Hocalı katliamı 18. yılında

Hocalı'yı soykırım olarak tanıyan Meksika'daki hocalı soykırımı anıtı.

Ermeni güçlerinin 25-26 Şubat 1992’de Yukarı Karabağ’ın Hocalı kentinde sivil halka yönelik yaptıkları katliamda hayatını kaybedenler, Azerbaycan’da anılıyor.

AA

Bakü– Hocalı katliamının 18. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen resmi törenler, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Hocalı katliamı kurbanlarının anısına dikilen anıta çelenk koymasıyla başladı.

Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliğinde, Ermeni güçlerinin 25-26 Şubat 1992’de Yukarı Karabağ’ın Hocalı kentinde sivil halka yönelik yaptıkları katliamda hayatını kaybedenleri anma töreni düzenlendi.

Törende, Bakü Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Nesiman Yagublu, katliamda hayatını kaybedenler anısına hazırladığı sinevizyon gösterisini sundu.

“Ermeniler Hocalı katliamında çocuk, kadın ayrımı yapmadan masum insanları öldürmüştür” diyen Yagublu, Hocalı katliamında yaşananların vahşet olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Hulusi Kılıç da Hocalı katliamında yaşanan olayların insanlık dışı olduğunu belirterek, “Kardeşlerimiz bu topraklarda katledilmişlerdir” dedi.
 

Hocalı katliamı

SSCB’nin son döneminde Ermenistan’ın Azerbaycan’dan toprak talebiyle başlayan çatışmalar, her iki ülkenin bağımsız olmasıyla savaşa dönüştü.

Ermeni güçleri Ermenistan’da konuşlanmış Rus askeri güçlerinin desteğiyle Azerbaycan topraklarını işgal etmeye başlarken, Azerbaycan Türklerine karşı kıyım ve katliamlar da hız kazandı.

Azerbaycan kaynaklarına göre, Yukarı Karabağ bölgesindeki Hankendi’de konuşlanan Rus 366’ncı motorize alayının desteğindeki Ermeni güçleri, 25 Şubat 1992 gecesi ağır silah ateşi desteğiyle bir süredir kuşatma altında tutulan Hocalı kentine girdi.

Ermeni güçleri, bölgedeki çatışmalar nedeniyle 7 ila 10 bin olarak bilinen nüfusun 4 bine kadar düştüğü kentteki yaşlı ve çocuklardan oluşan sivil halkı ayrım yapmadan vahşice katlederken, kentten şans eseri kurtulanların ifadeleriyle uygulanan vahşet gün yüzüne çıktı.

Bölgeye belli bir süre sonra girmesine izin verilen yabancı gazetecilerin izlenimleri Batı ve Rus medyasında, ”tarihte eşi görülmemiş vahşet, gözleri oyulan, derileri yüzülen çocuk ve kadın cesetleri, diri diri yakılan insanlar” gibi ifadelerle yer aldı.

Daha sonra yapılan belirlemeler doğrultusundaki resmi açıklamalara göre, Hocalı’da çoğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 613 kişi katledildi, 1275 kişinin esir veya kayıp olduğu kesinleşti.

Ancak söz konusu belirleme çalışması bölgeye ilişkin önceki kayıtlı nüfus ve şans eseri katliamlardan kurtulanların ifadeleri doğrultusunda yapılabildiği için, gerçekte Hocalı’daki katliamda hayatını kaybedenlerin çok daha fazla olabileceği ifade ediliyor.

Kayıp olarak bilinenlerin bir bölümünün de katliam kurbanları arasında olduğu öngörülürken, halen Ermeni işgali altında olması nedeniyle bölgede geniş çaplı bir inceleme bugüne kadar yapılamadı.

Yukarı Karabağ bölgesinde bu katliamlar sırasında bölgedeki Ermeni güçlerinin başında ise bir önceki ve bugünkü Ermenistan cumhurbaşkanları Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan gibi isimler de yer alıyordu.

İstanbul’da acılar unutulmadı

Küçükçekmece’nin Halkalı Meydanı’nda Azerbaycan’ın İstanbul Başkonsolosluğu ve Zeynebiye Derneğince düzenlenen program, iki ülkenin ulusal marşlarının okunmasıyla başladı.

