Yola devam mesajı verilmedi!.. / Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ´İKTİDAR KARARDAN DERS ÇIKARIRSA, ÜLKE RAHATLAR´

 

 

Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkında verdiği kapatma kararını değerlendirdi.
DHA-ANKA-30 Temmuz 2008 
 
 


Kanadoğlu, ANKA’ya yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu kararla AKP’nin laik cumhuriyete karşı eylemlerin odağı olduğuna karar verdiğine dikkat çekti.
Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin bundan sonra AKP’nin laik cumhuriyet aleyhine olacak hiçbir eylemini “odak olma” yönünden incelemeyeceğini belirterek, “Çünkü, Anayasa Mahkemesi’nin 10 üyesi AKP’nin laik cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğunu kabul etmiştir. Bu, artık araştırılamaz bir gerçek olmuştur”
dedi.
Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin kapatma yönünde bir karar vermesini beklediğini ve bu nedenle sonuca şaşırdığını belirterek,”Bu kararı, demokrasinin zaferi olarak kutlamak yanlış. Çünkü, Mahkeme bu siyasi partinin laik cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğuna karar verdi. AKP’nin bundan sonra laik cumhuriyet aleyhine yapacağı eylemleri araştırılmayacak ve odak olma durumu tespit edilen parti hakkında kapatma davası açılabilecek” diye konuştu.Sabih Kanadoğlu, ´Bu kararla yüksek mahkeme, siyasi iktidar partisinin laik Cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğu yolunda 10 üyesinin çoğunluğuyla bir karar aldı ancak bu 10 üye kararın yaptırım konusunda bir nitelikli çoğunluğu sağlayamadığı için aleyhteki 6 oy ondan sonra gelecek aleyhte verilen 4 oy eklenmek suretiyle devlet yardımından 1\2’sinin kesilmesi yönünde bir karar almış oldu.´dedi

´İKTİDAR KARARDAN DERS ÇIKARIRSA, ÜLKE RAHATLAR´

Kanadoğlu, ´Bu karar siyasi iktidarın laik cumhuriyet ilkeleri aleyhine odak olduğunu ortaya koyması itibariyle çok önem taşımaktadır. Eğer siyasi iktidar bu tarihi karardan bir ders çıkarır ve bundan sonraki eylemlerinde bundan sonraki icraatında laik cumhuriyet aleyhine eylemlerde bulunmaktan vazgeçer ve bu güveni vatandaşlarına verebilir ise Türkiye fevkalade rahatlar ve gelecek için umut besleyebilir ancak bu özeleştirinin yapılması ve siyasi iktidar partisinin bu dersten bir sonuç çıkarması mutlak olarak şarttır. Bu itibarla ben bu dersin çıkarılacağı ümidiyle vatandaşlarıma Anayasa Mahkemesinin bu kararını saygıyla karşılamalarını ve siyasi iktidar partisinin bundan sonraki eylemlerine dikkat etmelerini öneririm´ dedi

´ALINAN KARAR DTP DAVASINI ETKİLEMEZ´

Anayasa Mahkemesinin verdiği bu kararın DTP davasını kesinlikle etkilemeyeceğni söyleyen Kanadoğlu, ´Her şeyden önce davaların dayandığı temeller ayrıdır. Biri laik cumhuriyet aleyhinedir, diğeri bölücülüktür. Bu elbetteki bir terör örgütüyle işbirliği yapma iddasını gündeme getirmiştir. Biribirini etkileyeceği kanısında değilim.´ dedi

 

 

 

“Bu kararı, demokrasinin zaferi olarak kutlamak yanlış. Çünkü, Mahkeme bu siyasi partinin laik cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğuna karar verdi. AKP’nin bundan sonra laik cumhuriyet aleyhine yapacağı eylemleri araştırılmayacak ve odak olma durumu tespit edilen parti hakkında kapatma davası açılabilecek” diye konuştu.

