Ana sayfa Yazarlar Tünay Süer Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı.

Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı.

Trump İran için “Teröre destek veren ülke demiş”.

Söyleyene bakınız.

Gülmek geldi içimden.

Sevsinler seni ey Trump…

Yahu daha birkaç ay önce PYD ve YPG ye 3 bin  TIR ,  ABD ordusunun kullandığı yüksek hareket kabiliyetli zırhlı Hummer’lar, 4×4 jipler ve vinçler, ağır silahlar göndermedi mi?

Obama PKK uzantısı PYD, YPG için onlar bizim müttefikimiz ve kara gücümüzdür dememişmiydi?

Terörü besleyen hatta çeşitli isimlerle var eden de ABD değil midir?

İsrail, İngiltere gibi yandaşlarıyla birlikte tabi…

Vize krizi çıkartan ABD Ankara Büyükelçisi John Bass “Türkiye’de 9 aydır bombalar patlamıyor” demekle ne demek istemişti acaba?

Ben şöyle anlıyorum.

Biz istediğimiz zaman ülkenizde bomba patlatabiliriz…

Önceki yazımda yazdığım gibi ABD terör ve teröristi yaratan ve onlardan beslenen bir ülkedir.

Durum böyle olunca, ona buna pislik atmanın da anlamı kalmıyor.

***

ODATV’nin haberine göre Almanya Türkiye’nin NATO üyeliğini mercek altına almaya çalışıyormuş.

Erdoğan’ın açtığı gerginliklerden zaten AB üyeliğini askıya almışlar(!) da, falan filan…

Ezeli düşman olan ve sahte dostluk gösteren sözde müttefiklerimiz (Haçlılar)İstiklal Savaşımızdaki Türk tokadını ve de yenilgilerini asla unutamamışlar her zaman fırsat kollamışlardır.

Bununla birlikte Mustafa Kemal’in askerlerinden hep çekinmiş ve korkmuşlardır.

İç siyasetimize el atıp yönlendirmeye, TSK’ ni çökertmeye ve de ülkemizi parçalamaya kalkmışlardır.

Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetini bir türlü içlerine sindirememişlerdir.

AB ye katılmamızı asla istememişlerdir.

Yıllardır bizi oyalayan, bir sürü şartlar öne süren haçlılar, kendilerini bulunmayan Hint kumaşı sanmaktadırlar.

***

Bu cihana bir Mustafa Kemal daha gelir mi bilemem ama ona olan saygımızın, sevgimizin, özlemimizin asla tükenmeyeceğini bilmekteyim.

Bir İngiliz gazeteci Atatürk ile röportajı sırasında;

Efendim Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyormusunuz diye sorduğunda Ulu önderimiz şöyle yanıtlıyor:

Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı.

Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz.

“Ata’mın bu sözlerinden ders çıkartmalıydık.”

Şimdi bazı kişiler şöyle diyebilirler;

Yahu Birleşmiş Milletler 24 Ekim 1945 te kuruldu.

Yani Atatürk’ün ölümünden 7 sene sonra Birleşmiş Milletler kuruldu, kelalâka…

Haklı olabilirler.

Aslında röportaj anlatılırken Milletler Cemiyeti diye geçmeliydi.

  1. Dünya Savaşı sonrasında 25 Ocak 1919 da Paris’te yapılan barış konferansında uluslararası barışı, güvenliği sağlayacak ve devam ettirecek bir milletler cemiyetinin kurulmasına karar veriliyor.

Konu ile ilgili kurulan komisyonun hazırladığı sözleşme 28 Nisan 1919’da konferans genel kurulunda kabul ediliyor ve böylece Milletler Cemiyeti kurulmuş oluyor.

Uluslar arasında işbirliği geliştirmek ve uluslararası barışı ve güvenliği sağlamak için, savaşa başvurmamak konusunda birtakım yükümlülükler kabul etmek, gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası ilişkiler sürdürmek; Hükümetlerce, bundan böyle eylemsel davranış kuralı kabul edilen uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uymak; Örgütlenmiş halkların karşılıklı ilişkilerinde adaleti korumak ve antlaşmalardan doğan bütün yükümlülüklere titizlikle saygı göstermek… 

Bu amaçlarla kurulan cemiyet, Galip Devletler örgütüne dönüşünce birçok devlet oluşuma katılmıyor. Üye sayısı sınırlı kalınca yeni savaşlarında önüne geçilemiyor.

Habeşistan olayı, 1937 Japon taarruzu 1 Eylül 1939 tarihinde Alman ordularının Polonya’ya taarruzu ile başlayan II. Dünya Savaşı, Milletler Cemiyeti’nin düzeni korumada ne kadar yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor.

Böylece 2.Dünya Savaşının sonunda kendisini fes etmek durumunda kalıyor.

Ve bildiğiniz gibi Milletler Cemiyetinin feshinden tam 26 yıl sonra 24 Ekim 1945 te Birleşmiş Milletler kuruluyor.

***

1932 yılında yapılan röportajdaki gibi olamadık ne yazık ki…

AKP iktidarı hep yanıldı…

Tayyip Erdoğan başbakanlığı sırasında AB ile müzakere tarihi alıp Bürükselden döndüğünde Ankara Kızılay’da bayram havası yaratılmıştı.(2004)

Meydandaki konuşmasında “Hamdolsun aldık” demişti.

Sanki Avrupa’yı fethetmiştik.

Ne oldu?

Sonuç, hüsran…

Yıl 2017.

Aradan koskoca 13 yıl geçti, nereye vardık söylermisiniz?

Şimdi NATO üyeliğimizi mercek altına almışlar.

Önemli olan onların merceği değil, bizim kendi merceğimiz olmalıydı.

Bu güne dek NATO’nun ne hayrını gördük onu düşünmeliydik…

Atatürk’ün yolundan ayrılmak bize nelere mal oldu bunu iktidar görmelidir artık.

İç siyasete gelince,

Sadece Erdoğan aldatılmadı, bizde onun sayesinde kandırılmış olduk…

Tünay Süer

15 Ekim 2017

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here