Toptan: Özür kampanyası vahim bir olay

TBMM Başkanı Köksal Toptan, ”Ermenilerden Özür Dileme” kampanyasının ”vahim bir olay” olduğunu ifade ederek, ”Bu kampanyanın özünde biz sanık sandalyesine oturtulmuyoruz. Bize bir takım iddialar yöneltilmiyor. ‘Siz şunları yaptınız kendinizi savunun’ denmiyor. Biz mahkum ediliyoruz, tarihimiz mahkum ediliyor” dedi.

AA

Ankara– Emekli Büyükelçi Gündüz Aktan anısına Türk Japon Vakfı’nda düzenlenen ”Tarih Boyunca Türk ve Ermeni İlişkileri” konulu panelde bir konuşma yapanTBMM Başkanı Köksal Toptan , dünyanın her tarafında Türkiye’nin başına musallat edilmek istenen ”1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları”na karşı Aktan’ın bitmez tükenmez bir enerjiyle Türkiye’nin savunuculuğunu yaptığını söyledi.

Toptan, TBMM çatısı altında kısa bir süre de olsa çalışma imkanı bulduğu Aktan’ın gizli bir oturumda yaptığı konuşmasının özellikle genç kuşaklara ders olarak okutulabilecek nitelikte olduğunu dile getirdi.

Toptan, Aktan’ın gerek Ermeni iddiaları gerekse hayat konusunda bir ”Cumhuriyet münevveri’‘ olarak yaptıklarının, bıraktıklarının genç kuşaklarca örnek alınması gerektiğini vurguladı.

Genç kuşakların Ermeni iddiaları konusunda daha donanımlı ve bilgili hale getirilmesini isteyen Toptan, ”Önümüzdeki süreçte Türkiye, bu iddialarla daha fazla uğraşmak zorunda kalacak” dedi. 20’den fazla parlamentoda 1915’te yaşanan olayların ”soykırım” olduğuna ilişkin kararlar aldığını hatırlatan Toptan, Ermeni diasporasının da gayretiyle önümüzdeki süreçte bu konunun Türkiye’yi, Türkleri meşgul edeceğinin, rahatsız edeceğinin bilinmesini istedi.

”Ermenilerden Özür Dileme” kampanyasını ”vahim bir olay” olarak niteleyen Toptan, şunları kaydetti:

”Bu kampanyanın özünde biz sanık sandalyesine oturtulmuyoruz. Bize bir takım iddialar yöneltilmiyor. ‘Siz şunları yaptınız kendinizi savunun’ denmiyor. Biz mahkum ediliyoruz, tarihimiz mahkum ediliyor. Suç sabit sayılmış, hüküm kesinleşmiş, kesinleşmiş ki özür dileniyor. Denilsin ki ‘gelin bunu araştırın, biz böyle bir iddianın doğru olduğunu düşünüyoruz. Hadi delili olanlar getirsin bize versin, biz de bunu kanıtlayalım’. Bu, belki elbette itiraz edilir, ama bir görüştür. Buna saygı duymak lazım. Ama öyle yapılmıyor. Türkiye mahkum ediliyor. Buna da (aydın girişimi) deniyor.”

Toptan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin yumuşadığı bir dönemde, iddiaların yeniden gündeme getirilmesinin ve imza kampanyası başlatılmasının ilginç bir zamanlama olduğunu belirtti.

Türk-Japon Vakfınca düzenlenen panelin önemine de dikkati çeken Toptan, Türk-Ermeni ilişkileri konusunda 26 bin makale yazıldığını, bunlardan sadece 200’ünün Türk tarihçilere ait olduğunu ifade etti. Toptan, önümüzdeki dönemde Türk tarihçilerine, öğretim üyelerine, üniversitelere ve sivil toplum örgütlerine çok iş düştüğünü, daha çok çalışmak, daha çok araştırmak gerektiğini söyledi.

Geçen hafta Cezayir’e gittiğini ve burada askeri müzeyi gezdiğini anlatan Toptan, müzede Cezayirlilere uygulanan soykırımın belgelerini gördüğünü ifade etti. Toptan, Türkiye’nin zorda kalan tüm milletlere yardım ettiğini vurgulayarak, ”Türkiye soykırımdan kaçanlara kucağını açmış bir ülkedir. Nasıl en büyük insanlık suçu olarak nitelendirilen soykırım yaparız. Bunları sadece bizim bilmemiz yetmiyor. Bildiklerimizi anlatmamız lazım” diye konuştu.
 

“Aktan, tanımadığım dostumdu”

Türk Tarih Kurumu Başkanı Ali Birinci de Gündüz Aktan ile şahsen tanışmadığını belirterek, ”Ancak bazı insanlar vardır, tanımasanız da adı geçtiğinde içiniz kaynar. O sizin tanımadığınız dostunuzdur. Aktan da benim için öyleydi” dedi.

Aktan’ın ”ununu eledi, eleğini astı” denilemeyecek bir değer olduğunu dile getiren Birinci, Aktan’ın vefat haberini aldığında önce şaşırdığını, sonra üzüldüğünü söyledi. Gündüz Aktan’ın samimi bir insan olduğunu, kalabalıklara oynamadığını, topluma şirin görünmeye çalışmadığını ifade eden Birinci, ”Bir kitabıyla bir hitabıyla toplumu hallaç pamuğu gibi dağıtanlardan olmadı. Kendisi bu hava şartlarında burayı dolduran kalabalığın işaret ettiği gibi hoş bir seda bıraktı” diye konuştu.

Türk Japon Vakfı Başkanı Cafer Tayyar Sadıklar da Gündüz Aktan’ın, titizlikle araştıran, çok okuyan, yazan, tartışan üretken bir Cumhuriyet aydını olduğunu, Türk-Ermeni ilişkileri konusunda önemli çalışmalara imza attığını söyledi.

”Bugün bazıları kendi kendilerine aydın sıfatı yakıştırarak, Ermeni konusunda ahkam kesiyorlar ve Türkiye’yi zor duruma düşürüyorlar” diyen Sadıklar, Aktan’ın Türk-Ermeni ilişkileri konusunda bıkmadan, pes etmeden çalışmalar yapılmasını vasiyet ettiğini kaydetti.
“O bir düşün deviydi”

Gündüz Aktan’ın oğlu Uygar Aktan da babasının Türkiye’nin ve Türk’ün tezini büyük bir başarıyla savunduğunu belirterek, ”Birçok cücenin, aydın olarak geçindiği ülkemizde o bir düşün deviydi” dedi.

Aktan’ın entelektüel donanımını devlet adamlığıyla birleştirdiğini ifade eden Uygar Aktan, Türkiye’nin en iyi avukatlarından birini kaybettiğini ifade etti.

Gündüz Aktan’ın kızı Nazan Aktan ise babasının devlet adamlığı, entelektüel kimliğinin yanında güzel sanatların her dalına merak duyduğunu söyledi. Babasının tarihçi, ekonomist, psikolog, sosyolog ve filozof olduğunu söyleyen Nazan Aktan, ”Babamda olmayan özellik neydi, diye düşündüğümde aklıma birkaç şey geliyor. Kinci, dedikoducu değildi, kimseye (hayır) diyemezdi, asla torpil istemezdi. Her ülkeye bir Gündüz Aktan, her kıza da onun gibi bir baba olsaydı dünyada savaşlar çıkmazdı” diye konuştu.

Panelde, Gündüz Aktan’ın ”1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları” ile ilgili görüşlerini anlattığı bir televizyon yayını da katılımcılara izletildi.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.