Sabih Kanadoğlu, ´Bu kararla yüksek mahkeme, siyasi iktidar partisinin laik Cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğu yolunda 10 üyesinin çoğunluğuyla bir karar aldı ancak bu 10 üye kararın yaptırım konusunda bir nitelikli çoğunluğu sağlayamadığı için aleyhteki 6 oy ondan sonra gelecek aleyhte verilen 4 oy eklenmek suretiyle devlet yardımından 1\2’sinin kesilmesi yönünde bir karar almış oldu.´dedi

´İKTİDAR KARARDAN DERS ÇIKARIRSA, ÜLKE RAHATLAR´

Kanadoğlu, ´Bu karar siyasi iktidarın laik cumhuriyet ilkeleri aleyhine odak olduğunu ortaya koyması itibariyle çok önem taşımaktadır. Eğer siyasi iktidar bu tarihi karardan bir ders çıkarır ve bundan sonraki eylemlerinde bundan sonraki icraatında laik cumhuriyet aleyhine eylemlerde bulunmaktan vazgeçer ve bu güveni vatandaşlarına verebilir ise Türkiye fevkalade rahatlar ve gelecek için umut besleyebilir ancak bu özeleştirinin yapılması ve siyasi iktidar partisinin bu dersten bir sonuç çıkarması mutlak olarak şarttır. Bu itibarla ben bu dersin çıkarılacağı ümidiyle vatandaşlarıma Anayasa Mahkemesinin bu kararını saygıyla karşılamalarını ve siyasi iktidar partisinin bundan sonraki eylemlerine dikkat etmelerini öneririm´ dedi

´ALINAN KARAR DTP DAVASINI ETKİLEMEZ´

Anayasa Mahkemesinin verdiği bu kararın DTP davasını kesinlikle etkilemeyeceğni söyleyen Kanadoğlu, ´Her şeyden önce davaların dayandığı temeller ayrıdır. Biri laik cumhuriyet aleyhinedir, diğeri bölücülüktür. Bu elbetteki bir terör örgütüyle işbirliği yapma iddasını gündeme getirmiştir. Biribirini etkileyeceği kanısında değilim.´ dedi

 

==========

Haberekspres Gazetesi /1 Ağustos 2008 

 

 

Yola devam mesajı verilmedi!..
Prof. Dr. T

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

Prof. Dr. T

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

Yola devam mesajı verilmedi!..
Prof. Dr. T

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

Prof. Dr. T

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

 

 

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar

ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

AKP’yi rahatlatacak değil, huzursuz etmesi gereken bir karar

 

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi

ş. Lagendijk, kendisini rahatlamış hissetmiş!..

T

 

üm demokrasi havarilerinin unuttukları bir konuya dikkat çekmek isterim. Demokrasi açıklık rejimidir. Gizli gündemleri yoktur demokratik yönetimlerin. Ve demokrasilerde yürütmenin iki başı akraba evlerinde buluşarak halef selef ilişkiler içinde olmazlar. AKP’nin Başkanı ile Çankaya’daki 11.’nin gizli buluşmasından söz edildi
ğini anladınız.

T

 

ürkiye’de anormalliklere “demokrasi” adının verilmesinden vazge
çilmesi için, muhalefetin güçlendirilmesi gerekiyor.

ğru bilgilendirilmediği, muhalefetin söylemlerinin ve gündemin sürekli çarpıtıldığı, gerek aydınlarına, gerekse halkına bedel ödetildiği Türkiye görüntülerinden kurtulmak için, muhalefet halkasının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye dış güçlerin işbirlikçiliğinden hoşnut olduğu bir siyasal partiye mahkum edilmemeli!..

ören bir medya var.

şımızın öldüğü, 115 vatandaşımızın da yaralandığı bombalı terör olayını son dakika haberi olarak veren haber kanalını izlerken, diğer kanalların yayınlarını kesmeyip, eğlence programlarını sürdürmeleri atlamamamız gereken vahim bir insanlık sorunu ve yayın politikalarının eleştirilme vaktinin geçtiğinin göstergesi değil midir? Daha vahimi, dışarıda olan bir arkadaşımın tüm evlerden eğlence programlarının sesinin geldiğini haber verişiydi. Güngören’de can pazarı yaşanırken, halkımızın çoğunluğuna eğlence izlettiriliyordu. Böyle bir yayıncılık anlayışının olduğu toplumda birlik duyguları nasıl tutkallanacak? Her terör olayından sonra olduğu gibi, bu vahşet görüntülerinin son bulmas
ını temenni ettik, ediyoruz.

çıkmasın dileyelim.

