Ana sayfa Yazarlar Hüseyin Mümtaz

ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK KİMİN KARAKTERİDİR?

ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK KİMİN KARAKTERİDİR?

Hüseyin MÜMTAZ

Türk Lefkoşa ile Rum Nicosia’nın orta yeri LEDRA PALAS Barikatı (şimdi kapısı)dır.

O kapıdan Lefkoşa’ya girdiğiniz caddenin adı İKİNCİ SELİM’dir. Kıbrıs’ı fetheden Padişah… İKİNCİ SELİM’den ŞEHİTLER ABİDESİ MEYDANI’na çıkarsınız.. Dört yol ağzıdır. Doğru devam ederseniz, BEDRETTİN DEMİREL Caddesi’ne girersiniz.. O da 74’deki Kolordu Komutanı’dır..

Hah, işte tam orada, bir yanda KKTC Cumhuriyet Meclisi, diğer yanda Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği bulunur..

Karşıkarşıyadırlar..

Meclis bahçesinin tam da Büyükelçiliğe bakan yüzünde Atatürk’ün bir büstü ve altında onun ”ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR” sözü kazılıdır..

İşte o büstün önü ve caddenin iki yanı son onbeş gündür, üç-beş çapulcunun eşi görülmemiş protestolarına sahne olmaktadır.

Binlerce üyeli sendikaların sadece onbeş adet politbüro üyesi önce Meclis önünde sonra Elçilik’te bağırıp durmaktadırlar.

Türk elçiliğinin önünde ”işgale son” diyorlar..

Adamda utanma olur..

Ama embedilmişlerde hiç utanma-sıkılma olur mu?

MEC-SEN üyeleri de Meclis Oturumlarını engellemektedir. Bahçe duvarı dışında otururken yelpazelenip bol bol sandviç yiyen-kola içen bol kilolu-ek mesaili sendika üyeleri yüzünden Meclis toplanamamaktadır..

Böyle iş olur mu?

Kurtuluş savaşı sırasında ”dış tehdit” yüzünden Ankara’daki Meclis çalışamaz hâle gelince, Kayseri’ye taşınıp orada toplanma gündeme gelmişti.

Sakarya savaşı çok şükür buna engel olmuştur..

Ama mademki olağanüstü koşullar, olağanüstü çözümler gerektiriyor…

Ve madem ki KKTC CUMHURİYET MECLİSİ şimdi de ”iç tehdit” yüzünden çalışamaz haldedir….

Taşıyın efendiler MECLİS’i Lefke’ye, Magosa’ya..

Çalışabileceği, tutanakların tutulabileceği bir yere..

Çalışın….Çünkü şimdi de KKTC tehdit altındadır.. Bağımsızlık savaşı verilmektedir..

    Atatürk’ün sözünü oraya yazıyorsanız, gereğini yapmalısınız..

    ”Yoldaşlararası” görüşmelerin ”İKİNCİ TURU”na nihayet iktidar partisi UBP’den de bir temsilci katılacakmış..

    Niye ki?

İlk turda verilen zaten verildi.. Çatı çatıldı.. ”Senato” filan seçildi.. Bundan sonra UBP’li temsilci neyin kavgasını verecek, neyin davasını görecektir?

UBP’li temsilci heyete göstermelik olarak alınıp öldürülen leşin sürütülmesine ortak mı edilecektir?

UBP’li temsilci, ilk tur tutanaklarını satır satır okuyup, itirazlarını-rezervlerini belirtmeli, bunun için de süre istemelidir..

UBP’li temsilci konuyu böyle hazmedene kadar da görüşmelere ara verilmelidir.

Ve en sonunda… ”Anlaşılan” yahut ”anlaşılamadığı” için BM-AB’ce taraflara dayatılan ”kısa ve özlü” metin referanduma sunulacak mıdır?

Hiç endişe etmeyin efendiler..

Referandum kararını MECLİS verecektir..

MECLİS’te de UBP’nin, ki iktidar partisidir; sayısal çoğunluğu vardır..

”Bu” Meclis’ten… UBP’nin kabul etmediği-etmeyeceği bir ”yoldaş anlaşması” metninin geçmesi mümkün değildir.

Sanal âlemde, sanal bir istek ama keşke…

Mümkünatı olabilse de…”Yerleşikler” ile ”yerliler” ayrı sandıklarda oy kullansa..

Sonra oylar eşit ağırlıkta karıştırılıp yine toplansa..

Anavatan’daki hangi etkili gruplarla ilişkideki hangi yöreli yerleşiklerin ne oy kullandığı…

Yerlilerden de hangi harici bedhahlarca embedilmiş kimlerin ne oy kullandıkları bir bir belli olsa..

Kimin vatanı satıp kimin satmadığı tabak gibi ortaya çıksa…

Biliyoruz mümkün değil ama….

”Meselâ” dedik…

İyi mi dedik?

Sonra oturup bir daha karar veririz, Atatürk’ün hangi sözünün nerede kazılı bulunacağına veya silinip silinmeyeceğine..16/09/09

57’İNCİ ALAY HER YERDE !

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERLERİYİZ !

[email protected]

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here