YILMAZ KARAHAN [[email protected]]

“YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDE AYAĞA KALKAR”

Ahıska Türklerinin haksız yere zalimce yurtlarından bir gece içersinde dünyanın değişik bölgelerine sürgün edilerek, buralardaki farklı kültürlere sahip halkların yaşam alanlarına iliştirilmesi şeklindeki trajedi, tarih ve insanlık bilincine sahip herkesi derinden üzmüştür.

Ahıska Türkleri ile ilgili bugünlerde yaşanan ikinci büyük üzüntü ise; Ahıska Türklerinin vatanlarına dönüş imkânı sağlayan yasanın Gürcistan tarafından çıkartılmasına rağmen, dönüş için başvuruda bulunan, vatanlarına sahip çıkmak isteyen Ahıska Türklerinin olmayışıdır.

Tarihi süreç içersinde ortaya çıkan her iki durumun da insanı etkileyen bir yönü vardır. Ancak Ahıska Türklerinin “Vatanlarına sahip çıkmaması” şeklinde gelişen ikinci durumun üzücü etkisinin daha derin olduğu şüphesizdir.

Bilindiği gibi Ahıska Türkleri, dağınık şekilde yaşadıkları coğrafyalarda, (Türkiye de dâhil olmak üzere) siyasi, sosyal, kültürel vs. tüm etkinliklerini kurdukları dernekler vasıtasıyla sürdürmüşlerdir. Haklı mücadelenin kurumsallaştırılması ve bir yapı içersinde yürütülmesi için gerekli unsurlar olarak teşkil edilen bu dernekler, bulundukları ülke yönetimlerince de muhatap kabul edilmiştir. Ancak Gürcistan’a dönüş imkânı tanıyan yasanın çıkışından sonra bu dernekler üzerinden gözlemlenen manzara gerçekten vahim boyuttadır.

Yıllarca vatan özlemini her koşul ve her platformda dile getiren bu dernekler vasıtasıyla Ahıska Türklerinin anayurtlarına akın etmesi beklenirken ne yazık ki dönüş konusunda kayda değer başvuru olmamıştır.

Sanıyorum bu konuda en fazla duygu yoğunluğu yaşayanlardan birisi Prof.Dr.İlyas DOĞAN olsa gerektir.

Düşüncelerine tamamıyla katıldığım değerli hocamız Ahıska Türklerince yayınlanan “Bizim Ahıska” dergisindeki yazısında bakın neler diyor. “Evet artık sözü fazla uzatmaya gerek yok. Ahıska Türkünün 1944’ten beri devam eden vatana dönüş mücadelesinin netice vermesi artık mümkün hale gelmiştir. Zaman söz değil iş yapmak zamanıdır! Vatana dönüş başvurularını zaman geçirmeden yapmanın tam vaktidir. Bu konuda bütün Ahıska liderlerinin sorumluluğu vardır. Zaman tartışma zamanı değildir. Zaman bir olmak ve vatana dönmek vaktidir.”

“Diyeceksiniz ki Gürcistan Hükümetinin çıkardığı vatana dönüş kanununun çok eksikleri var. Doğrudur, fakat bu eksiklikler Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostluk ilişkileri sayesinde zamanla çözülür.”

“Vatana Dönüş Kanunu, Ahıska Türkünün vatana dönmek hususunda ne kadar samimi olduğunu da gösterecektir. Herhalde bütün Ahıska Türkü Lideri olmak iddiasında bulunanlar bu durumun farkındadırlar.”

“Eğer bizler samimi olarak üzerimize düşenleri yapmak istediğimizi ortaya koyarsak Türkiye devleti de üzerine düşen desteği sağlayacaktır. Bu destek hem maddi hem de manevi olacaktır. Kendi vatanımızda belki ilk zamanlar bazı zorluklarımız olacaktır, ama gelecek aydınlıktır. Eğitim kurumları kuracak yetişmiş uzmanlarımız, hastane açacak doktorlarımız, bağda bahçede çalışacak, ticaret yapacak insan gücümüz var. Bunları değerlendirmek için beklemek günü değildir. Dönüş için her aileden bir kişi mutlaka öncülük edip dönmelidir. Unutmayalım ki vatana dönmek diğer kullanabileceğimiz hakları ve imkânları ortadan kaldırmaz.”

“Bizler, Ahıska’nın evlatları! Üzerimize düşeni yapabilecek miyiz? Önümüzde geri dönüş için başvurmak için sadece on aylık (şimdi 6 ay kalmıştır) bir zamanın kaldığının farkında mıyız? Yoksa vatan vatan diye dert yanmamız samimi değil miydi? Bu soruyu kendimize şimdi sormazsak ne zaman soracağız? Bu soruya samimi bir cevap vermezsek başkalarının ve birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız?”

“Zaman samimiyet zamanıdır! Kimler dönmelidir? Ne kadar manasız bir soru! Öncelikle topluma öncülük eden dernek/cemiyet yöneticileri dönmelidirler. Dönüşe öncülük etmelidirler. Ekonomik durumu iyi olanlar, kendini göstermelidirler.”

“Aslında dönmek için kimsenin önde gitmesini beklemeye de gerek yoktur. Her Ahıskalı vatana dönüş konusunda bir liderdir ve öyle davranmalıdır. Doktorlarımız, öğretmenlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız, iş adamlarımız dönüş sürecinde üstüne düşeni yapmalıdırlar.”

“Biliyor musunuz, Filistin’e ilk dönen Yahudiler, onların en önde gelenleriydi. İlk yıllarda çok büyük zorluklar yaşadılar. Fakat sonuç ortadadır: Yahudiler 2000 sene sonra Filistin’e döndüler ve burayı yeniden vatan edindiler. Kaldı ki Ahıska toprakları, Filistin’deki kan ve kinden uzaktır”

“Onurlu yaşamak, şiir okuyarak veya mağdur olduğunu anlatarak değil, er kişi gibi davranarak vatanına sahip çıkmakla mümkündür. Bu tarihi görevi hepimiz yerine getirmeliyiz. Aradan on yıl geçtiğinde, vatana dönmekle ne kadar şerefli ve kahramanca bir iş yaptığımızın gururunu yaşamak artık bizim elimizde”

“Vatanı uzaktan konuşmanın değil,

VATANDA YAŞAMANIN ZAMANIDIR”

Ne dersiniz! Sayın hocamızın fikirlerine katılmamak mümkün mü? Evet tarih sunduğu bu fırsatla Ahıska Türklerini imtihan etmektedir. Vatana dönüş için başvuru süresinin her geçen gün azaldığı dikkate alınırsa, Ahıska Türklerinin bir an evvel harekete geçmesi, vatana dönüş konusundaki samimiyetini göstermesi gerekiyor.

Editör : Hayri POLAT Yayın Tarihi : 16.06.2008
Editör Email : [email protected]
NOT: BU YAZI ([email protected]) TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞTİR.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.