İNÖNÜ CAMİLERİ AHIR YAPIP KAPATTI MI

Okuma Süresi:

2–4 dakika
❤️

Evet İnönü, camilerin önüne asker dikti, halkın camilere girişini yasakladı. Bunlar olmadı denemez. Bu söylenenler, Niğde ve Ulukışla’da yaşandı.

Neden yaptı, niçin yaptı, neden neydi? Bunu araştırmayan cehalet ve siyasal islamcılar ağzını doldurarak İnönü’ye iftira etmede suizanda bulunmaya devam eder. Bu işin arkasındaki sır-gizem neydi, kimse sormadı, araştırmadı. Meydanı boş bulan Atatürk ve cumhuriyet düşmanları 70 yıldır bu edepsiz propagandayı yaptı, yapmaya da devam ediyorlar. Gerçek bilgiye ulaşma olasılığı olmayan halkımızın büyük bir kısmı da ne yazık ki bu yalan ve iftiralara inandı.

Bu yalanın siyasi getiri sağladığını gören kimi siyasetçiler, bunun dozunu artırarak yalanlarına devam ettiler. İşi öyle ileri taşıdılar ki, ilahiyatçı bir öğretim üyesi Tv ekranlarında, “Atatürk döneminde genelev yapılan camiler vardı” deme hadsizliğini bile göstermişti.

Bu yalanlarını ekranlarında günlerce tekrarlayacak Tv kanalları ve köşelerinde yazacak yandaşları bile var. Gerçek olan İnönü’nün kimi camileri kapattığı ve kimseleri camilere sokmadığı idi. Bir başka gerçekte İnönü’nün bütün bu iftiralara karşı açıklama ve izahat yapmamasıydı.

İyi de neydi bunun gerekçesi?

Atatürk rahmetli olmuş, İkinci Dünya savaşı başlamış, İnönü cumhurbaşkanı seçilmişti. Hitler’in orduları Avrupa ülkelerini birer birer ezip işgal ediyordu. Alman Panzerleri, Fransızların geçilmesi olanaksız dedikleri Maginot Hattı’nı bile ezip geçmişti. Alman ordusu, yıldırım gibiydi. Henüz savaşın başı olmasına rağmen 1941 yılında Almanya 13 ülkenin işgalini bitirmiş, Almanlar Türkiye sınırına dayanmıştı.

Türkiye’de boş durmuyordu, Alman Tanklarına karşı Trakya’nın altına korugan yapmıştı, bununla da yetinmeyip Alman ordularının İstanbul’a girişini önlemek için Çatalca- Büyükçekmece hattına Çakmak Hattı inşa etmişti. Hitler’in tarihi eser ilgisi ve tutkusu da biliniyordu.

Alman ordusunun bir de güçlü hava gücü vardı. Alman uçakları İstanbul’u havadan bombalarsa. İşte sıkıntı buradaydı. Milletimizin tarihimizin maddi-manevi en değerli hazineleri olan, “KUTSAL EMANETLER” ne olacaktı?

Bu endişe ile İstanbul’da bulunan kutsal emanetlerin, Alman uçaklarının menzili dışına taşınması kararı alındı.

İnönü, her şeyin derin bir gizlilik içinde yapılmasını, Almanların kutsal mekanlara dokunulmayacaklarının hesaba katılmasını istedi. Düşünüldü taşınıldı. İstanbul saray ve müzelerindeki tüm değerli eşyaların, Anadolu’nun ortasında Niğde ve Ulukışla’daki mabetlerde saklanmasına karar verildi.

İçi çinko, özel bölmeli sandıklar yaptırıldı. Özel tren hazırlatıldı. Dolmabahçe, Topkapı Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müze’sindeki kutsal emanetler, (Hz. Muhammed’din hırkası, mührü, kılıcı, oku, yayı, Kabe’nin anahtarı, Hz. Osman’ın kanlı Kuran’ı, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silah, tablo, porselen, paha biçilmez el yazması eserler) büyük bir itina ve gizlilikle, bu sandıklara yerleştirilir.

1942 yılı. Alman Ordusu’nun sınırımıza dayandığı yıllar. Bir gece tam 391 sandık, 48 vagona yüklenir. Tren paha biçilmez yüküyle ve sıkı korumayla Anadolu’nun bağrına doğru hareket eder.

