Kategoriler
AB Almanya Avrupa

Almanya vize için süre istedi

Almanya vize için süre istedi Zeynel Lüle Hürriyet
14 Nisan 2009, Salı

Vize konusunda AB ülkelerinin hükümetleri, AB Komisyonu ve Türk Hükümeti arasında yapılan “istişare” devam ediyor. Bu konuda AB Komisyonu’na herhangi bir soru soramıyorsunuz. Sorduğunuz zaman da “görüşmeler devam ediyor” cevabını alıyorsunuz. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) “Soysal” kararından sonra başlatılan görüşmelerden söz ediyorum. Görünen o ki bu istişareler, Almanya’da Eylül ayında yapılacak olan seçimler sonrasına sarkacak. Çünkü Alman makamları Brüksel’e resmen, seçim öncesi vize konusunda herhangi bir adım atılamayacağını, hiç bir kararın alınamayacağını resmen bildirmiş durumda. İşte bu nedenle hem Alman makamlarından, hem de AB Komisyonu’ndan aynı cevap geliyor: “Değerlendirmelerimiz sürüyor”.

Şurası bir gerçek ki, bugüne kadar sürdürülen vize politikası artık iflas etmiş durumda. Bu köşede bir kaç hafta önce yazdığım yazının başlığı, “Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” idi. Yani ABAD’ın “Soysal” kararı, vize konusunda zaten bizim bas bas bağırarak dile getirdiğimiz “hukuksuzluğu” son kez tescil etti.

Peki sözünü ettiğim görüşmeler hangi boyutta sürüyor? Anlatayım. Bir kere “Vizeler kalkacak”. Ama hangi boyutta? Turistlere de vize kalkacak mı? 70’li yıllarda Türkiye ile AB arasında imzalanan ortalık anlaşmasının katma protokolleri, “Hizmet alan ve hizmet verenlere” vize uygulanamayacağını söylüyor. Turistler, hizmet alan gruplara giriyor mu? Aslında bu sorular, tam bir “oyalama” amaçlı. Dedim ya. Almanya’da yapılacak olan Eylül seçimlerinden önce bir adım beklemeyin. Hükümet düşer valla…

XXX
Ama biz bu arada, “şimdi ne yapmalı?” sorusunun yanıtını bir kez daha verelim:

1)AB Hukuk sisteminin kendine özgü yapısı gereği, ulusal hukukların aksine, ABAD kararlarını “cebren” uygulatacak bir mekanizma mevcut değil. ABAD kararının fiilen uygulamaya geçirilebilmesi için, üye devletlerin, hukukun üstünlüğü ilkesine saygı çerçevesinde kararın uygulamasına yönelik önlemler alması gerekiyor. Ve bunun tartışmasına, değerlendirilmesine başlandı. Yapılması gereken, öncelikle diplomatik kanallar, siyasi ilişkiler ve ikna çabaları yoluyla, tüm üye devletlerin, bu ve bundan önceki benzer kararları uygulaması için mücadele vermek olacak.

2)Bazı kişiler gibi “Haydi sınırları işgal edelim. Bize artık kimse vize soramaz” diyemeyiz. Bundan sonra bu ve benzeri kararların etkilerinin uygulamaya yansıması açısından hükümetin, ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının yer alacağı bir “eylem planı” oluşturmak gerekiyor. Ve bunun da adımları atılıyor. Duyarlılık hat safhada…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.