 

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma istemiyle dava açmasına ilişkin suçlamaların ne denli yersiz olduğu, Başsavcının davayı açmaktaki haklılığı Anayasa Mahkemesi’nin kritik kararı ile ortaya çıkmış oldu. Davayı tek kişi reddetti: Mahkeme Başkanı. Altı üye kapatılması gerektiği yönünde oy kullanırken, hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullananların sayısı üyelerin tamamı oldu. Böylece AKP’nin yasanın tanımladığı laikliğe karşı eylemlerin odağı olma fiilini işlemiş olduğu kesinleşti.Kapatmanın kıyısına kadar gelmiş olan, kritik bir sayı ile kapatılmayıp, hazine yardımının yarısından men edilen AKP’de kapatılmama nedeniyle estirilen bayram havası ve “durmak yok yola devam” diyenlere bakınca, hatalardan ders alma geleneği olmayan siyasetin aynı zeminde ilerleyeceği endişesine kapılmamak elde değil.

 

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi
ş. Lagendijk, kendisini rahatlamış hissetmiş!..

T

 

üm demokrasi havarilerinin unuttukları bir konuya dikkat çekmek isterim. Demokrasi açıklık rejimidir. Gizli gündemleri yoktur demokratik yönetimlerin. Ve demokrasilerde yürütmenin iki başı akraba evlerinde buluşarak halef selef ilişkiler içinde olmazlar. AKP’nin Başkanı ile Çankaya’daki 11.’nin gizli buluşmasından söz edildi
ğini anladınız.

T

 

ürkiye’de anormalliklere “demokrasi” adının verilmesinden vazge
çilmesi için, muhalefetin güçlendirilmesi gerekiyor.

ğru bilgilendirilmediği, muhalefetin söylemlerinin ve gündemin sürekli çarpıtıldığı, gerek aydınlarına, gerekse halkına bedel ödetildiği Türkiye görüntülerinden kurtulmak için, muhalefet halkasının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye dış güçlerin işbirlikçiliğinden hoşnut olduğu bir siyasal partiye mahkum edilmemeli!..

ören bir medya var.

şımızın öldüğü, 115 vatandaşımızın da yaralandığı bombalı terör olayını son dakika haberi olarak veren haber kanalını izlerken, diğer kanalların yayınlarını kesmeyip, eğlence programlarını sürdürmeleri atlamamamız gereken vahim bir insanlık sorunu ve yayın politikalarının eleştirilme vaktinin geçtiğinin göstergesi değil midir? Daha vahimi, dışarıda olan bir arkadaşımın tüm evlerden eğlence programlarının sesinin geldiğini haber verişiydi. Güngören’de can pazarı yaşanırken, halkımızın çoğunluğuna eğlence izlettiriliyordu. Böyle bir yayıncılık anlayışının olduğu toplumda birlik duyguları nasıl tutkallanacak? Her terör olayından sonra olduğu gibi, bu vahşet görüntülerinin son bulmas
ını temenni ettik, ediyoruz.

çıkmasın dileyelim.

 

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma istemiyle dava açmasına ilişkin suçlamaların ne denli yersiz olduğu, Başsavcının davayı açmaktaki haklılığı Anayasa Mahkemesi’nin kritik kararı ile ortaya çıkmış oldu. Davayı tek kişi reddetti: Mahkeme Başkanı. Altı üye kapatılması gerektiği yönünde oy kullanırken, hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullananların sayısı üyelerin tamamı oldu. Böylece AKP’nin yasanın tanımladığı laikliğe karşı eylemlerin odağı olma fiilini işlemiş olduğu kesinleşti.Kapatmanın kıyısına kadar gelmiş olan, kritik bir sayı ile kapatılmayıp, hazine yardımının yarısından men edilen AKP’de kapatılmama nedeniyle estirilen bayram havası ve “durmak yok yola devam” diyenlere bakınca, hatalardan ders alma geleneği olmayan siyasetin aynı zeminde ilerleyeceği endişesine kapılmamak elde değil.

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi
ş. Lagendijk, kendisini rahatlamış hissetmiş!..

T

 

üm demokrasi havarilerinin unuttukları bir konuya dikkat çekmek isterim. Demokrasi açıklık rejimidir. Gizli gündemleri yoktur demokratik yönetimlerin. Ve demokrasilerde yürütmenin iki başı akraba evlerinde buluşarak halef selef ilişkiler içinde olmazlar. AKP’nin Başkanı ile Çankaya’daki 11.’nin gizli buluşmasından söz edildi
ğini anladınız.

T

 

ürkiye’de anormalliklere “demokrasi” adının verilmesinden vazge
çilmesi için, muhalefetin güçlendirilmesi gerekiyor.

