Ana sayfa Amerika ABD

SON GELISMELER – ISRAEL-SURIYE-IRAN VE Clinton Soykırım Anıtı’nda

To: turkish-forum-advisory-board@googlegroups.com
Subject: [TFAB:9903] Son gelismeler

DOSTLAR

Dun Ermeni soykirimi  anitini ziyaret eden ABD Disisleri Bakani Hilary Clinton  anita  ABD Disisleri Bakani yazili bir celenk birakti.

Erivan’daki ABD Buyukelciligi de  bir bildiri yayimlayarak bu ziyaretin  kisisel  oldugunu  duyurdu.
Ziyaret yapilmadan once, Hilary Clinton’un  anita gidecegi konusunda  en ufak bir kuskum yoktu.  Ermenistan’i ziyaret edenn  tum ulkelerin baskanlari veya  yetkililleri bu aniti  ziyaret ettiler  ve   agac diktiler. Orasi Erivan’in Anit Kabr’i . Bu bir gercek ve bununla yasamaya alisacagiz.. Bu ziyaret konusunda  asiri tepki  gostermenin  bize  yarari   olmaz.
Ama kimsenin duygularini disari vurmasina da karisacak  degilim  tabii.

ABD Disisleri bakaninin  oraya birakacagi  celenkin ustunde sadece  Hilary Clinton yazili olmasini  isterdim..

Boyle yapsaydi  bence  daha uygun olurdu. Ama  ABD  ic politikasi ve hatta ABD dis politikasi bakimindan  gercekci olmazdi. Biz   Obama’nin  soykiriimi  demesi yerine bunun Ermenicesi olan “metz jegern” demesini  ehveni ser buluyoruz. Ama  sadece biz miyiz  boylesine asiri hassas olan. Ermeniler  de  Metz jeger’den memnun degil.Onlar da o kutsal  soykiriimi kelimenin soylenmemesinden yakindilar.
Birileri bizi fena istismar etmiyor mu?  Amiyane tabir ile doldurusa getirlmemekte miiyiz? Galiba oyle. …

Ozetle, ben  bu ayrintilarin  ve  incir cekirdigi doldurmayacak  gostergelerin  icinde yolumuzu kaybetmekten,   manzaranin  genelini ve  bazi   -aci – gercekleri –  ve cikarimizi  nerede bulundugunu- gorememekten korkarim
.
Dis politikada duygusalliga  ve  tepkiyi  disari vurmaya  karsi olanlardanim.  Kabahatimliyim….

Hillary Clinton  Kafkas ulkeleri ziyaretinde – diplomatik usullere de uyarak-  saga sola  gulucukler ve bayram sekerleri  dagitti. Bunda AB  ile Rusya arasinda  varilan bir   Kafkas  modus vivendi ‘sinin de etkisi olabilir mi? . Ayrica ABD  cikarlari da  b unu gerektiriyor  anlasilan.  Ermenistan isgal ettigi  Azerbaycan topraklarinin  bes reyonundan geri cekilir ise  bazi alanlarda  illerleme olacaktir. sanirim bu evre bekleniyor.

Bu durum  Rusya tarafindan uygun goruluyor mu  Engel  nedir ?  Tam olarak emin degilim. Kulagima  calinan  teyid  edilmemis billgiler  dezenformasyon mu  Billmiyorum.

Dunku  Pazartesiinin   dis politikamizi ilgilendiren ikinci konusu, Suriye Cumhurbaskaninin İspanya ziyareti sirasinda    soyledikleri idi.  Esad  , orada,  Turkiye   İsraill   gerginliginin  Turkiye’nin  bolgede  oynayabilecegi  arabulucu  rolunu ortadan kaldirdigini  belirtti.  Bunun   kendisini sevindirdigini sanmam. Belki   Misir  Hukumeti  rahatlamistir.

