Ana sayfa Yazarlar Ömer Sağlam İYİ Parti iyi saatlerde olsun; iyilikler getirsin…

İYİ Parti iyi saatlerde olsun; iyilikler getirsin…

Uzun zamandır heyecanla beklenen yeni parti nihayet adıyla, sanıyla, logosuyla ve kurucular kuruluyla hayatiyet kazanmış bulunuyor. İYİ Parti’ye iyi saatler diliyoruz. Umarız ülkemiz için hayırlı hizmetlerin altına imza atma şansı bulur. İYİ Parti’ye yürüyeceği yolda başarılar temenni ediyoruz.

Madem uzun zamandır bekleniyordu ve uzun yoldan gelmiştir, kendisine bir hoş geldin yazısı yazmak boynumuzun borcudur. Belki aranızda okuyanlarınız olmuştur. 01.10.2017 tarihli ve “Sayın Meral Akşener’e açık mektup” başlıklı yazımda şöyle demiştim:

“Sayın Akşener;

İtiraf etmek gerekirse; başlatmış olduğunuz hareket, siyasi yelpazenin sağından soluna çok geniş toplum kesimlerinin umut bağladığı bir harekettir. Beklenti gerçekten de büyüktür. Çeşitli engellemelerle karşılaşmanız da zaten bu sebepledir. Bu sebeple milyonlarca insanın diğer partileri bırakarak, size destek vereceğini açıklaması ve yapılan anketlere göre güçlü bir şekilde meclise gireceğinizin ortaya çıkmış olması, tarafınızca iyi okunmalı ve bu insanlar hüsrana uğratılmamalıdır.

Kuracağınız parti, mutlaka Türk Milliyetçiliği’ni esas alan bir parti olmalıdır. Bölgemizdeki oynanan oyunlar, yeni yapılanmalar, Türk Milleti’nin birlik ve beraberlik içinde olmasını zorunlu kılmaktadır ve bunu sağlayacak tek itici güç de kesinlikle Türk Milliyetçiliği’dir. Üç beş milyon ayrılıkçı Kürdün, birkaç yüz bin İslamcının ve bunların etkisindeki satılmış medyanın yaygarasına bakıp da sakın Türk Milliyetçiliği’ni örselemeye kalkışmayın; görmezden gelmeyin. Milli Mücadele’yi kazanan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran güç de Türk Milliyetçiliği’dir, bunu sakın unutmayın.

Gelin görün ki; geçenlerde açıkladığınız isimler, bu konuda bize hiç umut vermemiştir. Umarım partiye gerçek kimliğini verecek olan isimler geridedir ve 25 Ekim’de onlarla da müşerref oluruz milletçe. Sayın Özdağ’ın ‘Milli Merkez’ ve ‘Birinci Meclis’ vurgusunu önemsiyor ve çalışmaların bu mecrada yürütülmesini, partinin bu temele oturtulmasını arzu ediyoruz…”(1)

Peki dün akşamdan itibaren adıyla, amblemiyle ve 200 kişilik kurucular kurulu listesiyle müşerref olduğumuz parti, bizim gibi kendisine büyük umutlar bağlayan ve ülkenin geleceğinden kaygı duyan bizim gibi adamların beklentilerine ne kadar cevap veriyor? İsterseniz isminden başlayarak bir miktar fikir eksersizi yapalım yeni parti hakkında.

İYİ Parti Kayı Boyu’nun Partisi midir?

Nihayet yeni partinin ismini de öğrendik; İYİ Parti. İYİ’nin herhangi bir açılımı var mı bilmiyorum; ancak İYİ harflerinin, Osmanlıların mensubu bulundukları Kayı Boyu’nun IYI şeklindeki damgasından esinlenilerek oluşturulduğu anlaşılıyor. Nitekim partinin kuruluşunun ilan edildiği salonda üzerinde bu damga yer alan bazı flamaların bulunduğu göze çarpıyordu. Buradan hareketle; yeni partinin, Osmanlıcılık politikası güdeceği ve bu konuda AKP ile rekabete gireceği gündeme gelir mi bilmem. İYİ Parti isminin, basit olsun ve insanların aklında kolay kalsın diye düşünüldüğü besbelli. Bu konuda “Ak Parti” ve “Has Parti” gibi isimlendirmelerden etkilenildiği de ortadadır.