Kutsal emanetler Niğde’de Ak Medrese ve Sarı Han ile Ulukışla’daki bir camiye yerleştirilir. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılır, bu da bir zorunluluktu zaten. Yerel yöneticilere bile bilgi verilmez, camilerin etrafına özel askeri birlikler konuşlandırılır, askerler bile bilmez ne koruduğunu

Bu ibadet yerlerine kimseler yaklaştırılmaz. 1943 yılında İnönü, Churchill ile görüşmek üzere Adana’ya giderken treni Ulukışla’da durur. Kutsal emanetlerin saklandığı mekanları teftiş eder. Kendisine bile içeri girmesine izin verilmez. Birliğin komutanından bilgi almakla yetinir. Ayrılırken:” Bize emanet, size emanet. Gözüm arkada kalmasın yavrularım!” der.

Dört yıl sonra, savaş biter. Dünya barışa kavuşur. Kutsal emanetler 1947 yılında tekrar İstanbul’a aynı gizlilikle getirilir, yerlerine yerleştirilir.

Yıllar geçse de ne İnönü, ne CHP bu konudan söz etmez, kendilerine paye çıkarmaz; devlet adamlığı budur işte sevgili okurlarım.

Fakat bunu fırsat bilen cumhuriyet düşmanları yıllardır, “İnönü camileri kapattı” yalan ve iftirasını yaymaya devam ettiler, özel birlik askerlerinin atlarını bahane ederek de: “İnönü camileri ahır yaptı” iftirasını sürdürdüler.

İşin aslı esası budur, sevgili okurlarım. Tanrı onlardan razı olsun. Şimdikiler gibi müzelerdeki milyonlarca değerli eşyaları kaybetmediler, sahip çıktılar, gözleri gibi baktılar ve millete iade ettiler.

Esen kalınız. 



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Yazınız muhteşem ve tarihi nitelikte sayın hocam…
    İyi ki varsınız…
    Ellinize engin yüreğinize sağlık olsun…
    ***
    Dünya ve insanlık tarihine bakınca gördüğümüz bir gerçek var…
    İbretliktir..,
    Kandırılmaya en müsait toplumlar dindar ve inançlı toplumlardır…
    Yönetilmeye en müsait kitleler isr köleler ile cahillerdir…
    ***
    21 nci yüzyılda ülkemizde her iki toplumu da görmek, gerçekten utanç vericidir…
    70 küsur yıldır aynı konuyu anlatmak-ikna etmek için;
    konuşmak ve yazmak çok üzücüdür.
    ***
    Kendi adıma bu muhteşem yazı için teşekkür ediyorum hocam.,.
    Ömrünüz sağlıklı ve uzun olsun…
    Hoşça kalın…

  2. Serpil K. avatarı
    Serpil K.

    AKP, kendi çıkarı için bu cahil halka söylemediği yalan kalmadı. Amaçları, Atatük ve arkadaşlarını Türk tarihinden, yalan ve iftira ile silmek.
    Cumhurbaşkanı RTE, birinci düşman, soralım bu RTR eline hiç silah alıpta düşmana karşı savaştımı?
    23 senedir, Atatürk ve askerleri hakkında söylemedikleri yalan ve iftira kalmadı. Amaç Türk gençlerini Türklüğe düşman etmektir. Türklerin Atalarına düşmak etmektir. Çocuklara kendi çıkarları için Arap sevgisini, sahte müslümanlığı aşılamaktır. Türkiye’yi yok etmektir.

  3. Nazım Peker avatarı
    Nazım Peker

    Çok teşekkür ederim sizde öylesiniz, selamlar

  4. mahmut atalay konur avatarı
    mahmut atalay konur

    atatürk ve inönünün islam dini aleyhıne konuşmaları belli..kutsal emanetlerin hepsini camilere saklandı…ahır bar ahır depo vb yapılanların tamamı mı yalan..şayet iftira atan yalan söyleyen varsa yargıya gidilsin ve söyleyen ceza alsın.şimdiye kadar ceza alan da olmadı.ben makaleden tam tatmin olmadın.doğruyu yargı söylesin..yada belge gösterin

  5. Hürriyet Öztürk avatarı
    Hürriyet Öztürk

    “Din”, hangi din olursa olsun herkesin şahsi inancıdır. Toplumun inancı değildir. Beş , on müslüman veya başka bir dine inanan var diye, koca Türkiye’ de aynı dine inanmasına gerek yok.

    Borsada biri kendine , bir hisse senedi aşdıysa, herkesin aynı hisse senedini almasına da gerek yok.

    İnsan dediğin varlık, öküzede inanır!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar