika konusu yapmam. Çözüm için destek veririz.” söylemi, 
          Çözüm için CHP kapılarının açık tutulduğuna işaret ediyor. 
          Öyleyse Türkiye siyaset yelpazesi yeniden konumlanıyor.
          Küreselleşme  yönünde  Kürt Sorunu çözümünden yana olanlarla, 
          Türk-Kürt, Türklük-Kürtlük,Türk-Kürt Milliyetçiliği; saflaşma sürecine giriyor…
            
          *
          Başbakan’ın muhalefet liderleriyle  görüşmesinde;
          Güneydoğu ve sınır bölgelerinde  “Özel Profesyonel Ordu” kurulması konusunun,
          Heyecan ve mutluluk ile karşılandığı anlaşılıyor.
          CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu  bu konuda ketumiyetini koruyor fakat yine kapıyı kapatmıyor;
          “İçini doldurun, bir görelim!” diyor!
 
          *
          Türkiye- Avrupa Birliği  tam üyelik  görüşmeleri sürmektedir.
          AB; sınır denetimleri konusunda sadece üye ülkeler ile değil,
          Birliğe komşu ülkelerle de yakın ya da iyi işbirliği istiyor.
          “Açık ve Güvenli Sınır Genel Stratejisi” uyarınca,
          Sınır denetimlerini Özel Sınır Birliklerinin sağlaması gerekiyor… 
 
           *        
          Diğer taraftan Küresel Serbest Piyasalar yeni tehditlere muhataptır.
          Terör, NBC imha silahları, insan ya da uyuşturucu kaçakçılığı, korsanlık, siber savaş yeni  tehditler olarak beliriyor. 
          NATO ittifakı  yeni askeri tehditlere karşı 2009 da Strazburg- Kehl zirvesinde alınan,
          Stratejik Konsept hazırlanması kararını yürütüyor.
          Bir uzmanlar kurulu ön projesini; Analizler-Düşünceler başlığında hazırlamış,
          Genel Sekreter Anders Fogh Rasmussen’e iletmiştir.
          Rötuşlar sonrasında NATO Stratejik Konseptinin, Kasım 2010  Lizbon’da,
          İttifak ülkeleri devlet ve hükümet başkanlarınca onaylanması bekleniyor.
 
          *
          NATO İttifakı  kollektif savunmasının iç ve dış operasyonlarında;
          Ortak  kriz planlamaları, tatbikatlar, lojistik destekler yanında,
          Askeri birliklerin de hazırlanması gerekiyor.
          Öte yanda NATO’nun kredibilitesi ve caydırıcılığını teminen  ilk işi ;
          Afganistan’da başarı getirecek şartlar oluşturuyor.
 
          *
          TSK; ittifakın belirlediği sorunlara global yaklaşım sağlayabilme esnekliğini teminen,
          Yeniden yapılanıyor ve askeri mevzuatı reforme ediliyor.
          Askerin Atatürkçü Düşünce temeli, bu kez, Ergenekon ve benzeri cadı avlarıyla tornalanıyor, kütleştiriliyor. 
          Fizik yapıda birlikler yeniden düzenlenirken komuta mekanizmasının  re-organizasyonu  tartışılıyor.
          Askeri görevlerde yükselmeyi belirleyen yönetmelik değişikliğinden,
          Askeri Mahkemelerin görev alanını belirleyen ve referanduma sevkedilen anayasa değişikliğine,
          Mevzuat; reforma tabi tutuluyor.
 
           *
          Bu aşamada, Başbakan liderlerle Özel Profesyonel Orduyu görüşüyor. 
          Aynı saatlerde Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, PKK ile sınır boyunda mücadele için,
          Özel Profesyonel Ordu kurulması konusunda;
          Genelkurmay’ın askeri, hükümetin hukuki bir çalışma yaptığını açıklıyor.
          Gayri nizami harp tekniklerinde eğitilmiş, uzun vadede istihdamlı, uzman askerler!
 
          *
          Özel Profesyonel Ordu!
          Hesapta; hem Avrupa Birliğinin “Açık ve Güvenli Sınır Genel Stratejisi ” hedefini,
          Hem NATO İttifakının “Kollektif Savunma” hedefini karşılıyor…
 
          *
          İyi ama?
          Paranın egemen olduğu bir askeri sistem,
          Beklentileri olmayan, aile değerleri zayıf, radikal karakterler , sivil hayatta dikiş tutturamayanlardan oluşan,
          Parayı verenin düdüğünü çalan bir ordu!
          Başbakan’ın ” profesyonel birlikler kamu vicdanını rahatlatır,infiali önler” dediği gibi,
          Ardında analarının ağlamayacağı avantajına rağmen,       
          Alınıp-satılabilen ve kiranabilen bu kaçkınlar ordusunun; tartışılması gerekiyor!
         
          *
         “Komşularla Sıfır Sorun Politikası” na rağmen,
          Türkiye’nin mütevazi “Yurtta ve Dünyada Barış” idealinin;
          Dünyanın  gelişkin Yahudi-Hristiyan ortaklığının dünya ideali,
          Yunanistan’ın Megola İdeası,
          Rusya’nın Sıcak Denizler,
          Ermenistan’ın Büyük Ağrı,
          Büyük Kürdistan ve
          Vaad edilmiş topraklarında Büyük İsrail İdealine karşı korunmasını gerekiyor.
 
          *
          Başbakanın muhalefet liderleriyle “Kürt Sorunu Çözümü”nün indirgenmişi,
        “Terörle Mücadele” görüşmelerinde,
          Ortak niyetin konulduğu ve  çözüme doğru yeni saflaşmaların yürüyeceği anlaşılıyor.
          Sınır boylarında PKK ile mücadele için  kurulacağı savlanan Özel Profesyonel Ordu ise;
          Neden hiç bitmeyecekmiş gibi PKK terörünü uzun vadeye yayıyor?
          Aslında Başbakan liderlerden başlayarak kamuoyu oluşturuyor;
          Özel Profesyonel Ordu!
          Afganistan’da, Irak’ta  nerede savaş varsa orada bekleniyor.
          Para için canını veren, can alan, idealsiz arızalılar ordusu!
          Mehmetçiğin değil, Ahmet’in ,Mehmet’in  belki John, belki Hans’ın da ordusu!
          İster TSK ya bağlı, ister Polis’e…
          Türkiye’nin idealini beklemeye hazırlanıyor!
          İdeali içinde yurt savunmasındakilerin de idealini sulandırıyor!
          Yok artık  daha neler?
           
          *
          Su katılmamış bir özel profesyonel,
          Ah,İlker Bey ahh!
          “uyma dedim,uydun eller sözüne!” 
                             
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*
                
            
           
               
     
         
         
     
             
               

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.