Çünkü, birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’de kurulan bütün partiler “…Partisi” olarak isimlendirildiği halde, AKP, son birkaç yıldır “Ak Parti” ismini kullanmaktadır. Ayrıca yakın geçmişte Numan Kurtulmuş liderliğinde kurulan partinin adı da “Has Parti” idi. Bu konuda, Mukadder Başeğmez, Ersönmez Yarbay ve Kazım Ataoğlu gibi Has Parti ve Ak Parti’den gelen isimlerin etkileri var mı bilinmez ama “İYİ Parti” isimlendirmesi, sanki bir miktar “Ak Parti” ve “Has Parti” şeklindeki isimlendirmeleri çağrıştırmaktadır.

Dedik ki; partinin adındaki “İYİ” kelimesi ile Kayı Boyu’nun damgası arasında benzerlik hatta doğrudan esinlenme var. “İyi Parti” yerine “İYİ Parti” şeklindeki yazılış da bunu göstermektedir. Umarız bu benzerlik, partinin Osmanlıcılık ya da Osmanlılık fikrinde olduğu anlamına gelmez ki; bu ülkede yaşayan Türkler sadece Kayı boyuna mensup değildir. Oğuzların birçok boyuna mensup Türk yaşamaktadır bu ülkede. Bayındır, Bayat, Yazır, Dodurga, Beydili, Karkın, Çavuldur, Çepni, Salur, Üregir, Yiğdir(İğdir), Büğdüz, Kınık ve Avşar gibi, Anadolu coğrafyasında irili ufaklı birçok yerleşim yerine adını vermiş Oğuz Boyları yaşarlar.

Hatta, Dede Korkut Destanı’na göre en kıdemli ve en itibarlı Oğuz Boyu, Kayılar değil, Bayındır Boyu’dur. Bugün başta Çankırı, Afyon, Kütahya ve Manisa gibi yerlerde bir gelenek halinde yaşatılan Yâren kültüründe, Yaren ekipleri 24 kişiden ibarettir ve her ekip üyesi ayrı bir Oğuz Boyu’nu temsil eder. Ekibin en kıdemli üyesi olan Büyük Başağa ise Bayındır Boyu’nu temsil eder.

Bazı kaynaklarda şu bilgiler verilir Bayındır Boyu hakkında: “Bayındır, Oğuzların 24 boyundan biridir. Üçokların Gök Han Oğulları koluna bağlı¬dır. Geleneğe göre Oğuz Han’ın Bayındır adındaki torunu bu boyun büyük atasıdır. Bayındırlar, Oğuzların eski tarihlerinde önemli rol oynadılar. Dede Korkut Kitabı’nda Oğuzları oluşturan iki ana kol olan Üçoklar ve Bozokların hanlar hanı sanıyla anılan Kamgan oğlu Bayındır Han’dan söz edilir. Oğuz hanları ondan izinsiz sefere çıka¬maz, uygun görmediği işlere kalkışamazlardı. Bayındır Han, şölenlere başkanlık eder, anlaşmazlıkları çözerdi. Oğuzların ordu örgütlenmesinde Bayındır boyu, sol kolu oluşturan Üçokların başında bulunurdu.”(2)

Bu sebeple, İYİ Parti’nin, sadece Kayı Boyu’nu çağrıştıracak şekilde eylem ve söylemlerde bulunması, etkinliklerde sadece Kayı Boyu’nun damgası olan IYI yazılı flamaların kullanılmasını isabetli bulmuyoruz. Kullanılacaksa bütün boyların damgalarını taşıyan flamalar kullanılmalıdır. Ya da bu flamaların birleşmiş hali olan Ay Yıldızlı Al Bayrak

