DİL HASSASİYETİ


Okuma Süresi: 3 Dakika

‘Dilini kaybeden milletler yaşama hakkını da kaybetmiştir.’ Yani her şey dilimize gerekli değeri vermemizle başlar. Türkçe’yi sevmek, onu doğru kullanmak ve geliştirmek, Türk insanının, özellikle aydınının en asli görevidir. Zira milletlerin gelişmişlik seviyeleri dil ile ölçülür. Yani medeni olmanın ön koşulu dildir.

XX.asrı

 

n başlarında gelişimini tamamlamış bir dil olan dilimiz bir dünya dili olmaya aday iken, nereden geldiği belli olmayan bir hain rüzgarın etkisiyle bir tahrip cinnetine uğruyor. Türkçe’nin bin yıllık geçmişine, tecrübesine hücum edildi. Bir milleti tarihine bağlayan en kuvvetli unsur olan dil devre dışı bırakılmış oluyor ve milletimiz tarihsizleştirilmek isteniyordu böylece. Dilden atılan her kelime, milletin ruhundan atılan bir parçaydı sanki.

Türkçemiz en civanmert çağı

 

ndayken canına kastedildi. Ölmedi! Ölmedi, ancak sakattır şimdi. Neredeyse her duvarda İstiklal Marşı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi asılı; ancak bu abide niteliğindeki eserler artık gençliğe hitap etmiyor. Zira kaybettirilen dil zenginliğimiz nedeniyle bunları algılamak için özel bir çaba sarf etmesi gerekiyor gençliğimizin. Yani Türk Gençliği bunları anlamadığı için, onun temsil ettiği değerleri de anlayamıyor ve tarih, şiir, milli hassasiyet, hamiyetperverlik, istiklal…vb.. duygulardan yoksun yetişiyor.

Tarihi ile bağ

 

ları koparılmış, anadilindeki en mükemmel eserleri okuyamayan, okusa da anlayamayan bir milletten ne beklenebilir ki? Söyleyelim. Oynayacak bu millet; istikbaliyle, ülkesinin geleceğiyle oynayacak. Milletin ve memleketin ölüm kalım savaşı verdiği devirleri bir ninni gibi dinleyecek, ’Türk’ün ateşle imtihanı dinlemeye ise tenezzül dahi etmeyecektir. Dinlemediği ve zaten araştırmadığı için de kendi öz değerlerine yabancılaşacak ve içinde yaşadığı medeniyeti hor görür duruma gelecektir. Bunun sonunda da başkaları gibi olmaya çalışacak ve kendinden dahi uzaklaşacaktır.

İ

 

çinde yaşadıkları milletin büyük kişiliklerini tanımayan nesiller ise zamanla kendilerine sahte kahramanlar, boyalı şahsiyetler edineceklerdir. Bir dil zevki, hassasiyeti edinemeyen genç, okuduğu her alt alta yazılmış şeyi şiir zannedecek, kulak tırmalayan hoyrat ezgileri türkü veya şarkıdır diye dinleyecektir. Tehlike böylece büyüyecek ve sonunda bu millet yok olmanın eşiğine gelecektir. Ki zaten şöyle bir baktığımızda pek de bu gelişmelere uzak olmadığımız gözlenmektedir ve durum endişe vericidir.

Durum böyle iken dilimizin geleceğ

 

ini temin etme zorunluluğuna sahibiz. Türkçe’yi tarihiyle barıştırabilmeli, temiz, zengin dilimizi anlamaya, konuşmaya, okuyup, yazmaya yönlendirmeliyiz. Böylece de insanımız içinde yaşadığı  medeniyetin zenginliklerini anlayacak ve nasıl bir tarihin varisi olduğunu görecek ve şimdiye kadar imrenerek baktığı kartondan putlar gözünde bir bir yıkılacaktır.

Bir an önce ideolojik saplantı

 

lardan vazgeçilip, Türkçe evlerimizde, okullarımızda tarihi gelişimi de göz önünde bulundurularak sevgi ve sabırla öğretilmelidir. Türkçe’nin geleceği, sadece edebiyat öğretmenlerine terk edilemeyecek kadar önemlidir. Vatanını seven her öğretmenin en önemli görevi -branşı ne olursa olsun- öğrencilerine dil hassasiyetini aşılamak olmalıdır.  Zira Türkçe’yi sevmek, Türkiye’yi sevmek demektir. Emin olunmalıdır ki dil hassasiyetine yeterince önem verildiğinde şuan içinde bulunduğumuz pek çok sorun halledilmiş olacaktır. Türk Gençliği kendi özüne, kendi milli idealine sarılacaktır.

Dil ve tarih bilinciyle: ’…….mecraı

 

ndan çıkmış bir su misali, çamurlara bulanan Türk Milleti ve Türk Medeniyeti, tarihi yatağına girecek ve elbette engin denizlere erecektir.’ Sizleri bilemem ancak ben bu görüşe tüm kalbimle inanıyorum ve bu uğurda bizlere ve tüm aydınlara büyük bir görev düştüğünün de bilincindeyim.

Dilimize sahip çı

 

kalım, ülkemizi yok olmaktan kurtaralım… 

ARZU KÖK

kok.arzu@gmail.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. bu mektubu şiirleştirip seslendirdim bilmiyorum ne kadar duygu katabildim yorum sizlerde youtube burak ilarslan

  2. Reklamında 2 kadın Geçtim senle dolu sokaklardan…diye devam eden bir şarkıyı söylüyorlar. Aman Allahım. Bu kadar mı kötü söylenir bu…

Son Yazılar

  • Batılı şirketler Rusya’ya ambargoyu deliyor…
    Okuma Süresi: 3 Dakika Rusya-Ukrayna savaşı sürerken, ABD ve Avrupa’nın Rusya’ya uyguladığı ambargolar da sürüyor. Ancak, Batılı şirketler şimdi Türk […]
  • FEYM GRUBU BÜLTENİ –
    Okuma Süresi: 5 Dakika Ermeni Faaliyetleri (13 Ağustos 2022) 1..  UNICEF ve USAID, Ermenistan’a ultra soğuk dondurucular teslim ediyor…COVID-19 aşısının […]
  • ABD Rusya’yı yenebilir mi?
    Okuma Süresi: 4 Dakika ABD neden top yekün bir savaşta Rusya’yı yenebileceğini düşünüyor? Tüm NATO ABD’yi desteklese bile, Rusya 20 […]
  • Haydut devlet ABD Suriye Devleti petrolünün %83’nü çalmış
    Okuma Süresi: 0 Dakika Suriye Petrol Bakanlığının Ağustos’ta yaptığı açıklamaya göre: – ABD’nin terör örgütü YPG/PKK’nın kontrol ettiği bölgelerde ülke petrolünün […]
  • Irak Türkmenlerinin Tarihçesi
    Okuma Süresi: 5 Dakika Türkmenler Orta Asya’dan göç eden Oğuzlardır. Çoğu tarihçilere göre İslamiyet’i kabul ettikten sonra Türkmen ismini alan […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.