Azerbaycan’ın İstanbul Başkonsolosu Sayyad Aran yaptığı konuşmada, Ermenilerin 20. yüzyılın sonunda büyük bir katliam yaptıklarını belirterek, o dönem Türkiye’nin bu duruma büyük bir tepki göstererek, yalnız olmadıklarını dünyaya duyurduğunu söyledi.

Türkiye ile Azerbaycan halkının kardeş olduğunu ifade eden Aran, Hocalı katliamının Azerbaycan’ın kuruluşunun ilk dönemlerinde yaşandığını anımsattı.
Aran, ”Ermeniler bir gece vakti haince savunmasız ve masum insanlarımıza saldırdı. Artık sabrımız tükendi. Topraklarımızı geri istiyoruz” diye konuştu.

Hocalı katliamının yaşandığı dönem Karabağ Bölgesi’nin Valisi ve şu anki Azerbaycan Milletvekili Elmar Memmedov ise 26 Şubat 1992’de silahlı Ermeni güçlerinin Hocalı kentine hücum ettiklerini, silahsız sivilleri, bebekleri, kadınları katlettiklerini söyledi.
Memmedov, Hocalı katliamının canlı tanığı olduğunu aktararak, katliamdan sonra uluslararası birçok kuruluşa müracaat ettiklerini belirtti.

O dönem sadece Hocalı’da değil, Azerbaycan’ın birçok bölgesinde Ermenilerin katliamlar yaptığını kaydeden Memmedov, bu haklı davalarında Türkiye’nin ve halkının büyük desteğini gördüklerini ifade etti.

Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz de Hocalı katliamının dünyanın gözü önünde yaşandığını, ancak sadece Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında olduğunu vurguladı.
Törenin sonunda bir kız çocuğu tarafından ”Bağışlama Bizi Vatan” şiiri okunduktan sonra, Azerbaycan Devlet Sanatçısı Settar Saruhanoğlu da türkü seslendirdi.
Sık sık sloganların atıldığı ve tekbirlerin getirildiği programda, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın fotoğrafının asıldığı darağacındaki bir kukla meydandakiler tarafından yakıldı.

Kamu-Sen’den protesto

Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ile Türk Dünyası İnsan Hakları Federasyonu Başkanı Abdullah Buksur, Hocalı Katliamının 18. yılı dolayısıyla BM binası önüne siyah çelenk koydu.

Abdullah Buksur, BM binası önünde toplanan Kamu-Sen ve Türk Dünyası İnsan Hakları Federasyonu üyeleri adına yaptığı konuşmada, Hocalı’da sivil halkın dini ve milli kimliklerinden dolayı kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan akla hayale gelmeyecek işkencelerle tamamen yok etmek amacıyla katledildiğini söyledi.

BM’nin 1948’de Soykırım Suçunu Önleme ve Cezalandırma Anlaşması’nda, soykırımı, resmen uluslararası bir insanlık suçu olarak tanımladığını belirten Buksur, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bu nedenle Ermeni ordusunun gerçekleştirdiği bu katliamı biz soykırım olarak tanımlıyoruz. Hocalı için adalet istiyoruz. Hocalı soykırımını yapan ve Ermenistan’ı o dönemde yönetenler hesap versin istiyoruz. Onlar hesap vermedikçe dünyada soykırımlar yaşanacaktır.

İslam Kalkınma Örgütüne üye 51 devlet parlamentosu, bu faciayı insanlığa karşı işlenen cinayet gibi tanımaya ve yapılacak kampanyaya hem milli hem de uluslararası alanda tam destek verme kararı almıştır. Türkiye bir an önce bu kararı TBMM’den geçirerek uygulamaya koymalıdır.”

Viyana’da protesto

Ermeni güçlerinin Yukarı Karabağ’ın Hocalı kasabasında 25-26 Şubat 1992’de yaptığı katliam, Avusturya’nın başkenti Viyana’da protesto edildi. Azerbaycan Diaspora Cemiyeti’nin kent merkezinde kurduğu bilgilendirme standında, Hocalı katliamına ilişkin belgeler dağıtıldı, katliamı protesto eden bir bildiri de ziyaretçilerin imzasına açıldı.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.