Yabanci Dille Ogretim Uzerine



Gectigimiz gunlerde yeniden gundeme gelen "yabanci dille ogretim" konusu, Anadolu liselerinden universitelerimize kadar bircok egitim kurumumuzda yogun tartismalara yolaciyor. Tartismalarin temelinde konuya iki farkli yaklasim yatiyor: yabanci dille ogretim veya Turkceye dayali bir sistemde nitelikli yabanci dil ogretimi. Kanimca, ilk yaklasim yabanci dili (veya dilleri) baslibasina bir amac olarak goruyor. Yani, nitelikli ogretim ile yabanci dille ogretimi ozdeslestiriyor; amac ogretimin niteligini yukseltmek ise, yabanci dille egitimin kacinilmaz oldugunu savunuyor. Ikinci yaklasim ise yabanci dili bir amactan cok arac olarak algiliyor. Daha acik bir anlatimla, yabanci dilin arastirma yapmada, yabanci kaynaklari kullanmada onemli bir arac oldugunu kabul ederken, ogretimi yabanci bir dile bagimli hale getirmenin bir bilim dili olarak Turkceyi koreltecegi savini getiriyor. Bu yazi, yuksekogretim kurumlarinda yabanci dille ogretime elestirel bir bakis getirirken, Turkcenin bir bilim dili olarak kullanilmasinin ve korunmasinin onemine deginiyor.

Nicin yabanci dille ogretim?

Yabanci dilin onemini kimse yadsimiyor (ancak, yabanci dil bilmenin ne anlama geldigi konusunda gercekci bicimde anlasan yok. Yabanci dil bilmek, o dilde okuyabilmek mi? Yazabilmek mi? Konusabilmek mi? Hepsi mi?). Gercekten gunumuzde yabanci dil ve ozellikle Ingilizce ogrenilmesi kacinilmaz bir zorunluluk haline gelmistir.

Bu zorunluluk karsisinda, ulkemizde yabanci dil ogretimi icin, ornek aldigimiz hicbir ulkede gorulmemis yabanci dille ogretim yontemi alabildigine yayginlasmaktadir. Bu yontemi elestirenlere ise, dogrudan bu elestirileri yanitlamak yerine, sanki karsiti one suruluyormus gibi, israrla yabanci dil bilmenin onemi uzerinde soylevler verilmekte, yabanci dil ogretimine karsi cikma suclamasi yoneltilmekte ve boylece konu saptirilmaktadir. Bir baska saptirma da, bilimi gelistirmeden Turkcenin gelistirilemeyecegi gorusune dayandirilmaktadir. Sanki karsitini soyleyen varmis gibi ve sanki once bilimini yabanci dille gelistirmis, sonradan kendi dilini bilim dili haline getirmis bir ulke varmis gibi. Ustelik Avrupa'da bilim ve sanatta atilimin ancak Ronesans oncesi ortak bilim ve sanat dili olan Latinceden ulusal dillere gecilmesine paralel olarak saglanmis oldugunu unutarak. Kimilerine gore, hem de bilim adami olmak savindaki kimilerine gore de, Turkce zaten ogretim ve bilim dili olarak yetersizdir. Dolayisiyla, yabanci dille ogretim ve bilim yapmaktan baska care bulunmamaktadir. Bu sav cok haksiz ve tutarsizdir. Cunku dilin yetersizligi degil, onun bilimsel olarak guclendirilip guclendirilmemesi, islenmeyen bir dilin gelismeyip zayiflamasi, giderek evde ve sokakta basit bildirisimler icin kullanilan kisitli bir dil haline donusmesi gercegidir soz konusu olan. Aslinda boyle bir saptamaya dayanarak, bu saygideger bilim adamlari yabanci dille ogretimi onermek yerine Turkceyi bilim dili olarak guclendirme sorumlulugunun gercegini yerine getirmek durumundadirlar. Kaldi ki, bilim etigi acisindan bilimcinin, oncelikle kendi toplumuna sorumlulugu geregi, bilim uretme yaninda toplumun bilime yaklasmasini saglamak uzere dili gelistirmek, dilin anlatim olanaklarini guclendirmek, dili isleyerek dusunsel gelisimin canlanmasina katki saglamak gibi onemli bir gorevi bulunmaktadir.

Ogretim-dil iliskisi

Ogretim dilinin Turkce olmasi, ogretimin amacinin dogal geregidir. Cunku yuksekogretimin amaci, ilgili alanin temel kavramlarini ozumsetmek, yaratici dusunce uretme yetenegini kazandirabilmek ve esas olarak "ogrenmeyi" ogretmektir.

Ogrenim olayinin temelinde dusunme vardir. Dusuncenin temel araci da dildir. Karmakarisik ve zayif bir dille, tutarli, duru bir dusunceye varilmasi, soyut kavramlarin, ogrenmenin yonteminin kavranmasi olasi midir? Degildir. Cunku yaratici ve derin dusunceler ancak dil olanaginin zenginligi ve gucu sayesinde gelistirilebilir. Yabanci dil ogretmek gibi ek bir amaci da devreye sokarak, yani henuz ogrenilme sureci yasanan bir dilin ogretim dili olarak benimsenmesi suretiyle, saglikli bir ogretimin gerceklestirilebilecegini savunmak olanaksizdir. Hele, hem ogretim elemanlarinin hem ogrencilerin Turk oldugu bir ortamda yabanci dille ogretim, en hafif deyimi arayarak soyleyeyim, dogal degildir; yapayliktan da ote bir tuhafliktir. Yabanci dille ogretim denilen boyle bir yontemle ogrencilerin en azindan bir ara donemde anlama ve anlatmada yetersiz kaldiklari, anadilleriyle gosterecekleri basaridan daha dusuk bir basariyla yetinmek durumuna dustukleri gozlemlerle saptanmis bir gercektir. Bu ogrencilerden cogunun bu engeli asamayarak uzun sure dil kisitliliginin getirdigi zorunlu bir ezberci ogrenmeye itildikleri gorulmustur. Kisaca, ogretimdeki temel arac olan dile egemen olundugu olcude yaratici dusunceler gelistirilmesi olasidir. Yeterli duzeyde bilinmeyen bir dille (o dilin gercek olanaklari cok genis olsa bile) kavramlar, dusunceler bulaniktir ve olsa olsa sinirli bilgiler ozumsenmeden ezberlenebilir.