Oysa Turkiye İsrail ile Suriye arasindaki iliskiller konusunda  cok yapici  ve   Sayin Davutoglu’nun ilan ettiigi dis poltika ilkelerine uygun bir rol oynamaktaydi. O yol cok engebeliydi ve   guzergah kazalarinin  bulunmasi kacinilmazdi  bence. Sabirla devam etmek   ortaya cikacak gucluklerin ardindan dolasmak, provokasyonlara uymamak gerekirdi.
Simdi  Sayin Davutoglu  verdigi ultimatoma İsrail uymaz ise  iki ulke arasindaki iliskilerin kesilmesi tehdidini  de dile getirmis. Bunu da  dun geceki Alman haberlerinde ikinci sirada dinledim.  İyi mi olacak?  Turkiye boyle yaparak  istedigi  sonucu mu alacak?  Hukumetin varma  istedigi sonuc  dis politika ile mi ilgili ? Yoksa  ic poltikaya mi yonelik? Ben  b unun  ic tuketime  yonelik oldugunu degerlendirmesini yapmaktayim.  Turkiye Arap kardeslerinin yapamadigini  yapti  mi   denmek istenecek?  Misir, Urdun  su sirada  ne yapmakta?Suudi Arabistan  diplomasisi  ayni anda  ABD ihtiyaclarina  – ve dolayli olarak israil  cikarlarina- uygun davranmiyor mu?

Turkiye  geleneksel  dis politikasindan   daha  aktif  bir  uygulamaya  (ve   sifir  sorun  poltikasina   yoneldigini  kitap ustunda  – akademik  cercevede-  ileri surerken) uygulamada  bunun  tersinin gerceklesmekte oldugunu musahede eden gozlemciler   maalesef  cok.  İki gun once de arzettim. Bu  yorumlari  kotu niyetli, gayri vaki, onyargili diyerek  yok sayamayiz. Maalesef  genel kani bu.  Arap ulkelerinin   ilimli  basininda  da ayni sonuclara variliyor.  Uluslararasi kamu oyu iste   boyle olusuyor. Duzeltmesi cok guc ve yillar alacak.

Simdi Iran’a  ambargo uygulanmasi  basladi. Turkiye ne yapacak?  Ambargoyu  delinmesine olanak taniyan bir kevgir mi olacak * Oyle yaparsa  ABD , NATO ve  AB iliskileri nasil gelisecek. ? Ne tepkiler alacagiz?  . BM oylamasindan sonra    ambargo uygulanirken  Turkiyenin buna  uymaktan baska caraesi bulunmadigi soylendi.  Ambargo uygulamasina katilirsa  İran buna  siddetli tepki gostermeyecek mi?  Brezilya  nasil  ve hemen  geri cekildi? Neden geri adim atti, attirildi?   Bu  geri adimdan sonra   Turkiye  “gayri vaki-Brezilya gene devrede-  seklinde bir yorum yaparak  kimi kandirdi.  ?

Suriye Cumhurbaskaninin da beliirttigi gibi,  ulkemiz  Orta Dogu ihtilafinda    artik  arabulucu rolune soyunan,  ülke olamayacak.  Zira Arabulucu.  taraf tutamaz.  Hamas  programinda   israil devletinin ortadan kaldirilmasini amaclamiyor mu?  Trajik Gazze olaylari baslamadan    gazze’den  İsrail tarafina  roket atilmadi mi? Bunlar  cata pat miydi ?Maytap miiydi?  Daha once de Hamas  İsrail topraklarinda  bombalama veya teror  eylemlleri yapmadi mi? Bu eylşemlere  asiri guc kulanimi suretiyle  karsilik verilmesi konusu  tartisilabilir. Ama,  bicak kemige dayaninca  tepki de   dunyanin her yerinde   sert olmuyor mu?


