BEYAZ TÜRKLER  ÇÖZÜMÜ
 
          AKP Genel Başkanı  Erdoğan ve CHP Genel Başkanı  Kılıçdaroğlu,
          Terörle mücadele başlığında Kürt sorununu görüşme kararı aldılar.
          Erdoğan, terörden nemalandığını  iddia ettiği MHP ve BDP ile görüşmüyor.
          MHP;  çağırsalar da  gitmeyeceklerini,
          BDP;  savaştan yana tutum takınıldığını, söylüyor…
 
          *
          Referandumun AKP iktidarına  güven oylamasına dönüştüğü  süreçte,
          Kürt Sorunu çözümü için;
          Ulusal tavırlı Deniz Baykal’ın tasfiyesi ardından CHP’nin AKP ile  görüşmeye razı olması,
          MHP’ nin Türklük ve milliyetçiliği  özünde kararlılığı,
          Umdukları  çözümün sağlanmayacağına dair düşünceleriyle BDP’nin, 
          Duruşları; Türk siyasetinin  Orta Doğu’dan dünyaya;
          Bir “Türkiye  Memorandumu” anlamındadır.
 
          *
          BDP ve Kürtçü hareket; görünen gelecekte Türkiye’den ayrılmak talebini çaresiz saklı tutuyor.
          Kürt sorununun şu aşamada çözümü için; seçim barajının düşürülmesi,
          Terörle Mücadele Kanununun kaldırılması ve çocukların salıverilmesi,
          KCK tutuklularının bırakılması,
          Siyasi partilerin demokratikleştirilmesi  ardından,
          Demokratik anayasa talebinde bulunuyor.
          Tam bu noktada Demokratik Özerklik istiyor!
          Talepler karşılanmadığında “hımm, bak sen savaştan yanasın!” diyor…
 
          *
          ABD-İsrail’in Orta Doğu’da  etkinliğine yol verdiği  yeniOsmanlıcı AKP;
          Bir yanda HAMAS,Suriye ve İran’ı koruyor ve savunuyor.
          Bu suretle yaptırımlara tabi  İran’a diyalog kapısını açık tutarken,
          Potansiyel  İsrail-İran Savaşının müdahili olmak görevini yürütüyor.
          Öte yanda  İsrail lehinde;Türkiye’nin gücünü  Kuzey Irak’ta bir Kürt ulus devleti inşasına seferber ediyor…
 
          *
          Batıya  tek kapısı Türkiye olan  Kuzey Irak Kürdistan’ında;
          45 milyar varil petrol ve 3-6 trilyon küp doğal gaz  hesaplanıyor.
          Birkaç yıl sonra günde 1 milyar varil üretim plânlanıyor.
          2010 da 9.7 milyar dolar bütçenin  3 milyarı yatırımadır.
          5 milyon nufus, kişi başına 4500 dolar ve %7 büyüme hızı!         
          5500 okulda, 85.000 öğretmen 1.4 milyon öğrenciyi çalıştırıyor.
          Uluslararası iki hava limanı vızır-vızır işliyor.
          11 elektrik santralinden tüm evlere günde 20 saat enerji veriliyor.
          17 ülkeden 40 uluslararası  petrol firması, onlarca banka, şirket harıl-harıl çalışmaktadır.
          Toplam 1200 yabancı şirketin 620 si Türk’lerin!
          Kamu işleri,eğitim, sağlık, ticaret,inşaatta; Türkler, Gülen hareketi öncülüğünde  Kürdistanı plânlıyor…
 
          *
          Para kazanılıyor.
          PKK terör çılgınlığının  Türkiye’den bölgeye, barışı sekteye uğratacağı,
          Kuzey Irak Kürdistan’ın kazanımlarına ve geleceğine ipotek koyacağı düşüncesi, hızla yaygınlaşıyor.
          Ekonomik gelişmeyle tadlanan yaşam keyfi; terörü, şiddeti, kanı lanetliyor…
          PKK sahipsiz kalıyor, Kandil’e sıkışıyor!
          Çünkü İsrail lehinde Kuzey Irak Kürdistan’ı inşa ediliyor…
 
          *
          Ne ki  Türkiye onca yıldır terörün derin tahribatını yaşamaktadır.
          Bu saatten sonra Türklerin Kürtler,Kürtlerin Türklerle  nasıl  ortak yaşayabileceği,
          Kürt sorununun esasını teşkil ediyor.
          Bu noktada  Beyaz Türkler  devreye giriyor.
 
