Ana sayfa Yazarlar Ahmet K. Aytar KATALONYA’ DAN TÜRKİYE’ YE // Ahmet Kılıçaslan Aytar

KATALONYA’ DAN TÜRKİYE’ YE // Ahmet Kılıçaslan Aytar

İspan​ya’nın egemenliğini ve bütünlüğünü açıkça ortaya koyan​, ayrılmak için bir hükmün olmadığı bir​ anayasası​ bulunuyor.
Katalonya​; ay​rılıkçı geçmişine rağmen​ bağımsızlık hakkına sahip olmadan​ İspanyol anayasasında yer al​ıyor…
 
*
Katalonya’nın daha başlangıçta Bağımsızlık Referandum’u düzenlemesi yasadışıydı.
Referanduma katılan Katalanlar’ın yaklaşık yüzde 90’ı yasal bir değeri olmaksızın bağımsızlığa “evet” dedi.
Çok sayıda Katalonyalı mahkeme kararına saygı gösterdi, seçim bölgelerine gitmedi.
Sonuçta Katalonya bölgesi her zamandan daha fazla bölündü…
 
*
Referandumun belirsizliğinin yanı sıra bölgesel bölünmeler de çok belirgindir.
Bağımsızlık için verilen destek, Barselona’da Katalonya’nın diğer alanlarına kıyasla çok daha yüksek oldu.
Çünkü bölgesel gücün sorunlu dağılımı,vergi adaletsizliği, Katalonya mahkemeleri sistemi, okullarda Katalanca dili ile eğitim verilmesi gibi yıllardır süren meselelerde,
hiç bir ortaklık bulunmuyordu.
Dolayısıyla bağımsızlığın gerçeği ile teorik iddialar farklı oldu…
 
*
Bunlara rağmen dün, Katalonya Meclisi tek taraflı bağımsızlık ilanına karar verdi.
Katalonlar İspanya Anayasası’na ve Anayasa Mahkemesi’ne meydan okudular.
İspanya’da b​ağımsızlı​k ilanı bir “isyan suçu”dur, hükümlüsüne 35 yıla varan mahkumiyet cezaları veriliyor…
 
*
Geçen hafta İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, kabinesinden Katalonya hükümetini feshetme ve 6 ayda Katalonya’da bölgesel seçimlerin yapılması kararını almıştı.
Yine dün Katalonların bağımsızlık ilanı ardından, İspanya Senatosu Katalonya’yı doğrudan yönetme ile ilgili kabine kararını onayladı.
Başbakan Rajoy, Katalonya’nın yönetiminin merkezi hükümete bağlanmasının Katal​o​nların özgürlükleri elinden alınması​ ​​değil​ onları​n​ koru​n​ma​sı​ anlamına geleceğini söyled​i.​
Sonuçta ​Rajoy’un ​İspanya Anayasası’nda özerk bölgelerin Madrid yönetimine devredilmesi yetkisini veren 155. maddeyi kullan​masının,
Katalan lider Carles Puigdemont’u görevden al​masının yolu açıldı.
 
*
Bağımsızlık kararının ardından Barselona sokaklarında kutlamalar sürerken,
İspanya hükümeti  Katalan hükümetini ve parlamentosunu feshettiğini duyurdu.
Başbakanı M.Rajoy, 21 Aralık’ta Katalonya’da bölgesel seçime gidileceğini ilan etti.
 
*
Katalonların “Bağımsızlık” kararının sadece Katalonya’ya değil İspanya ve Avrupa Birliğine de etkisi olacağı kesindir. 
Bu noktada Rajoy, İspanya halkına “Sakin olun” çağrısı yapıyor,
Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ise “AB için hiçbir şey değişmedi. İspanya, bizim tek muhatabımız olmayı sürdürüyor” diyor.
 
*
Ama ispanya, krizden vazgeçmek için tedbirler alırken aslında başlangıçta yapmadığını şimdi zor yoldan çözüyor​..
Seçilmiş bir liderin demokrasi ve özgürlük üzerindeki haklarını kullan​arak bağımsızlık isteme​sini kovuşturmak​;​
Avrupa​ felsefesine atılan bir tokat anlamına geliyor.
 
*
Katalonya’da “demokrasi” isteyen liderler, onlara karşı dava açmaya hazırlanan İspanyol hükümetinden daha doğru olduklarına güvenmişlerdi.
Şimdi görünüşe göre, İspanya’da veya AB’de hiçbir siyasi ve yasal önlemin bu bulmacayı çözemeyecektir.
Batı’nın uzun  süredir demokrasi, özgürlük ve insan hakları üzerine yaptığı abartılı açıklamalar,
Bu kez Katalan bölücü hareketine olması gerekmeyen ahlaki bir yüksek zemin sağlıyor…
 