Hamas ABDde ve baska ulkelerde  teror orgutu listesinde degil mi?  Ayni anda iki ipte  cambazlik yapilabilir mi?  Mavi Marmara gemisini Komor bandirasina gecirerek  IHH’ ne  eylem  organize  edenlerin  Turkiye’de Hukumete yakin cevreler oldugunu konuyu biraz deseleyenler  cok iyi biliyor. Etrafimizdakileri   gabi    mi  saniyoruz..?    İsrail’deki  koalisyon hukumetinin  asiri sagci kanadi  Turkiye ile iliskileri konusunda gerekli  olan  elastikiyeti gosteremiyor.  Bu guc  donemde,  iliskilerin   kesilmesi  tehdidi  savurarak durumu  daha da  icinden cikilmaz hale getirmek, diplomasi sanatinin  geregi  degildi kanisindayim. Uluslararasi camiaya  gidildi. Bazi kinama kararlari alindi. Simdi artik yangini  sondurme cabalarini hizlandirmak  ve  ileriye bakmak  Turkiyenin cikarinadir.
İsrail’dekii Hukumet bugun var, yarin yok. İsrail Hukumeti uzerindeki baskiyi   saglayacak ulke olan ABD’nin baskani ile de  en yuksek  duzeyde gorusuldu.  Biraz durup nefes  alalim  ve  kendi  islerimize bakalim  derim. Yoksa bu İsrael fobsii  bize   cok enerji ve zaman kaybettirecek.  Son soz ,   kanimca  bu fobi    secim de kazandirmaz. Farkli dusunenlerin goruslerine de saygi duyarim

Saygilarimla


Pulat Tacar [tacarps@gmail.com]

Buyukelci (E)
Turkish Forum Danisma Kurulu Uyesi
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili
============================================================================

Democrats are in serious trouble. They need every vote they can get in November so that is why they are posturing around.
I would like to see the day when Turkey can care less and shrug off  the American and Armenian clamors, resolutions etc  about this farce of genocide.
Turkey and Azerbaijan should unite more and defy this idiotic nonsense..
Almost 80 million Turks being manipulated by a 2 million weakling nation and its masters in Washington…Disgusting….

.. Oya Bain [oyabain@gmail.com]

============================================================================

Clinton Soykırım Anıtı’nda

Nerdun HACIOĞLU/MOSKOVA

Clinton    Soykırım Anıtı’nda

1915 olaylarının ABD Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nden geçmesinin ardından dün ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Erivan’daki Soykırım Anıtı’nı ziyaret etti. Ermeni diasporası, “İlk kez Amerikalı bir yetkili Soykırım Anıtı’nda saygı duruşunda bulundu” dedi. ABD Büyükelçiliği “Kişisel bir ziyaretti” derken çelenkte “ABD Dışişleri Bakanı” ifadesi yer aldı.

GÜNEY Kafkaslar bölgesine üç gündür diplomatik çıkartma gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ziyaretinin Erivan bölümünde gizlice Ermeni Soykırım Anıtı Tsirsernakaberd’i ziyaret ederek çelenk koydu.

Ermenistan’da uygulanan resmi protokole göre, bu ülkeye gelen yabancı konuklar, Erivan Yönetimi ile görüşmelere başlamadan önce Soykırım Anıtı’na  gidiyor. Hillary Clinton’ın ziyaretinde böyle olmadı. Pazar günü öğleden sonra Azerbaycan’dan Ermenistan’a geçen Clinton, başkent Erivan’a yürüme mesafesindeki Tsitsernakabert Anıtı’na gitmeden doğrudan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşme masasına oturdu.

Ermeniler duyurdu
Resmi temaslar sonrasında da anıt ziyareti yerine Erivan sokaklarında Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan eşliğinde tur atmayı tercih eden Clinton, Ermeni Soykırım Anıtı  ziyaretini dün sabah Ermenistan’dan Gürcistan’a hareket etmeden önce gerçekleştirdi. Ziyareti Ermeni internet siteleri duyurdu.
Ziyarete yerli ve yabancı basın mensupları alınmazken, fotoğraflar Ermeni kaynaklar tarafından yayınlandı, dağıtıldı.