Partinin Logosu

Partinin logosu 8 ışınlı güneş. Basit ve çarpıcı. Ancak sanki bu konuda da Ak Parti ve Has Parti’den esinlenme var gibi. Her üç partinin logosunun ortak özelliği ışık kaynağı olmaları. Hatta Has Parti’nin logosu ışınlar yayan güneş idi. Tek farkı, Has Parti’nin güneşi yeni doğan 15 ışınlı yarım güneş iken, İYİ Parti’nin güneşi, zeval vaktini gösteren 8 ışınlı güneştir. Hatta, “Türk Parti-Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Hareketi” diye bir siyasal parti daha var ve onun logosu da yine yarım güneş veya ampul. O ışık kaynağından da toplam 8 ışık hüzmesi veya ok çıkmaktadır.

Partinin logosunun kaynağını, Selçuklu Yıldızı’ndan tutun da, Cennetin 8 kapısına varıncaya kadar pek çok yere dayandıranlar var medyada. Muarızlar ve muhalifler ise işi Vatikan’daki saat meydanına kadar götürmüşler! Arkadaşlardan birisi olaya mühendislik ve muziplik açısından yaklaşarak; CHP’nin 6 oku, AKP’nin 7 ışığı, MHP’nin 9 ışığı var. Üçünün ortalaması 7.5 eder; İYİ Parti de 7.5’tan 8 yapmış diyor yapmış olduğu yorumda.

Program ve Tüzük

Açık söylemek gerekirse; program ve tüzüğü tam olarak okumadım; esasen okumaya da gerek yok. Çünkü hiçbir parti lideri tüzüğe uymaz. Zaten İYİ Parti’nin ortaya çıkışı da MHP’nin tüzüğüne uyulmamasından dolayı değil midir? AKP’nin tüzüğünde belediye başkanlarının parti genel başkanı tarafından istifaya zorlanacağı mı yer alıyor sanki? Dolayısıyla ben; partilerin tüzük ve programlarına sadece yasanın amir hükmünün yerine getirilmesi olarak bakıyorum. Ancak şöyle bir baktım İYİ Parti’nin hem tüzüğünde, hem programında Parlamenter Sisteme vurgu yapılmaktadır. Yani İYİ Parti, Başkanlık sistemini değil, parlamenter demokrasiyi savunmaktadır. Bu iyi bir şeydir ve seçmenler için çekim sebebi olabilir.

Kurucular Kurulu

Öncelikle söylemek isterim ki; 200 kişilik Kurucular Kurulu listesi beni heyecanlandırmamıştır. Beklentilerimin çok uzağında bir liste oluşturulmuş bulunuyor. Ben, Sayın Akşener’in Bolu, Nevşehir, Kayseri ve Eskişehir mitinglerini yerinde izledim. İtiraf etmeliyim ki; o miting meydan ve salonlarındaki heyecan, coşku ve kalite, Kurucular Kurulu listesine yansımamıştır! Anlaşılan diğer etkili kişilerle yapılan pazarlık ve bizim bilmediğimiz sebeplerle, meydanlardaki o kalite, o coşku ve heyecan oldukça aşağı çekilmiş. Sayın Akşener, tek başına hareket etseydi ve o heyecanı listelere yansıtabilseydi sanırım çok daha başarılı olurdu.

Belirtelim ki; Akşener’in mitinglerine heyecan getirenler Ülkücüler ve Türk Milliyetçileri idi. Meral hanım, arkasına aldığı rüzgârı DYP, ANAP ve MİLLİ GÖRÜŞ’ün eskileriyle almadı. Yanında bulunanlar hep Ülkücüler ve Türk milliyetçileriydi. Çubuk ovasında demokrasi adına demir parmaklıklara sarıldığında yanında Ayfer Yılmaz, Ahad Andican, Suat Çağlayan, Mukadder Başeğmez, Kazım Ataoğlu, Ersönmez Yarbay ve Cevher Cevheri yoktu. Ancak bugün görüyoruz ki; yanında oturanlar hep onlar! Bunu küçük de olsa bir kadirbilmezlik olarak kaydediyoruz.