          *
          Bir ahid dini Yahudilikte,
          Tanrının seçilmiş  ve belli bir toprakla kimliklenmiş  Yahudi kulu,
          Yaşamı boyunca bu onurla; seçilmişliği ve toprak  kimliğinde misyonunun ah’di içindedir.
          Anadolu çok eskilerden bu yana  önemli bir Yahudi diasporasıdır.
          Kimi yahudi kimi müslüman olmuşlarla,
          Anadolu kültürü, sosyal yapısı, gelenekleri derinden etkilenmiş bulunuyor.
          1920 lerde Türkiye’de sermaye egemeni  Rum ve Ermenileri tasfiye ederek,
          Öne çıkıyor, kendilerine Yahudi Türk ya da Beyaz Türk diyorlar.
          Klüpleri,cemiyetleri ve lobileri üzerinden,         
          Küreselleşme  ile birlikte Türkiye Yahudiliği;
          Ah’dini, asli merkezinden genişleterek,
          Uluslararası  devasa gücüyle Türkiye’yi  belirliyor…
 
          *
          Gelişmelerin hemen tümünde izlerine rastlanıyor.
          Mesela inşa edilen Kuzey Irak’ta  Kürdistan Ulusal Devleti yararına,
          Türkiye’de ayrılıkçı Kürt hareketinin bastırılması gerekiyor.
          Onlara kalsa  ortağı AKP iktidarıyla ayrılıkçı Kürtlerin taleplerini;
          Kürt ulusu,Kürt dili, demokratik özerkliği hemen sağlayacaklardır.
          Fakat ya Türk Ulusunun tahammülü?
          Ya da Kuzey Irak Kürdistanı?
 
          *
          O nedenle Türkiye’nin hazırlanması gerekiyor.
          Kemal Kılıçdaroğlu  “Türkiyelilik” vurgusunu kullanıyor!
          “Türkiyelilik”  etnik kimliği değil  vatandaşlığı öne çıkarıyor.
          Millet anlamında söylenen  ya da Türk’ü, Kürt’ü ve hepsini kavrayan anayasal Türk ve Türklük kavramı,
          Yerine Türkiyelilik  lâfzı!
          CHP ‘nin hazırlamakta olduğu ulusal çözüm  belgesinde  “Türkiyelilik” lâfzının temel alındığı söyleniyor.
          Kılıçdaroğlu, Erdoğan  ile  görüşmesinde;
          “Kürt Sorununu biz çözeriz!” diyeceği  ve çözüme  adaylığını deklere edeceği anlaşılıyor…
 
          *
          Aynı çevrelerden bir başka fikir gelişiyor.
          Ayrılıkçı Türkler!
          “Ne biz Türkler, ne de siz Kürtler!  Mecbur muyuz beraber  olmaya?” düşüncesi geliştiriliyor.
          “Tamam,o halde ayrılalım! Bunun için ne gerekiyorsa yapalım!” deniyor.
          Tıpkı Irak Kürdistanında olduğu gibi yüksek standartlı Kürt vatandaşlar vasıtasıyla terör peşinde koşanların köşeye sıkıştırılması isteniyor.
          Demokratik terbiye tezgahlanıyor…
          
          *
          Kürt sorununun ;
          Türkiye’de ve Irak Kürdistan’ında da;
          Olmazsa olmaz CHP katılımı ve yeni geliştirilen ulusal politikalarla çözüleceği anlaşılıyor.
          Türk,Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ile MHP,
          Kürt, Kürtçülük ve Kürt milliyetçiliğiyle BDP;
          Çözümde by-pass’a alınıyor ve marjinaleştirilmek isteniyor…
 
          *
          Referandum ve seçimden sonra…
          Yeni bir Anayasa!
          Dediğim  bu anda kulağımda Barış Manço  yankılanıyor.
        
          ” Hemşerim memleket nire?
          – Bu memleket benim memleket!
          Hayır,anlamadın.
          Hemşerim, esas memleket nire?
          – Dedim ya yahu, bu dünyaaa benim memleket!
          tövbe,tövbe, tövbe!”

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.