Kişisel ziyaret
ABD’nin Erivan Büyükelçiliği, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, “Bakan Hillary Clinton, bu ziyareti devlet adamı sıfatıyla yapmamıştır. Kişisel bir ziyaretti” dedi. Ancak ziyaretin Mart ayında ABD Kongresi’nin Dışilişkiler Komitesi’nde soykırım tasarısının kabul edilmesinden sonra gerçekleşmesi dikkat çekti. Ziyaret Ermeni çevrelerde bölünmeye yol açtı. Bazıları bunu ABD Yönetimi’nin soykırımı tanıma yolunda attığı bir adım olarak niteledi, bazıları ise yetersiz buldu.

Ermeni çevreler ne dedi

ANCA: Soykırımı tanımadı
ABD’deki Ermeni diyaspora örgütü ANCA temsilcisi Aram Ambaryan, ABD Yönetimi’nden ilk kez bir yetkilinin Tsitsernakabert Soykırım Anıtı’nda saygı duruşunda bulunduğuna işaret etti. Ancak ANCA, Clinton’ın gizlice anıta gitmesi, Amerikalı ve Ermeni basın mensuplarını yanına almamasından hayalkırıklığına uğradı. ANCA, “Soykırımı tanımadı ya da ABD Yönetimi’nin Türk inkar politikasıyla işbirliğinden uzaklaştığına dair bir işaret vermedi” dedi.
Taşnaksutyun:

Çelenkte ‘bakan’ yazıyor
Taşnaksutyun’un Uluslarası Sekreterliği’nden Giro Manoyan, “ABD Büyükelçiliği ile çelengin üzerinde yazan şeyde çelişki var. Eğer Hillary Clinton, Dışişleri Bakanı sıfatıyla ziyareti gerçekleştirmediyse bu Ermenistan ve Ermenilere yönelik bir hakarettir. Çelenkte yazdığı gibi Dışişleri Bakanı olarak geldiyse Obama Yönetimi politikasını değiştirmiş ve Kongre’nin soykırımı tanımasına destek verecektir ya da aksi  ziyaret samimi bir saygının ifadesi değildir.

Ermeni vekil: Tarihi adalet
Ermenistan’daki Cumhuriyetçi Parti’den Karen Avagyan, “Hillary Clinton’ın Ermeni Soykırım Anıtı’nı ziyaret etmesini işaretlemek istiyorum. Çünkü tarihi adaletin tanınması açısından bir adımdır” ifadesini kullandı.

AK Parti: Ziyaret bizi üzdü

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanvekili Mehmet Ceylan (AK Parti): Türkiye-Ermenistan protokoller süreci şu anda askıda görünüyor. Tabii ki Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine katkıda bulunacak gelişmeleri bekleriz. Müttefiklerimizden bu sürece zarar verecek davranışlardan sakınmalarını bekleriz. Hillary Clinton’ın ziyareti elbette bu çerçevede hoş karşılanmaz, bu ziyaret bizleri üzmektedir.

Bölükbaşı: Protokolün iflasının tescilidir

TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, Clinton’ın Soykırım Anıtı’nı ziyaret etmesini  hükümetin yanlış politikalarına bağladı. Bölükbaşı, “Bu ziyaret AKP hükümetinin Ermenistan protokolünün ve Erivan açılımının iflasının tescilidir” dedi. Bölükbaşı, daha önce de Erivan’ın, ABD Dışişleri Bakanı’nın da Başkanının da geleceğini ifade ettiğini anımsattı.

Elekdağ: İlk bakan ziyareti

CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Clinton’un Soykırım Anıtı ziyaretine ilişkin “Bakan seviyesinde ilk ziyaret” dedi. Elekdağ, “Milletvekili seviyesinde ziyaretler gerçekleşmiştir. Ancak bakan seviyesinde ilk ziyaret olduğunu düşünüyorum. Türkiye, özellikle İran konusunda takındığı tavrın da etkisiyle bundan sonra soykırım iddialarının kabulünü engellemekte epey zorlanacak” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here