Yabanci dille ogretimin olasi sonuclari

Gunumuzde yabanci dille ogretim yapan kimi yuksekogretim kurumlarinda, konularin anlatilmasi yerine kitaplarin okunmasinin yeglendigi, ya Turkce bir soru uzerine dersin Turkce anlatilmaya baslandigi ya da sinirli bilgilerin ezberletilmesi yoluna gidildigi bilinmektedir. Ote yandan dile yeterince hakim olmadan ogrenime baslayan ogrenciler, ogrenim gordukleri yabanci dili anlamak icin ozel caba gostermek zorunda kaldiklarini, dolayisiyla derse yonelik dikkatlerini cok kisa sure icin toparlayabildiklerini ve sonra dersten koptuklarini, bu nedenle sinirli bilgileri ezberlemekten baska carelerinin bulunmadigini ifade etmektedirler. Bu saptamanin dogal sonucu olarak ogrenciler arasinda Ingilizce bilgisi farki kacinilmaz olarak firsat esitligi ilkesinin cignenmesi sonucunu dogurmaktadir.

Herseyden once aracin amac yerine konuldugu yabanci dille ogretimde, ogretimin temel amacindan uzaklasilmaktadir. Yabanci dille ogretim bir yabanci dil ogretimi yontemi olarak, herhalde en verimsiz ve en fazla olumsuz yan etkileri olan bir yontemdir. Ayrica ulusal dilin zayiflamasi yoluyla ulusal kultur ve ulusal kimlik acisindan ve dilin sokakta konusulan dil olmanin otesinde ogretim ve bilim dili olabilmesi bakimindan ciddi sakincalari olan yontemdir. Kulturel etkiye yonelik olarak, anadili Ingilizce olanlarin gorusu; "Ingilizce evrensel dil olma yolunda ilerliyorsa, bunun sonucu bellidir; Ingilizce konusulan ulkelerin kulturleri egemenlik saglayacaktir" seklindedir. Mumtaz Soysal'in ifadesi ile bu gercek sudur: "Yabanci dil ogrenmenin kacinilmaz bir gereklilik haline gelmis olmasi anadili koruma, gelistirme ve yuceltme diye ulusal bir odev yaratmistir. Yoksa, yalniz Turkce degil, Turkceyle birlikte butun bir kimlik de kaybolup gidecek..."

Yapilmasi Gereken

Yukarida aciklanan nedenlerle, Fransa, Isvicre, Almanya, Isvec, Hollanda, Danimarka, Italya, Japonya, Ispanya, Kore, Peru, Makedonya, Israil, Yunanistan gibi bircok ulkede yabanci dille ogretim uygulanmamakta, herhalde boyle bir uygulama akla bile getirilmemektedir. Ancak, bu ulkelerde bir degil, bircok yabanci dil ogretilmektedir. Kullandiklari yontemler de sir degildir. Bu yontemler uzerinde nicin kafa yormadigimiz gercekten ciddi bir sorudur. Etiyopya, Misir, Pakistan ve Tayvan universitelerinin bazilarinda Ingilizce ogretim yapilan ulkelerdendir.

Ulkemizde, 1773'te kurulan ve ITU'nun kokeni olan "Muhendishane-i Bahri-i Humayun", cagdas egitim dili olarak Turkcenin kullanilmasinin oncusudur. ITU, 1773'te Muhendishane-i Bahri-i Humayun'da baslatilan Turkce ogretiminin surdurulmesini cok onemli bir misyon olarak benimsemistir. Turkce ogretim gelenegini gunumuze kadar surduren ITU, bugun muhendislik alaninda varolan Turkce terimlerin cogunu gelistirmis, Turkce yayinlarin baslica sahibi olmustur.

Ogretim dilinin Turkce olmasi, ogretimin etkinligi, Turkcenin bilim dili olarak gelisip zenginlesmesi, ulusal kulturun guclenmesi bakimlarindan zorunludur. Ancak, ogretim Turkce yapilirken, ogrencilere yeterli duzeyde yabanci dil, ozellikle Ingilizce ogretilmesi icin her turlu duzenleme yapilabilmeli ve caba gosterilmelidir.

Sonuc olarak, yabanci dilin "olmazsa olmaz" duzeyinde onem kazandigi, etkinligini buyuk bir hizla artirdigi gunumuzde cozum yabanci dille ogretim degil, ozenle gelistirilmis etkin bir Turkce ogretimdir. Aslinda yabanci dilin dogru durust ogrenilebilmesinin geregi de budur. Cunku Turkcesi yeterli olmayanin ogrendigi yabanci dil de, kacinilmaz olarak, yarim yamalak olacaktir. Yabanci dil ogretimi icin, yabanci dille ogretim disinda, bircok ulkede uygulanan yontemlerden esinlenerek, etkin bir ogretim sisteminin gelistirilmesi temel amac olmalidir.

[Bu yazinin buyuk bir bolumu "ITU Vakif Dergisi"nin Mart 1997 tarihli 22. sayisinda yeralmis olup, ITU Vakfi'nin ve yazarinin izniyle PETEK'te yayimlanmaktadir.]



Sonraki
Onceki
Icindekiler
Kapak