ğru bilgilendirilmediği, muhalefetin söylemlerinin ve gündemin sürekli çarpıtıldığı, gerek aydınlarına, gerekse halkına bedel ödetildiği Türkiye görüntülerinden kurtulmak için, muhalefet halkasının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye dış güçlerin işbirlikçiliğinden hoşnut olduğu bir siyasal partiye mahkum edilmemeli!..

ören bir medya var.

şımızın öldüğü, 115 vatandaşımızın da yaralandığı bombalı terör olayını son dakika haberi olarak veren haber kanalını izlerken, diğer kanalların yayınlarını kesmeyip, eğlence programlarını sürdürmeleri atlamamamız gereken vahim bir insanlık sorunu ve yayın politikalarının eleştirilme vaktinin geçtiğinin göstergesi değil midir? Daha vahimi, dışarıda olan bir arkadaşımın tüm evlerden eğlence programlarının sesinin geldiğini haber verişiydi. Güngören’de can pazarı yaşanırken, halkımızın çoğunluğuna eğlence izlettiriliyordu. Böyle bir yayıncılık anlayışının olduğu toplumda birlik duyguları nasıl tutkallanacak? Her terör olayından sonra olduğu gibi, bu vahşet görüntülerinin son bulmas
ını temenni ettik, ediyoruz.

çıkmasın dileyelim.

 

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma istemiyle dava açmasına ilişkin suçlamaların ne denli yersiz olduğu, Başsavcının davayı açmaktaki haklılığı Anayasa Mahkemesi’nin kritik kararı ile ortaya çıkmış oldu. Davayı tek kişi reddetti: Mahkeme Başkanı. Altı üye kapatılması gerektiği yönünde oy kullanırken, hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullananların sayısı üyelerin tamamı oldu. Böylece AKP’nin yasanın tanımladığı laikliğe karşı eylemlerin odağı olma fiilini işlemiş olduğu kesinleşti.Kapatmanın kıyısına kadar gelmiş olan, kritik bir sayı ile kapatılmayıp, hazine yardımının yarısından men edilen AKP’de kapatılmama nedeniyle estirilen bayram havası ve “durmak yok yola devam” diyenlere bakınca, hatalardan ders alma geleneği olmayan siyasetin aynı zeminde ilerleyeceği endişesine kapılmamak elde değil.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma istemiyle dava açmasına ilişkin suçlamaların ne denli yersiz olduğu, Başsavcının davayı açmaktaki haklılığı Anayasa Mahkemesi’nin kritik kararı ile ortaya çıkmış oldu. Davayı tek kişi reddetti: Mahkeme Başkanı. Altı üye kapatılması gerektiği yönünde oy kullanırken, hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullananların sayısı üyelerin tamamı oldu. Böylece AKP’nin yasanın tanımladığı laikliğe karşı eylemlerin odağı olma fiilini işlemiş olduğu kesinleşti.Kapatmanın kıyısına kadar gelmiş olan, kritik bir sayı ile kapatılmayıp, hazine yardımının yarısından men edilen AKP’de kapatılmama nedeniyle estirilen bayram havası ve “durmak yok yola devam” diyenlere bakınca, hatalardan ders alma geleneği olmayan siyasetin aynı zeminde ilerleyeceği endişesine kapılmamak elde değil.

AKP bir dahaki seçimlere kadar biraz frene basacak ve kendisini destekleyen (eski) sosyalistler ile liberallerde oluşan kuşkuları gidermeye, güven tazelemeye çalışacaktır. Umarız bizi ve bizim gibi düşünen büyük bir çoğunluğu yanıltırlar. Artık bölen değil, toplayıcı söylemlerle toplumu kucaklamaya çalışırlar. Başta KKTC olmak üzere, kazanımı büyük bedellere mal olmuş dış politika konularında tavizkar olmayan tutumlar içine girilir. Ve artık özellikle kadın üzerinden yürütülen, kadını hedef alan, kadının başının bohçalanması

 

üzerinden yürütülen din eksenli siyasete son verirler.

Demokrasinin içini bo

 

şaltarak ilerleyen ve attığı her yanlış adımı demokrasi söylemi ile örtmeye çalışan
AKP’nin kapatılmamasının demokrasi açısından bir kazanç olabilmesi tamamen AKP’nin gelecek süreçlerde takınacağı tavırla ilgilidir. Sözleri ile rejimin temel prensiplerini sahiplendiklerini dile getirip, takiyye yapmayı bırakmazlarsa, Türkiye ile birlikte kendi yollar
ını da tıkamış olacaklarını kavramak zorundalar.