Bazı sosyal medya dostlarımız diyor ki; isimler önemli değil, önemli olan tüzük ve programdır, önemli olan harekettir. Oysa bu, bizim gibi ülkeler için kesinlikle yanlıştır. Zira Türk seçmeni, tüzüğe, programa ve ideolojiye bakarak değil, kişilere bakarak oy verir. Bizim siyaset anlayışımız lider odaklıdır. Esasen, bu oluşumun MHP’den kopma sebebi de isimler değil midir? İsimlerin ne kadar önemli olduğunu, AKP’nin 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde yaşadığı durum çok güzel göstermiştir bize.

Bazı arkadaşlar diyor ki; kervan yolda düzülür. Oysa hayır. Millet olarak bizi tökezleten ve başarısız kılan da hep bu “Kervan yolda düzülür” düşüncesi olmuştur. Plansız, programsız, hazırlıksız yola çıkmalardır bizi hedefe ulaşamadan yarı yolda bırakan.

İsmi bizde mahfuz emekli bir bürokrat şöyle bir yorum yapmış sosyal medyada: “Lideri parlatacak olan çevresidir. Ben İYİ Parti’nin Kurucular Kurulu’nu Akşener’i parlatacak çevre olmanın ötesinde Akşener’e aya bağı olacak bir çevre olacağı kanaatini taşıyorum.”

Bu emekli bürokrat haksız sayılmaz. Kurucular Kurulu’nda bulunan bazı isimler şimdiden tartışılmaya başlandı bile.

Artık olan olmuştur ve Kurucular Kurulu listesi belli olmuştur. Bundan sonrası çok daha önemlidir. Halkla karşı karşıya gelecek İİ ve İlçe başkanlarının ve partinin taşra teşkilatının oluşturulmasında çok daha titiz olunmalıdır. En önemlisi de yerel ve genel seçimlerde aday gösterilecek kişilerin tercihinde titiz olunmalı, kurucular kurulundaki kişilerin tamamını milletvekili seçtirmek gibi bir yanlışa düşülmemelidir.

Ben, Sayın Meral Akşener’in, kıdemli gazeteci Rahmi Turan’ın geçenlerde Sözcü’de yazmış olduğu “Meral Akşener’e ağabey tavsiyeleri” başlıklı yazısını(3) yeni baştan dikkatli bir şekilde okumasını ve partinin yönetiminde kendisine ilke edinmesini tavsiye ediyor ve İYİ Parti’ye başarılar diliyorum.
Siyasi hayatımıza hoş geldin İYİ Parti…
______________
1- https://www.turkishnews.com/tr/content/2017/10/01/sayin-meral-aksenere-acik-mektup/
2- http://www.eokul-meb.com/oguzlarin-bayindir-boyu-40786/
3- http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/rahmi-turan/meral-aksenere-agabey-tavsiyeleri-2058610/

Not: İYİ Parti Kayseri Milletvekili ve tarihçi Yusuf Halaçoğlu, twitter hesabından üzerinde güneş ve ortasında çift başlı kartal remzi (IYI damgası da olabilir) bulunan bir taş parçası paylaşarak, logonun Türklerden kalan bu taştaki güneşten esinlenilerek hazırlandığını söylemiş. Ancak Halaçoğlu, taşın hangi döneme ait olduğunu söylememekle birlikte, güneşin ortasında bulunan işaretin (ki; biz çift başlı kartal olarak yorumladık), bu taşın Selçuklular dönemine ait olduğunu haber vermektedir bize. Bu durumda İYİ Parti için, ismi Osmanlı, logosu Selçuklu imgeleri taşıyan ve böylece İYİ Parti’nin Anadolu’yu Türkleştiren Oğuz Boylarını temsil ettiğini söyleyebiliriz sanırım.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here