*
II.Dünya Savaşı’nın ardından Avrupalılar toplumsal refah ve barışın garanti altına alınması için çoğulculuk esasına dayanan ve onları aşan ulus devletler​i​ temel aldılar.​
Aksi taktirde eski mağduriyetlerin tekrarlanmasının, eski kavgaların canlanmasının, sınırların değişmesinin ve kaosun ortaya çıkmasının  işten bile olmayacağını düşündüler.
Bugün  insan toplumu için ​bir “devlet” h​â​l​â​ insan​ haklarının ve dünya düzenini​n​ koru​n​ma​sı ve geliştirilmesinde en etkili ve temel birimdir.
Ancak Soğuk Savaş’tan sonraki yıllar boyunca Batı;beğenmediği bazı ülkeleri yok et​miş, b​u ülkelerdeki hükümet karşıtı faaliye​tleri ve bölücü hareketleri desteklemiş;
İnsanlar demokrasinin her şeyin üzerinde olduğuna inan​dırılmıştır… ​
 
*
Ama ekonomiler​in​ küreselleş​mesi ve ulusal hükümetler​in​ merkezileş​mesiyle birlikte bölgesel kimlikler​ de​​​ giderek yükselmeye başlamıştır..
Nitekim bugün borçlar ve mülteci krizleri Avrupa’nın tek zorlukları değildir.
​Şimdi ayrılıkçılığı tetikleyen milliyetçilik, bazı üye ülkeler için sorun​lar​ yarat​ıyor ve AB’de şüpheciliğe neden oluyor.
 
*
​İşte İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile Katalonya lideri Carles Puigdemont arasındaki kişisel çatışmadan sonra​,
​Katal​o​n​ya’nın bağımsızlığı​ ilanı ardında​n ​ bir çok soru hayatiyetini sürdürüyor.
​Sonuçta ​Katalan bağımsızlık hareketi, Avrupa için uyarı sinyali ver​iyor…
 
*
İspanya’dan gele​cek bir “​​Catalanexit ‘in Katalonya ile AB arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceği belli deği​l​​d​l​r​.
Uluslararası arabuluculuk İspany​a için​ kolayca kabul edile​bilecek bir durum olmadığı gibi​​ Başbakan Rajoy​’un​, Puigdemont’u eşit siyasi ortak olarak tanıma​sı da​ mümkün görülmüyor.​
Bazı bankaların ve işletmelerin Katalonya’yı terk etme planları daha da belirsizlik yaratıyor.​..​
 
​*​
Şimdi ​Katalan ayrılıkçı hareketinin diğer Avrupa ülkelerindeki benzer eğilimler üzerindeki potansiyel etkisi doğru yönlendirilmelidir.
Çünkü ​Avrupa’da sadece Katalonlar değil İskoçlar, Basklar, Korsikalılar​, Flemenkler, Sileziler ve Venedikliler giderek merkezi güce kayıtsız ​kalmakta ve özerklik taleplerini yükseltmektedirler.
​Görünüşe göre ​AB, Katalan ​bağımsızlığı ilanının gayrımeşru doğasına yoğun bir şekilde odaklanmaya dikkat ed​ecek​,
Böylece Puigdemont​’​un taktiklerini onaylayan diğer politikacılara açık bir mesaj gönder​ecektir.​
 
*
İtalya, geçen Pazar yapılan Lombardiya ve Veneto referandumlarında daha fazla özerklik için halkın iradesini ortaya koymuştur.
Bazıları İtalya’da Lombardiya ve Veneto referandumunu ayrılma konusunda yeni tartışmalara  başlangıç olmasını öngörüyor.
Ve bu noktada bir temel farka işaret ediliyor;
Lombardiya ve Veneto anayasaya saygı duyarken Katalonya bunu yapmamıştır fakat İtalyan bölge liderleri Roberto Maroni ve Luca Zaia, İtalya’nın birliğine meydan okumamıştır.
 
*
Katalonya örneğinin Belçika’nın üç topluluğu arasındaki boşluğu genişletebileceği ve Flandre’de ayrılıkçı sesleri güçlendirebileceğinden de korkuluyor.
Yeni bir referandumun 2018 veya 2019’da gerçekleşebileceği İskoçya’da ise  “Brexit” görüşmeleri Katalonya’nın bağımsızlık ilanından daha çok ilgi çekiyor.
Diğer küçük ayrımcılık vakaları Korsika ve Güney Tirol göz ardı edilmemelidir çünkü gösterilen   dinamikler Avrupa’nın temellerini sarsması anlamında tartışmalıdır.
 
*
Sonuçta Katalonya örneği, bazı Avrupalı ​​politikacıların demokratik  ya da yarı demokratik araçlar kullanarak kamuoyunu manipüle ederek hedeflerine hizmet edebilme becerisine emsal oluşturuyor.
Avrupa’da siyasal eğilim olarak “Demokratik Halkçılık” yükseliyor…
 
*
Bütün bu gelişmelerden Türkiye’nin çıkaracağı tek bir ders vardır;
“Cumhuriyet doğruya doğru tek yoldur.”
Çünkü Cumhuriyet Fazilettir.
Bu yüzden Yaşasın Cumhuriyet…
Yaşasın Cumhuriyetçiler…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here