Laiklik T

 

ürkiye’nin en hassas noktası. Yumuşak karnı. AKP bu alanda daha fazla ilerlemeye çalışmamalı. Mahkeme kararını, “durmak yok, yola devam” değil; “dur” ve “rejimin temel niteliklerini daha fazla zorlama!” olarak okumaları gerekiyor.

çıkmıştır. Kapatmama sonucu üzerinden kararı okumaları talihsizlik olur. Neredeyse oy birliği ile kabul edilen, odak olma fiilinin işlenmiş olduğunun kabulü üzerinden gelecekteki politikalarını belirlemeleri için bir uyar
ıdır mahkeme kararı.

T

 

ürkiye’de ilk kez iktidar partisi mahkemelik olmuş ve cezalandırılmıştır.

çısından doğuracağı sakıncaların konuşulma vakti gelmiştir. AKP’nin sözü edilen odak olma fiillerini sürdürmesi durumunda, önünde hukuki bir engel kalmadığı durumda rejimin alacağı biçim üzerinde de düşünmek gerekiyor. Bu yüzden parti kapatmalarının sona erdirilmesi gibi uçuk fikirler, hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Durduk yerde parti kapatma davasının açılmayacağı da bu dava ile kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine verilen görevi layıkı ile yapmış, Cumhuriyet’in temel anlayışına ters düşen AKP’nin frenlenmesi ve partinin dış destekçilerine de Türkiye’de rejimle oynanmas
ına karşın demokrasiyi koruyan dinamiklerin hala dimdik ayakta olduğu mesajını vermiştir.

çok fazla. Kısa sürede rejim karşıtlığının altı yılda aldığı yola bakınca ve kapatmama kararı sonrasında, kararın gerisini okumayıp, AKP ile birlikteliklerinin kendi yararlarına sonuçlarından hoşnut dış güçlerin mesajlarına bakınca, Türkiye’nin dipsiz karanlıkta yürümeye devam edeceği gibi bir algı güçleniyor. “Onlarla iyi çalıştık” diyen ABD Dışişleri szöcüsü; kararın AB çabalarını canlandırmak için fırsat olduğunu söylemi
ş. Lagendijk, kendisini rahatlamış hissetmiş!..

T

 

üm demokrasi havarilerinin unuttukları bir konuya dikkat çekmek isterim. Demokrasi açıklık rejimidir. Gizli gündemleri yoktur demokratik yönetimlerin. Ve demokrasilerde yürütmenin iki başı akraba evlerinde buluşarak halef selef ilişkiler içinde olmazlar. AKP’nin Başkanı ile Çankaya’daki 11.’nin gizli buluşmasından söz edildi
ğini anladınız.

T

 

ürkiye’de anormalliklere “demokrasi” adının verilmesinden vazge
çilmesi için, muhalefetin güçlendirilmesi gerekiyor.

ğru bilgilendirilmediği, muhalefetin söylemlerinin ve gündemin sürekli çarpıtıldığı, gerek aydınlarına, gerekse halkına bedel ödetildiği Türkiye görüntülerinden kurtulmak için, muhalefet halkasının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye dış güçlerin işbirlikçiliğinden hoşnut olduğu bir siyasal partiye mahkum edilmemeli!..

ören bir medya var.

şımızın öldüğü, 115 vatandaşımızın da yaralandığı bombalı terör olayını son dakika haberi olarak veren haber kanalını izlerken, diğer kanalların yayınlarını kesmeyip, eğlence programlarını sürdürmeleri atlamamamız gereken vahim bir insanlık sorunu ve yayın politikalarının eleştirilme vaktinin geçtiğinin göstergesi değil midir? Daha vahimi, dışarıda olan bir arkadaşımın tüm evlerden eğlence programlarının sesinin geldiğini haber verişiydi. Güngören’de can pazarı yaşanırken, halkımızın çoğunluğuna eğlence izlettiriliyordu. Böyle bir yayıncılık anlayışının olduğu toplumda birlik duyguları nasıl tutkallanacak? Her terör olayından sonra olduğu gibi, bu vahşet görüntülerinin son bulmas
ını temenni ettik, ediyoruz.

çıkmasın dileyelim.

 

 

 

 

Yayım tarihi
Türkiye olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.