Ana sayfa Haberler Dünya

Hollanda’da bir sokratez diyaloğu

Ermeni meselesi ile ilgili bir konu açılınca Hollanda’da hemen Orhan Pamuk ve Zülfü Livaneli isimleri kullanılır. Nedenini ise daha tam anlamış değilim. Hollandalılar bu sözde soykırımı Türklere zorla kabul ettirmek istediklerinde neden bu iki yazarın isimlerini kullanıyorlar? Neden tarihçilerin, türkologların araştırmalarını kullanmıyorlar? Bu soruyu kendime sorarken bu hafta Hollanda’da Ermeni tezlerine sıcak bakan biri ile derin bir tartışmaya girdim.

– Orhan Pamuk ve Zülfü Livaneli gibi önemli Türk aydınları 1915’i “soykırım” olarak nitelendirdiklerine göre, orada birşeyler olmuştur demek.

“Şimdi Orhan Pamuk ve Zülfü Livaneli tarihçi felan olmadıkları için onların açıklamaları pek ağır basmaz ki bu konuda. Orhan Pamuk nobel ödülünü kazanmak için öyle bir çıkışta bulunda ve Livaneli de o yoldan devam edip kendisini Avrupa’da daha iyi tanıtmak isteyen biridir. Çünkü ikimiz de biliyoruz ki, Avrupa’da ancak Türkiye’yi eleştirirsen meşhur oluyorsun.” diye cevap verdim ben de tabi.

– Olsun, yine de Orhan Pamuk ve Zülfü Livaneli bu konuda fikirlerini vermekte özgürler.

İşte burada artık meşhur yunan filosof Sokratez’in ikna metodunu kullanmaya karar verdim ve başladım konuşmaya:

“Başka bir konuya geçelim madem: ben şimdi ‘şekerpare şekerle değil tuzla yapılıyor’ desem, sen ne dersin bana?”

– Sen zaten yemek yapmaktan ne anlarsın ki? Hayatında yemek yapmamışsındır Allah bilir.

“Doğru, ben pek yemek yapmam. Ama yine tekrarlıyorum: ‘bence şekerpare şekerle değil tuzla yapılıyor’. Bu benim fikrimdir ve buna kimse karışamaz.”

– Senin fikrin saçma çünkü doğru değil. Şekerpare şekerle yapılır. Sen zaten aşçı felan değilsin ki.

“Çok doğru, ben aşçı değilim. Orhan Pamuk ile Zülfü Livaneli de tarihçi değiller. Aradaki fark nedir ya?”

– ….

“Bu konuda benim şahsi fikrim nasıl yanlışsa, Orhan Pamuk ve Zülfü Livaneli’nin şahsi fikirleri de yanlış olabilir. Ben nasıl aşçı değilsem, onlar da akademisyen veya tarihçi değiller. Kendi menfaatleri için bir açıklama yapıyorlar, bu da olayın siyasi boyutudur. Buna kanmamak lazım.” diyerek de bu sokratik konuşmayı bitirdim…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here